çaydanlık ile cümle

çaydanlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çaydanlık ötmeye başlayıncaya kadar bekle.Wait till the kettle begins to sing.
Çaydanlık kaynıyor.The kettle is boiling.
Çaydanlık kaynıyor olmalı.The kettle must be boiling.
O, hoş görünen bir çaydanlık!That's a nice-looking teapot!
O çaydanlık oldukça kirli.That teapot's pretty dirty.
Çaydanlık uğulduyordu.The teapot is whistling.
Çay çaydanlıktadır.The tea is in the teapot.
Çaydanlık masanın üstündedir.The teapot is on the table.
Çaydanlık masanın altındadır.The teapot is under the table.
O kutu siyah çaydanlık olarak bilinir.The pot calls the kettle black!
Tom sobanın üzerine bir çaydanlık koydu.Tom put a kettle on the stove.
Tom bir çaydanlık kahve yaptı.Tom made a pot of coffee.
Kimi zaman buna "gökbilimsel çaydanlık" ya da "kozmik çaydanlık" da denir.Sometimes called the "celestial teapot" or "cosmic teapot."
Ya da bu-- bu gercekten buldugum harika bir caydanlik Chicago'daki The Four Seasons Otelinden.Or this -- this is a really neat teapot I found at high tea at The Four Seasons Hotel in Chicago.
Biz tanrıtanımazlar, aynı zamanda "peri-tanımaz" ve "çaydanlık-tanımaz"ız da.We, who are atheists, are also a-fairyists and a-teapotists. (Laughter)
Çaydanlık sorunu şekilde ortaya koyacağım.The teapot problem I'll pose this way.
Bir çaydanlık gördüğünüzü varsayın, ve bu çaydanlık sıcak suyla dolu.Suppose you see a teapot, and the teapot is filled with hot water.
Mars etrafında dönen varsayımsal bir çaydanlıktan bahsederek söyler.Bertrand Russell made the same point using a hypothetical teapot in orbit about Mars.
Ben bir çaydanlık yaptım ama kimse almadı.I did a teapot and nobody bought it.
Kimi zaman buna "gökbilimsel çaydanlık" ya da "kozmik çaydanlık" da denir.Sometimes called the "celestial teapot" or "cosmic teapot."
Bu ne demek oluyor, arabada birden bire şu kırmızı çaydanlık lambası yandığında? Çay hazır?Was hat es zu bedeuten, wenn im Auto auf einmal diese rote Teekanne aufleuchtet? Der Tee ist fertig?
Bertrand Russell bu konuda göksel çaydanlık örneğini gösterir.Bertrand Russell a abordé le sujet dans son analogie de la théière.
Temel'in maymunu Çaydanlık'ı da unutmamak gerek.Ne doit pas être confondu avec Le Clan de l'Ours des Cavernes.
Bertrand Russell bu konuda göksel çaydanlık örneğini gösterir.Бертран Рассел использует в качестве примера небесный чайник.
Sırlı çaydanlıklar asla sabunlu su ve bulaşık makinasında yıkanmazlar.لا تغسل المنتجات البلاستيكية في غسالة الصحون.
Niketas onu "ateşteki çaydanlık gibi öfke ile fokurdardı" diye tanımlamaktadır.Toen zei Ingimund: "Het schijnt toe dat dit fjord Hrútafjörður (Ramsfjord) moet heten".
Temel'in maymunu Çaydanlık'ı da unutmamak gerek.Nie wolno też okładać ran preparatami mydlnicy.
Bertrand Russell bu konuda göksel çaydanlık örneğini gösterir.Бертран Рассел використовував як приклад небесний чайник.
Temel'in maymunu Çaydanlık'ı da unutmamak gerek.Pro Havlovo žito netřeba stavěti stodol.
Temel'in maymunu Çaydanlık'ı da unutmamak gerek.Leopardigekon munia ei saa kastella.
Örneğin; tüp, çaydanlık, yemek takımı v.s.Contohnya adalah : shampoo, pasta gigi, dll.
Temel'in maymunu Çaydanlık'ı da unutmamak gerek.虫のプリンにキャラメルは欠かせない。
Temel'in maymunu Çaydanlık'ı da unutmamak gerek.Ne smiju se brkati sa južnijim plemenom Krẽyé de Cajuapára .
Çaydanlık masanın üstündedir.Arbatinukas yra ant stalo.
Ama hala heykeller uzerine calisiyordum, ve giderek daha basik boyutlu calismalar yapiyordum. "Caydanlik."Eu continuava a trabalhar em escultura e estava a tentar fazer coisas cada vez mais planas
Ama hala heykeller uzerine calisiyordum, ve giderek daha basik boyutlu calismalar yapiyordum. "Caydanlik."W dalszym ciągu pracowałem nad rzeźbą i starałem się ją coraz bardziej spłaszczać. ,,Dzbanek"
Ben bir çaydanlık yaptım ama kimse almadı.Am făcut un ceainic şi nimeni nu l-a cumpărat.
Ben bir çaydanlık yaptım ama kimse almadı.Eu fiz um bule e ninguém o comprou.
Ben bir çaydanlık yaptım ama kimse almadı.Ich habe ein Teekanne gemacht und niemand hat sie gekauft.
Ben bir çaydanlık yaptım ama kimse almadı.Ik heb een theepot ontworpen en niemand kocht hem.
Ben bir çaydanlık yaptım ama kimse almadı.Io feci una teiera e nessuno la comprò.
Ben bir çaydanlık yaptım ama kimse almadı.J'ai fait une théière et personne ne l'a achetée.
Ben bir çaydanlık yaptım ama kimse almadı.Saya merancang poci teh tapi tidak ada yang membeli.
Ben bir çaydanlık yaptım ama kimse almadı.Tôi làm một cái ấm trà và không ai mua nó.
Ben bir çaydanlık yaptım ama kimse almadı.Zaprojektowałem imbryk i nikt go nie kupił.
Ben bir çaydanlık yaptım ama kimse almadı.Аз направих чайник и никой не го купуваше.
Ben bir çaydanlık yaptım ama kimse almadı.Я сделал чайник, но никто не купил его.
Ben bir çaydanlık yaptım ama kimse almadı.(笑)
Bir çaydanlık gördüğünüzü varsayın, ve bu çaydanlık sıcak suyla dolu.Anggap anda melihat sebuah pot teh dan pot it diisi dengan air panas.
Bir çaydanlık gördüğünüzü varsayın, ve bu çaydanlık sıcak suyla dolu.Giả dụ các bạn thấy một ấm trà, và ấm trà đó được đổ đầy nước nóng.
Bir çaydanlık gördüğünüzü varsayın, ve bu çaydanlık sıcak suyla dolu.여러분이 차주전자를 본다고 가정합시다, 그리고 차주전자에는 뜨거운 물이 담겨져 있습니다.
Bir çaydanlık gördüğünüzü varsayın, ve bu çaydanlık sıcak suyla dolu.Nehmen wir an, Sie sehen eine Teekanne, und die Teekanne ist gefüllt mit heissem Wasser.
Bir çaydanlık gördüğünüzü varsayın, ve bu çaydanlık sıcak suyla dolu.Presupune că ai un ibric și că ibricul este plin cu apă fierbinte.
Bir çaydanlık gördüğünüzü varsayın, ve bu çaydanlık sıcak suyla dolu.Stel je voor: je ziet een theepot en de theepot is gevuld met heet water.
Bir çaydanlık gördüğünüzü varsayın, ve bu çaydanlık sıcak suyla dolu.Supongamos que vemos una tetera y la tetera está llena de agua caliente.
Bir çaydanlık gördüğünüzü varsayın, ve bu çaydanlık sıcak suyla dolu.Supposons que vous voyiez une théière, et cette théière est pleine d'eau chaude.
Bir çaydanlık gördüğünüzü varsayın, ve bu çaydanlık sıcak suyla dolu.Załóżmy, że widzicie dzbanek, który jest wypełniony gorącą wodą.
Bir çaydanlık gördüğünüzü varsayın, ve bu çaydanlık sıcak suyla dolu.Υποθέστε ότι έχετε μια τσαγιέρα η οποία είναι γεμάτη με ζεστό νερό.
Bir çaydanlık gördüğünüzü varsayın, ve bu çaydanlık sıcak suyla dolu.Да предположим, че виждате чайник и чайникът е пълен с гореща вода.
Bir çaydanlık gördüğünüzü varsayın, ve bu çaydanlık sıcak suyla dolu.Предположим, что перед вами заварочный чайник с горячей водой.

İlgili Sayfalar