O bir çeşit şaka mı?Is that some kind of joke?
Çeşitlilik güzeldir.Diversity is good.
Neden onu yapmamaya karar verdiğimizin çeşitli sebepleri vardı.There were several reasons why we decided not to do that.
Çeşitliliği severim.I like the diversity.
O, yüz çeşitten fazla ekmek yapmasını bilir.She knows how to make more than a hundred types of bread.
Geçen hafta çeşitli partilere katıldım.I attended several parties last week.
Tom bana çeşitli kitaplar verdi.Tom gave me several books.
Birçok insanın çeşitliliğe ihtiyacı var.Most men need variety.
Gezegenimizdeki canlıların çeşitliliğine hayranım.I just admire the diversity of life on our planet.
Çok sayıda çeşitli kurabiyeler var.There are many different types of cookies.
Saat kulelerinin içi çeşit çeşit zamazingoyla doludur.A clocktower is full of an assortment of doodads and doohickies.
O çeşitli vesilelerle oldu.That happened on several occasions.
Din hala kullanımda olan çeşitli takvimleri yaratmada çok önemli bir rol oynamıştır.Religion played a very important role in creating the various calendars still in use.
Bahçenizde kaç çeşit kuş var?How many kinds of birds are in your garden?
Dubai ekonomisini çeşitlendirmek için çalışıyor.Dubai is trying to diversify its economy.
Ben sadece hayatımda biraz daha çeşitlilik istiyorum.I just want a little more variety in my life.
Çeşitli dergi türleri vardır.There are several types of magazines.
Bu alandaki çiçek çeşitliliği şaşırtıcıdır.The diversity of flowers in this area is astounding.
Tom memleketi hakkında çeşitli şarkılar yazdı.Tom has written several songs about his hometown.
Çok çeşitli bitkiler ve hayvanlar tropikal yağmur ormanlarında yaşıyor.A great variety of plants and animals live in the tropical rain forest.
Protestocular bir polis arabası tahrip etti ve çeşitli işletmeleri yağmaladı.Protestors destroyed a police car and looted several businesses.
Portföyünü çeşitlendirmen gerekir.You should diversify your portfolio.
Tom çeşitli hayır kurumlarına çok para bağışladı.Tom has donated a lot of money to various charities.
Tom bir çeşit telli çalgı çalıyor.Tom is playing a string instrument of some sort.
O bir peri masalından bir çeşit prens gibi görünüyorduHe seemed like some sort of prince from a fairy tale.
O bir peri masalından bir çeşit prenses gibi görünüyordu.She seemed like some sort of princess from a fairy tale.
Çeşitli yöntemler mümkündür.Various methods are possible.
Çeşitli boylar mevcuttur.Various sizes are available.
Yatırımlarınızı çeşitlendirin.Diversify your investments.
Pek çok çeşitlilik var.There's so much diversity.
Bir çeşit kötü şaka olmalı.It must be some sort of a bad joke.
Birkaç çeşit çapa var.There are several kinds of anchor.
Tom her çeşit sporu sever.Tom likes all kinds of sports.
Çeşitli nedenlerle kendilerini böyle bir durumda bulan birçok insan var.There are a lot of people who find themselves in such a situation for various reasons.
Fadıl bir çeşit şizofreniden muzdaripti.Fadil was suffering from a type of schizophrenia.
Onlar çeşitli ülkelerden geliyorlar.They come from various countries.
Conchita genç yaştan itibaren çeşitli dilleri konuştu.Conchita have spoken a variety of languages from a young age.
Diğer kültürlerin bilgisi çeşitlilik için saygı ve hoşgörüyü besler.Knowledge of other cultures fosters a respect and tolerance for diversity.
Çeşitli kaynaklardan bilgi ediniyorum.I receive information from a variety of sources.
Çeşitli kaynaklardan bilgi edinirim.I receive information from a variety of sources.
Bir çeşit hata olmadığına emin misin?Are you sure there isn't some kind of mistake?
Çeşitli nedenlerle kalkış ertelenecek.For various reasons, the departure will be postponed.
Tom ve Mary her çeşit malzemeden bahsetti.Tom and Mary talked about all kinds of stuff.
Ayrıca çeşitli konular hakkında konuşmakla çok fazla zaman kaybedeceğiz.Besides, we will lose too much time to talk about the various topics.
Çocuklar çeşitli şekil ve renklerde tohum toplarlar.The children collect seeds of various shapes and colours.
Tom, Mary'ye bunu yapmak için çeşitli yollar gösterdi.Tom showed Mary various ways to do that.
Bu ne çeşit bir kitap?What sort of book is it?
Bunun bir çeşit aldatmaca olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether or not this is some sort of scam.
Tom, çocuklarına çeşitli Fransız şarkılarını nasıl söyleyeceklerini öğretti.Tom taught his children how to sing several French songs.
Tom çeşitli ülkelerden insanlarla tanıştı.Tom met people from various countries.
Üç yıl önce arazimde çeşitli meyve ağaçları diktim.I planted various fruit trees on my property three years ago.
Ben tüm zeytin çeşitlerini severim.I like every type of olives.
Biri bir çeşit hata yapmış olmalı.Somebody must've made some kind of mistake.
Sami, Leyla'yı öldürmek için çeşitli planlar düşünüyordu.Sami considered various plans to murder Layla.
Sami, Leyla'yı öldürmek için bir çeşit el baltası kullandı.Sami used some kind of hatchet to kill Layla.
Sami'de bir çeşit paranoyak şizofreni vardı.Sami had some form of paranoid schizophrenia.
Ne çeşit pizza yapıyorsunuz?What kind of pizzas are you making?
Tatoeba derlemi konu çeşitliliği açısından dengeli mi?Is the Tatoeba Corpus genre-balanced?
Çeşitli medreselerde eğitim gördü.He studied in various Islamic schools.
Çeşitli sebeplerden dolayı İngilizce öğrenmek istiyorum.I would like to learn English for several reasons.