çeşitlilik ile cümle

çeşitlilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bu bilgiler de çeşitlilik ve seçim ile kopyalanıyorlar, ve tasarım süreci devam ediyor.Это информация, которая копируется, видоизменяется и отбирается. Это продолжающийся эволюционный процесс.
Bu bilgiler de çeşitlilik ve seçim ile kopyalanıyorlar, ve tasarım süreci devam ediyor.זהו מידע המועתק תוך התגוונות וברירה. זהו תהליך תכנוני בעיצומו.
Bu bilgiler de çeşitlilik ve seçim ile kopyalanıyorlar, ve tasarım süreci devam ediyor.هذه المعلومات تنسخ بالتغيير والاختيار هكذا تجري عملية التصميم
Bu bilgiler de çeşitlilik ve seçim ile kopyalanıyorlar, ve tasarım süreci devam ediyor.こういうデザインプロセスが生じています 彼は新しい自己複製子に名前を付けようと
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.이 식물들은 정말 다양하게 존재해요 전세계적으로 28,000종이 넘죠
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Aceste plante sunt de o varietate imensă, peste 28000 de specii în toată lumea.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Ces plantes sont très diverses, il y a plus de 28.000 espèces à travers le monde.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Deze planten zijn er in grote verscheidenheid: meer dan 28.000 soorten wereldwijd.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Diese Pflanzen treten in großer Vielfalt auf, über 28.000 Arten auf der Welt.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Những loài cây này phát triển khá đa dạng, có hơn 28000 loài trên toàn thế giới.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Queste piante sono presenti in grande varietà, oltre 28.000 specie nel mondo.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Te rośliny występują w wielkiej różnorodności, ponad 28 000 gatunków na świecie.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Таких растений огромное множество, около 28 000 видов по всему миру.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Тези растения се появяват в огромно многообразие, над 28 000 вида по света.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.בצמחים אלה הגיוון גדול, מעל 28,000 מינים בכל העולם.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.هذه النباتات لديها تنوع كبير، أكثر من 28000 نوع مختلف في أنحاء العالم.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.世界に28,000種以上もあり このような熱帯雨林に生息しています
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Aceasta ne dă diversitate genetică, sau cel puţin le dă plantelor diversitate genetică.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Da qui proviene la diversità genetica, o perlomeno quella delle piante.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Dies ermöglicht uns genetische Vielfalt, beziehungsweise ermöglicht es den Blumen genetische Vielfalt.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Dit geeft ons genetische diversiteit, of tenminste geeft het de planten genetische diversiteit.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Ez adja nekünk a genetikai változatosságot, legalábbis a növényeknek ez adja a genetikai változatosságot.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Isso dá-nos diversidade genética, ou pelo menos dá às plantas diversidade genética.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.이것은 우리에게 유전적인 다양성을 주기도 하고 적어도 식물에게는 유전적인 다양성을 주죠.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Nos da diversidad genética, o por lo menos les da a las plantas diversidad genética.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Qua đó cho chúng ta đa dạng di truyền học, hoặc ít nhất tạo ra sự đa dạng di truyền ở thực vật.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.To daje roślinom różnorodność genetyczną. To daje roślinom różnorodność genetyczną.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.To nám přináší genetickou rozmanitost, nebo alespoň květinám to přináší genetickou rozmanitost.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.To nám umožňuje genetickú rozmanitosť alebo prinajmenšom to umožňuje rastlinám genetickú rozmanitosť.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Αυτό μας δίνει γενετική ποικιλότητα, ή δίνει στα φυτά τουλάχιστον γενετική ποικιλότητα.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Това ни дава генетично разнообразие или поне дава на цветята генетично разнообразие.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Это даёт нам генетическое разнообразие, или, по крайней мере, даёт цветкам генетическое разнообразие.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.זה נותן לנו גיוון גנטי, או לפחות נותן לפרחים גיוון גנטי.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.وهذا هو الذي يعطينا التنوع الجيني أو على الأقل يعطي النباتات التنوع الجيني الذي تملكه
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.少なくとも 植物種の遺伝的多様性は高くなります 同じ個体間で交配しないほうがいいのです
Bu bölgeler biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve ekosistem fonksiyonu açısından en önemli yerler.Aceste locuri sunt cele mai bogate în biodiversitate și cele mai importante pentru funcționărea ecosistemului.
Bu bölgeler biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve ekosistem fonksiyonu açısından en önemli yerler.Dies sind Orte mit der größten Artenvielfalt und die wichtigsten im Hinblick auf Ökosystem-Funktionen.
Bu bölgeler biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve ekosistem fonksiyonu açısından en önemli yerler.Đó là những nơi giàu nhất trong đa dạng sinh học và là quan trọng nhất từ quan điểm chức năng hệ sinh thái.
Bu bölgeler biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve ekosistem fonksiyonu açısından en önemli yerler.Jsou to biologicky nejrozmanitější místa a z pohledu funkčnosti ekosystému jsou nejdůležitější.
Bu bölgeler biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve ekosistem fonksiyonu açısından en önemli yerler.이곳은 생명다양성 측면에서 가장 풍부하고 생태계 기능의 시점에서 가장 중요한 곳들입니다.
Bu bölgeler biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve ekosistem fonksiyonu açısından en önemli yerler.São os locais mais ricos em biodiversidade e os mais importantes, do ponto de vista dos ecossistemas.
Bu bölgeler biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve ekosistem fonksiyonu açısından en önemli yerler.Są to miejsca najbogatsze w bioróżnorodność i z punktu widzenia funkcji ekosystemu, są najważniejsze.
Bu bölgeler biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve ekosistem fonksiyonu açısından en önemli yerler.אלה המקומות בעלי המגוון הביולוגי העשיר ביותר והם הכי חשובים מבחינת תפקוד המערכת האקולוגית.
Bu bölgeler biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve ekosistem fonksiyonu açısından en önemli yerler.هذه هي الأماكن الأغنى بالتنوع البيولوجي والأكثر أهمية من وجهة نظر التوازن البيئي.
Bu bölgeler biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve ekosistem fonksiyonu açısından en önemli yerler.生態系の観点から とても重要な場所があります これらの地に取り組む必要があります
Bu çerçevede, biyolojik çeşitlilik, en temel çevresel değerdir.Dans ce cadre, la biodiversité sous-tend l'ensemble des bénéfices issus de l'environnement.
Bu çerçevede, biyolojik çeşitlilik, en temel çevresel değerdir.Den biologiska mångfalden är med detta synsätt en grundläggande tillgång
Bu çerçevede, biyolojik çeşitlilik, en temel çevresel değerdir.En este marco, la biodiversidad es el activo ambiental básico.
Bu çerçevede, biyolojik çeşitlilik, en temel çevresel değerdir.În acest cadru, biodiversitatea este bunul de bază al mediului.
Bu çerçevede, biyolojik çeşitlilik, en temel çevresel değerdir.In dit kader is de biodiversiteit ons belangrijkste waardevolle bezit.
Bu çerçevede, biyolojik çeşitlilik, en temel çevresel değerdir.Kluczowe instrumenty polityczne to unijne Dyrektywy: Ptasia
Bu çerçevede, biyolojik çeşitlilik, en temel çevresel değerdir.Näissä puitteissa luonnon monimuotoisuus on ympäristön perustavanlaatuinen pääoma.
Bu çerçevede, biyolojik çeşitlilik, en temel çevresel değerdir.Upoštevajoč vse našteto je biotska raznovrstnost ključna okoljska dobrina.
Bu çerçevede, biyolojik çeşitlilik, en temel çevresel değerdir.V tomto rámci je biologická rozmanitost základním aktivem životního prostředí.
Bu çerçevede, biyolojik çeşitlilik, en temel çevresel değerdir.Τα κύρια μέσα πολιτικής είναι οι οδηγίες της ΕΕ για τα πτηνά και τους
Bu çerçevede, biyolojik çeşitlilik, en temel çevresel değerdir.а източник: оценка на екосистемата на хилядолетието (
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.A través de este simplísimo proceso, podemos crear una increíble variedad de formas.
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.Attraverso questo semplice processo, possiamo creare una varietà di forme stupefacente.
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.Bằng quá trình đơn giản đó, chúng ta có thể tạo ra một loạt các hình dạng đáng kinh ngạc.
Bu çok basit süreçte hayret verici çeşitlilikte biçimler yaratabiliriz.Grâce à ce processus très simple, nous pouvons créer une étonnante variété de formes.

İlgili Sayfalar