çeşitlilik ile cümle
çeşitlilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.이런 간단한 과정을 통해 우리는 아주 놀랄만큼 다양한 모양을 만들어 낼 수 있습니다.
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.Met deze eenvoudige methode... kun je een ongelooflijke variatie aan vormen creëren.
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.Mit dieser sehr simplen Methode können wir eine erstaunliche Formenvielfalt erzeugen.
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.Prin acest proces foarte simplu, putem crea o gamă uluitoare de forme.
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.Ta prosta metoda pozwala na stworzenie zdumiewającej różnorodności form.
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.Tímto velmi jednoduchým postupem se dají vytvářet úžasně proměnlivé tvary.
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.Μέσα από αυτή την απλούστατη διαδικασία, μπορούμε να δημιουργήσουμε μια εκπληκτική ποικιλία μορφών.
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.Благодаря этому простому принципу мы можем создать невероятно разнообразные формы.
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.Въпреки, че това е много прост процес, можем да създадем невероятно разнообразие от форми.
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.За допомогою цього простого процесу ми можемо створити вражаючу кількість форм.
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.באמצעות תהליך פשוט זה, ניתן ליצור מגוון מדהים של צורות.
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.من خلال هذه العملية البسيطة جداً، يمكننا إنشاء مجموعة من النماذج.
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.驚くほど多様な形を 創る事ができます 同じ過程を使って この形から
Bu da hızla değişir, yüksek çeşitlilik, düzensiz, belirsiz, tahmin edilemez. ve insanlar için sorun değil.그런데 이것이 아주 다양하고 혼란스럽고 애매모호하고 예측불가능하도록 급격히 변하고 있습니다. 그렇지만 사람들은 아랑곳하지 않습니다.
Bu da hızla değişir, yüksek çeşitlilik, düzensiz, belirsiz, tahmin edilemez. ve insanlar için sorun değil.Por tanto, cambia rápidamente, es muy diverso, caótico, ambiguo, impredecible. Y la gente así lo acepta.
Bu da hızla değişir, yüksek çeşitlilik, düzensiz, belirsiz, tahmin edilemez. ve insanlar için sorun değil.Мир быстро меняется, крайне разнообразен, хаотичен, двусмыслен, непредсказуем. И люди с этим уживаются.
Bu da hızla değişir, yüksek çeşitlilik, düzensiz, belirsiz, tahmin edilemez. ve insanlar için sorun değil.ולכן, היא משתנה במהירות, מגוונת ביותר, כאוטית, דו משמעית, בלתי צפויה. ולאנשים אין בעיה עם זה.
Bu da hızla değişir, yüksek çeşitlilik, düzensiz, belirsiz, tahmin edilemez. ve insanlar için sorun değil.وبالتالي فهي سريعة التغيير، متنوعة للغاية فوضوية، غامضة، غير متوقعة والناس مرتاحة مع هذا الوضع
Bu da hızla değişir, yüksek çeşitlilik, düzensiz, belirsiz, tahmin edilemez. ve insanlar için sorun değil.混沌で、曖昧で、予測できない 彼らはそれで平気なんです そこにグローバル化が起きている
Bu kesimler geniş çeşitlilikte sağlık sorunları ile sosyal sorunlara sahip olup ulaşılması güçtür.Een aantal van hen kan een substitutiebehandeling volgen.
Bu kesimler geniş çeşitlilikte sağlık sorunları ile sosyal sorunlara sahip olup ulaşılması güçtür.Nationella undersökningar av kokainmissbrukare i behandling visar att denna grupp ofta är den största.
Bu kesimler geniş çeşitlilikte sağlık sorunları ile sosyal sorunlara sahip olup ulaşılması güçtür.Te populacije izkazujejo vrsto različnih zdravstvenih in socialnih težav, poleg tega jih je težko doseči.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.A v týchto studniach sa tvoria spoločenstvá mikróbov.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.Di dalam sumur-sumur ini, komunitas mikroba mulai terbentuk.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.E dentro questi pozzi iniziano a formarsi queste comunità microbiche.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.És ezekben a kutakban mikrobák közössége kezd kialakulni.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.Et à l'intérieur de ces puits, des communautés microbiennes commencent à se former ensuite.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.그리고 이 샘 안에서 미생물 집단이 형성되기 시작합니다.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.Lähteiden sisäpuolelle muodostuu mikrobiyhteisöjä.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.Och inuti dessa källor, växer mikrobiella samhällen fram.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.Og i disse brønde begynder mikrobiologiske samfund at dannes.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.Şi înăuntrul acestor fîntîni, încep să se formeze comunităţi microbiale.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.Trong những giếng nước này, các cộng đồng vi sinh bắt đầu hình thành.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.Und mitten in diesen Quellen drin, fangen Mikrobenverbände an sich zu bilden.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.V nich se formují mikrobiologické komunity.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.W strumykach tworzą się mikrobowe społeczności.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.Y dentro de esos pozos comienzan a formarse comunidades microbianas.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.А вътре в тези кладенци започват да се формират микробни общности.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.И внутри этих колодцев начинают формироваться колонии микроорганизмов.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.ובתוך הבארות האלו, מתחילות להיווצר קהילות מיקרוביות קטנות.
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.و داخل هذه الآبار تبدأ وحدات جرثومية بالتشكل
Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.スポンジ状の土は 浸食に抵抗するだけでなく
Bunlar küçük kuyulardır. Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.Dit zijn kleine bronnen, waarin microben zich groeperen.
Bunlar küçük kuyulardır. Bu kuyuların içinde de mikrobiyal çeşitlilik oluşur.Αυτά είναι μικρά πηγάδια και μέσα σε αυτά τα πηγάδια, δημιουργούνται κοινότητες μικροβίων.
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.A 2004-ben bejelentett körülbelül 380 000 gyógykezelési igény közül a kannabiszt az esetek kb.
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.Cu toate acestea, varia†iile geografice ale tendin†elor sunt pronun†ate.
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.De geografiska skillnaderna är dock stora.
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.Eri maiden välillä on kuitenkin suuria eroja.
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.Er zijn echter opmerkelijke geografische verschillen te zien in de trends.
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.Geografické odchýlky v trendoch sú však značné.
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.Tuttavia, le variazioni di tipo geografico rilevate nei dati di tendenza sono spiccate.
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.V těchto trendech však existují značné geografické odchylky.
Bununla beraber, eğilimlerde coğrafi çeşitlilikler belirgindir.Ωστόσο, οι γεωγραφικές διαφοροpiοιήσεις είναι έντονες.
Bununla beraber, tarım hala biyolojik çeşitlilik üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır.Cu toate aceste a, agricultura exercit înc o presiune considerabil asupra biodiversit =ii.
Bununla beraber, tarım hala biyolojik çeşitlilik üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır.Desalniettemin staat de biodiversiteit nog altijd sterk onder druk als gevolg van landbouwactiviteiten.
Bununla beraber, tarım hala biyolojik çeşitlilik üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır.J ed n a k G e rolnictwo nadal wywiera znaczcy wpływ na r ó G n or od n o ; ć biologiczn.
Bununla beraber, tarım hala biyolojik çeşitlilik üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır.Jordbruket påverkar likväl fortfarande den biologiska mångfalden i mycket stor utsträckning.
Bununla beraber, tarım hala biyolojik çeşitlilik üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır.Maatalous aiheuttaa silti luonnon monimuotoisuudelle vielä tuntuvia paineita.
Bununla beraber, tarım hala biyolojik çeşitlilik üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır.Napriek tomu po‑nohospodárstvo ešte stále vyvíja značný tlak na biodiverzitu.
Bununla beraber, tarım hala biyolojik çeşitlilik üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır.Nonostante ciò, l’agricoltura continua a esercitareenormi pressioni sulla biodiversità.