Ana içeriğe geç
Sözlük

çay ile cümle

çay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Başlıca tarım ürünü Çay dır.Hlavním produktem je čaj.
Kızıl çaylaktan daha ufaktır.Vidět víc než rudou rtěnku.
Araç Çayı, Türkiye'de bir akarsu.Kelkit (turecky Kelkit Çayı) je řeka v Turecku.
Çaykur Rizespor karşılaşmayı 3-1 kaybetmiştir.Rizespor prohrál 1:2.
Salvia austriaca (Avusturya ada çayı) Jacq.Dumort. hořinka rakouská (Conringia austriaca) (Jacq.)
Testi Doldurdum Çaydan 03.Podrobný popis mise Čchang-e 3.
Melen Çayı Kocaali'den Lâhna deresini de aldıktan sonra Karadeniz'e ulaşır.Před snopem z obilím můžeme ještě spatřit kartuš.
Aynı zamanda Çaycuma bir havalimanına sahiptir.Si-čchang má také svoje vlastní letiště.
Kendisi daha çok fincan çay anlamına gelen bir kalem adı Issa (一 茶) olarak tanınmaktadır.O širším spektru nápojů označovaných jako „čaj“ pojednává článek čaj (nápoj).
Londra'da bir sigorta komisyoncusunda çaycı ve dosyalama memuru olarak işe başladı.V Londýně si našel práci jako fakturant.
Bu yüzden kahve ve çay çok tüketilir.Vyváží se káva a čaj.
Bu çay yıllandıkça kıymetlenir.Tento desert se konzumuje celoročně.
Çay kenarındaki kum ocakları suyu bulandırdığından balık ölümleri olabilmektedir.Řasy mohou vodní nádrže znečistit tak, že dojde k úhynu ryb.
Sürmene'nin en önemli akarsuları Küçükdere ve Manahos çayıdır.Dále, méně významné, jsou banány a mango.
Daha cok çay tarimi yapilir.Vhodnější je proto odvážení čaje.
Ekonominin çoğunluğu çay sektörüne bağlıdır.Množstvím čajového koncentrátu řídíme sílu čaje.
Sadece Peçenek Çayı zikredilebilir.Příležitostně můžete morčeti nabídnout čaj.
Genel olarak, siyah çay tat açısından az oksitlenmiş çaylardan daha fazla güçlüdür.Černý čaj má silnější vůni než ostatní méně oxidované čaje.
Temel'in maymunu Çaydanlık'ı da unutmamak gerek.Pro Havlovo žito netřeba stavěti stodol.
Sonra çaylar ve lokum tutulur.Sídlí zde pila a sádky.
Bitki örtüsü çayır ve meralardır.Rostliny stříhá a žere.
Kikugawa yeşil çay üretimi ile bilinmektedir.Také prefektura Šizuoka je známá svým zeleným čajem.
Geniş çayırları ve ağaçlık alanı nüfusuna göre yüksektir.Z hlediska habitu a rozměrů se jedná o strom nadprůměrného vzrůstu.
Halk bunu kahvaltıda, çay ile birlikte tüketir.Tento desert se konzumuje ke kávě nebo k čaji.
Bana şekersiz çay verdi.Dal mi čaj bez cukru
Sık sık yeşil çay içiyoruz.Často pijeme zelený čaj.
Saichō, ayrıca Japonya'ya çayı getiren ilk kişi olarak bilinmektedir.El de asemenea este primul care a adus ceaiul în Japonia.
Sadece %15'lik kalıcı çayırlarla kaplıdır.Numai 15% este acoperit de pășuni constante.
Amerikalılar genelde çay yerine kahveyi tercih ederler.Americanii beau de trei ori mai multă cafea decât ceai.
"İstikamet Papazın Çayırı".Casă pentru preot".
Çaykur Rizespor, Türkiye'nin Rize ili merkezli futbol kulübü.Çaykur Rizespor este un club de fotbal din Rize, Turcia.
Genellikle, çay yapraklarının aromasının alınmasıyla yapılmaktadır.Intră și în compoziția ceaiului aromat.
(Evet köylünün bir dileği vardır lemas çayından sulama suyu temin etmek).Satul dispune de alimentare cu apă (aducțiune din Cuejdel).
Şarap, kahve ve çay da servis edildi.De asemenea, se servea acolo vin și cafea.
Çay'ı ve çay içmeyi çok sever.A spus că-i place ceaiul de astăzi.
2 Temmuz 2015'te Hornets ile çaylak sözleşmesi imzalamıştır.Pe 2 februarie 2015, Mahlangu semnează cu Konyaspor.
Ayrıca Çaylak birinci beşi'ne de seçildi.De asemenea a fost deschisă prima oțelărie.
Günümüzde, hala dünyadaki çay dükkanlarında servis edilen ortak bir içecektir.Este un ceai ce se poate bea în orice moment al zilei.
Budaközü çayı vardır.Agura Ceremonia ceaiului
Çay o zamanlar her şeyden evvel tıpta kullanılmaktaydı.Ceaiul a fost înainte de toate un medicament.
Çayırlık bir vadide kuruludur.Curenții sunt canalizați pe valea Someșului.
En önemli akarsuyu Munzur Çayı'dır.Băutura cea mai consumată este vodca.
Çay çalısının bilimsel ismi Camellia sinensistir.Ceaiul negru provine din planta de ceai numită Camellia sinensis.
1964 yılında köy, Çaylıca ismini almıştır.În 1964, satul Cioara a luat numele de Colinele.
Çayır köpekleri büyük koloniler halinde yaşarlar, koloniler yüzlerce dönüm araziye yayılabilirler.Cuiburile lor care atârnă în arbori, se află grupate în colonii, o colonie poate cuprinde mii de păsări.
Çaylıca Köyü ^Satul Șoimărești .
Gandelyalı çaylaklardan ölen tek kişidir.Liviu a fost singurul care a decedat, dintre cei patru pasageri.
Yasemin çayı ve yeşil çay da çok yaygın olarak tüketilir.Acest ceai , numit și Bao Zhong este foarte apropiat de ceaiul verde.
Bu çay dünyanın en pahalı çaylarındandır.Cafeaua este una dintre cele mai consumate băuturi la nivel mondial.
Türk çayı günümüzde tercih edilme açısından kahvenin tahtına oturmuş bir sıcak içecektir.Invariabil, ceaiul turcesc este servit la micul dejun.
Bunlar, siyah çay, yeşil çay ve beyaz çaydır.Sunt prezente în toate sortimentele de ceai: ceai negru, ceai verde, ceai alb și ceai Olong.
Hatta bazen gelincikler terk edilmiş çayır köpeği yuvalarını kullanırlar.Uneori folosește galeriile de rozătoare părăsite.
Sen çay içersin.Teát iszol.
Çay (tsaey) ile kahveyi (Merkezî ve Aşağı guuxi, Yukarı ve Batı guuxe’) Ruslardan öğrenmişlerdir.Este formată din satele Ghiduleni (sat-reședință), Roșcanii de Jos și Roșcanii de Sus.
Dağlardaki kalıcı kar ve buzullar alpin çayırların üst sınırını oluşturur.Masele de gheață cantonate pe vârfurile munților înalți formează ghețarii montani.
Çayda balıkçılık yapılmaz.În apele românești nu se pescuiește.
Çay gibi demlenip içilir.Pentru unii, băutura are si gust asemănător cu ceaiul.
Ona çay yapmasını rica ettim.Am rugat-o să facă ceai.
Ne çayı ne de kahveyi severim.Nu-mi place nici ceaiul nici cafeaua.
Agari: Yeşil çay.Agari: zöld tea.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod