Bilinmeyen ÇayOkänt te
Bilinmeyen ÇayOnbekende thee
Bilinmeyen ÇayTé desconocido
Bilinmeyen ÇayTè sconosciuto
Bilinmeyen ÇayThé inconnu
Bilinmeyen ÇayTuntematon tee
Bilinmeyen ÇayUkendt te
Bilinmeyen ÇayUnbekannter Tee
Bilinmeyen ÇayΆγνωστο τσάι
Bilinmeyen ÇayНевідомий чай
Bilinmeyen ÇayНеизвестный чай
Bilinmeyen ÇayНепознат чай
Bilinmeyen Çayشاي غير معروف
Bilinmeyen Çay未知のお茶
Biraz çay kaldı. Bir saniyeТам осталось немного чая.
Biraz çay kaldı.Queda algo de té.
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Dia di atas sekarang, setelah minum teh." "Apa yang dia pikirkan semua itu?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""El este acum la etaj, având un ceai." "Ce se crede a toate?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""E 'ora al piano di sopra, avendo un tè." "Che cosa pensa di tutto questo?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Er ist oben jetzt, mit etwas Tee." "Was denkt er von all dem?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Han är där uppe nu, med lite te." "Vad tror han av det hela?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Han er ovenpå nu, at have noget te." "Hvad tror han det hele?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Hän on yläkerrassa nyt ottaa teetä." "Mitä hän uskoo kaiken sen?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Hij is boven nu, na een kopje thee." "Wat denkt hij van dit alles? '
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Il est en haut maintenant, ayant un peu de thé." "Qu'est-ce qu'il pense de tout cela?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Je hore teraz majú nejaký čaj." "A čo si myslí, že to všetko?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Je nahoře teď mají nějaký čaj." "A co si myslí, že to všechno?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Jest na górze teraz, po herbatę." "Co on sobie myśli o tym wszystkim?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""그는 어떤 차를 마시며 지금 윗층에있어." "그는 모든에 대해 어떻게 생각합니까?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Ő emeleti most, miután egy kis teát." "Mit gondol, ez az egész?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?"Ông của tầng trên, có một số trà. "Anh ta nghĩ gì của nó?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""On je zdaj gor, z nekaj čaja." "Kaj pa misli, je vse?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Είναι επάνω τώρα, έχοντας λίγο τσάι." "Τι πιστεύει για όλα αυτά;"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Він нагорі тепер, чаю." "Що він думає все це?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Он наверху теперь, чаю." "Что он думает все это?"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""Той е горе сега, след като чай." Какво прави той, че на всичко това? "
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?"واضاف "انه الطابق العلوي من المنزل الآن ، وجود بعض الشاي." "ماذا يفكر في كل ذلك؟"
"Biraz çay, şimdi üst katta bulunuyor." "O her şeyi ne düşünüyorsunuz?""彼は絶対にガタガタです。"
Biraz çay var. Ama kadar saat tamiri bitti. "Ale ne do hodiny, zašívání je u konce. "
Biraz çay var. Ama kadar saat tamiri bitti. "차 좀 드세요. 하지만까지 시계 수선은 끝났어. "
Biraz çay var. Ama kadar saat tamiri bitti. "Maar niet tot de wijzers van de klok repareren is voorbij. "
Biraz çay var. Ama kadar saat tamiri bitti. "Ma finché l'orologio-riparazione è finita. "
Biraz çay var. Ama kadar saat tamiri bitti. "Men inte förrän klockan-lagning är över. "
Biraz çay var. Ama kadar saat tamiri bitti. "Mutta ei till kellon-korjaukset on ohi. "
Biraz çay var. Ama kadar saat tamiri bitti. "Но не до часовника кърпене е приключила. "
Biraz çay var. Ama kadar saat tamiri bitti. "بعض الشاي. ولكن ليس على مدار الساعة حتى اصلاح هو أكثر ".
Biraz çay var. Ama kadar saat tamiri bitti. "ミセスホールは、部屋を出るとしていた - 彼女は会話の進歩今回を作らなかった、
Biraz çay ya da kahve hazırlıyor ve hastalara ailelere, yakınlara şunu soruyor:그녀는 커피나 차를 한 잔 따라서 환자와 가족, 친척들에게 이런 질문을 합니다
Biraz çay ya da kahve hazırlıyor ve hastalara ailelere, yakınlara şunu soruyor:Врач делает чашечку кофе или чая и спрашивает пациентов, семью, родственников:
Biraz çay ya da kahve hazırlıyor ve hastalara ailelere, yakınlara şunu soruyor:היא מגישה כוס קפה או תה ושואלת חולים, משפחה, קרובים,
Biraz çay ya da kahve hazırlıyor ve hastalara ailelere, yakınlara şunu soruyor:هي تقدم فنجان صغير من القهوة أو كوب من الشاي وتسأل المرضى، الأسرة، والأقارب،
Biraz çay ya da kahve hazırlıyor ve hastalara ailelere, yakınlara şunu soruyor:家族や親せきに「最近どう? 私達にできることはありますか?」
Biraz çay yap, oturup konuşalım.Hai sã bem niºte ceai, ºi putem sã mai stãm de vorbã liniºtiþi.
Biraz çay yap, oturup konuşalım.Je vais demander qu'on nous prépare du thé. Nous pourrions bavarder.
Biraz çay yap, oturup konuşalım.Pyydänkö Elisabet-hoitajaa laittamaan teetä? Voisimme jutella.
Biraz çay yap, oturup konuşalım.Schwester Elisabet soll Tee kochen. Dann plaudern wir noch ein wenig.
Biraz çay yap, oturup konuşalım.Schwester Elisabet soll Tee kochen. Dann plaudern wir noch ein wenig.
Biraz çay yap, oturup konuşalım.Tomemos un té y sentémonos a hablar.
Bir buzlu çay.1 ijsthee.
Bir buzlu çay.En ice te.