çeşitlilik ile cümle

çeşitlilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Modernizm, çeşitlilik gösteren bir akımdı.The performances became based on a balanced type of Modernism.
Bu çeşitlilik yöredeki çeşitli etnik yapıların çok olmasından kaynaklanmaktadır.It is constructed in a variety of ways by different ethnic groups.
Kuşların sağlıklı alt-nüfusları, genellikle, artan bir biyolojik çeşitlilik.Healthy sub-populations of birds, increasing biodiversity generally.
MAO-A geni olarak bilinir. ve bu gen toplumda (normal populasyonda) çeşitlilik gösterir.And there is a variant of this gene that is in the normal population.
Dünya üzerinde o kadar çok çeşitlilik varki.There is so much diversity around the globe.
Okullar arasında ve okul içinde çeşitlilik nasıl?How much variation is there within a school or between schools?
Cevap ise bu çeşitlilikler gerçekten inanılmaz.And the answer is that these variations are absolutely unbelievable.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.Because seeds, in all their diverse glory, are plants' futures.
Yaş ve temizlik konusunda çokça çeşitlilik gösteren bol miktarda erkek ve birkaç kadın vardı.This was a bunch of guys and a few ladies, widely varying in both age and hygienic upkeep.
Buradaki davranışta çok fazla çeşitlilik görebilirsiniz.You can see a lot of diversity in the behavior here.
Orada gerçekten inanılmaz bir çeşitlilik var.There's a just unbelievable diversity.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.I'll give you one last illustration of variability, and that is -- oh, I'm sorry.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.Seamounts are important for biodiversity.
1000'den fazla çeşit -- muazzam bir çeşitlilik.More than 1,000 species -- an enormous variety.
Muazzam çeşitlilik sağlayabilirsiniz.You can vary enormously.
Bu prensip uyarınca sadece üç şeye ihtiyaç vardır -- çeşitlilik, seçim ve kalıtsallık.The principle is you just need those three things -- variation, selection and heredity.
Bu bilgiler de çeşitlilik ve seçim ile kopyalanıyorlar, ve tasarım süreci devam ediyor.This is information copied with variation and selection. This is design process going on.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.These plants occur in great diversity, over 28,000 species around the world.
Çeşitlilik sadece:Variation just means:
Okulunuzdaki çocuklara bakarsanız çesitlilik görürsünüz.If you look at the kids in your school, you'll see variations.
Bazı tür çeşitlilik hiç de önemli olmayabilir, ama bazı faklılıklar çok önemlidir.Some variation might not matter at all, but some variations matter a lot.
Herhangi bir hayvan popülasyonunda görülebilir bir çeşitlilik bu.You just have this natural variation like you would see in any population of animals.
Renklerde bazı çeşitlilik görürsünüz.You'll see some variation in colours .
Onlar muhtemelen binlerce yıldır mutlulardı bu çeşitlilikle.Now they were all happy, probably for thousands of years, just this natural variation.
Kaynak kullanımı, sayıları biyolojik çeşitlilik kaybı, benzer şekilde çalışıyor.Running the numbers on biodiversity loss, similarly so, resource use.
Aslında bu küçük oranda bir çeşitlilik biz memeliler bunlardan biriyiz.This is just a tiny range actually: It's us mammals; we're one of these.
Sonuç olarak çeşitlilik nasıl oluşur?So how does variation happen?
Yani aslında ortada bir çiftin bile üretebileceği çok büyük bir çeşitlilik var.So there's a huge amount of variation that even one couple can produce.
Şimdi sadece çeşitlilik olsun diye farklı bir renkte yapayım.Let me do it in a different color, just for a variety.
Çeşitlilikle mi ölçeceksiniz?You want to measure it by diversity?
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı.It was based on this diversity.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.So we have very diverse contributors in terms of political, religious, cultural backgrounds.
Bir kaç tanesini olduğu gibi bırakın ki çeşitlilik olsun ve bukadarApply similar random patterns to the remaning nails to create a set
Eğer 1990'ların başına bakarsak tekrar pek çok çeşitlilik görüyoruz.If we look in the beginning of the 1990s, we see, again, a lot of variation.
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.Through this very simple process, we can create an astounding variety of forms.
Tek bir örümceğin yapabileceği liflerde az çok bir çeşitlilik var.There's quite a bit of variation within the fibers that an individual spider can make.
Nüfus yoğunlukları ve kişi başına tüketimlerde büyük çeşitlilik görebilirsiniz.You can see the great diversity of population densities and of per capita consumptions.
Böyle bir sıralanımda entropi düşüktür. Çünkü hiç çeşitlilik yoktur.This kind of a sequence is said to have a very low entropy because there's no variation at all.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.This gives us genetic diversity, or at least it gives the plants genetic diversity.
Ofislerimizi mimari biyo-çeşitlilik arşivi gibi kullanıyoruz.We keep our office almost like an archive of architectural biodiversity.
Öyleyse nüfusta çeşitlilikler oluşacak. Belki bazıları, böyle görünecek.So then the population, you're going to have variations within that.
İnanılmaz bir anatomik çeşitlilik söz konusu.There's an enormous amount of anatomical variation.
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.I wanted it to be about abundance, about diversity and about resilience.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.And inside these wells, then microbial communities begin to form.
Dünyayı ve insanları çeşitlilikten yoksun bırakmayacağız.We will set the Earth in her diversity and people with their diversities free.
Tam bir çeşitlilik ve belirsizlik. Ve bu önemli, değil mi?Total variety and uncertainty.
Çünkü çok fazla çeşitlilik var öğretmenlik mesleğinde.It's because there's so much variation in the teaching profession.
Burası artık en fakir bölge değil, ve biyo-çeşitlilikte inanılmaz gelişme var.It's no longer the poorest district, and there is a huge development of biodiversity.
Neyle çalıştığınızı bilmek zorundasınız, ama işte bu çeşitlilik bunu başarmanızı sağlar.You do need to know what you are working with, but it's that diversity which makes it work.
Belki de popülasyon içinde çeşitlilik var.Maybe there's variation in the population.
Emin olabileceğimiz tek şey çeşitlilik farklı olacaktır.All we can be sure of is the variability will be different.
Şimdi, burada büyük bir çeşitlilik var: burası hızlı evrimleşmenin olduğu yer.Now, over here there's great diversity: that's where things are evolving fast.
Aşağıda ise yavaş evrimi görebilirsiniz: daha az çeşitlilik.Down here you can see slower evolution: less diversity.
Gördüğünüz gibi ipekle... ...yapabildiğiniz maddenin... ...formatında çeşitlilik var.So there's versatility, as you see, in the material formats, that you can do with silk.
Bir diğer konu, genetik çeşitlilik. .And this is another thing that speaks to just genetic variation.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Variety may be the spice of life, but brevity is its bread and butter.
Batı Virginia'daki mağarasında kış uykusuna yatmış bir ayıya kadar çeşitlilik gösteriyor.And oddly, the most notable
Birincisi insan yetileri inanılmaz derecede çeşitlilik gösterir.One is that human talent is tremendously diverse.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.But they had great diversity, and, inside, great complexity.
Ormanlar yok oldu, çeşitlilik normalin bin katı hızla tükeniyorAncient forests disappear, species go extinct at a 1000 times normal rates.

İlgili Sayfalar