çayı ile cümle
çayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Păşunile se acopăr de oi, şi văile se îmbracă cu grîu: toate strigă de bucurie şi cîntă.
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Skrapiasz pastwiska na pustyniach; tak, że i pagórki radością przepasane bywają.
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Stillano i pascoli del deserto e le colline si cingono di esultanza
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Αι πεδιαδες ειναι ενδεδυμεναι ποιμνια και αι κοιλαδες εσκεπασμεναι υπο σιτου αλαλαζουσι και ετι υμνολογουσι.
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.Ливадите се обличат със стада, И долините се покриват с жито; Възклицават, още и пеят.
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.לבשו כרים הצאן ועמקים יעטפו בר יתרועעו אף ישירו׃
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.اكتست المروج غنما والاودية تتعطّف برا. تهتف وايضا تغني
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.草 場 以 羊 群 為 衣 . 谷 中 也 長 滿 了 五 穀 。 這 一 切 都 歡 呼 歌 唱
Çayırlar sürülerle bezenir, Vadiler ekinle örtünür, Sevinçten haykırır, ezgi söylerler.草場 以 羊群 為衣.谷中 也 長滿 了 五 穀 。 這 一切 都 歡呼 歌唱
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Donc, vous vous promenez dans les bois, ou dans un pré, et vous voyez cette fourmi escaladant un brin d'herbe.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Imaginad que estáis afuera en un bosque, en algún prado y veis una hormiga trepando por una brizna de hierba.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Jesteś w lesie lub na pastwisku, i widzisz mrówkę ciągnącą pod górę źdźbło trawy.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.자, 당신이 숲에 있다고 해봅시다, 아니면 들판이던가요. 거기서 개미 한마리가 풀잎에 기어오르는 것을 봤습니다.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Sie spazieren also im Wald oder auf einer Wiese und sehen eine Ameise, wie sie einen Grashalm hochklettert.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Siete in un bosco o in un pascolo, e vedete una formica arrampicarsi su un filo d'erba.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Si v gozdu ali na pašniku in vidiš mravljo, kako leze proti vrhu travniškega lista.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Stel, je bent in het bos of je staat in een weiland. Je ziet een mier langs een grasspriet omhoog kruipen.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Szóval az erdőben vannak, vagy a legelőn, és látják, hogy egy hangya egy fűszálon mászik felfelé.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Tak. Jste v lese, nebo na pastvině a vidíte takového mravence, jak leze na list trávy.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Tänk dig att du är ute i skogen, eller i en hage och ser en myra som klättrar upp för ett grässtrå.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Vocês estão numa floresta ou num prado, e veem esta formiga trepar por uma erva.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.Вот вы в лесу, или на лужайке, и вы видите муравья, ползущего по травинке.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.И така излезли сте в гората, или сте на някое пасище и виждате мравка, която се катери по стрък трева.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.נניח שאתם נמצאים ביער או באחו, ואתם רואים את הנמלה הזאת מטפסת על עלה עשב.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.إذا انت في الغابة أو في المرعى.. وترى هذه النملة التي تتسلق ورقة العشب هذه.
Diyelim ki ormandasınız, veya çayırdasınız; ve bu karıncayı çimin ucuna tırmanırken görüyorsunuz.そこで アリが草の葉に這い上がるのを見ます 上まで這い上がり そして落ちます
Dünyanın neresinde yaşıyordur ki? Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Je voudrais des champignons et des feuilles de lotus avec du riz, de la laitue, et du thé Omija.
Dünyanın neresinde yaşıyordur ki? Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Mi-ar placea ciuperci si frunze de lotus peste orez, salata de varza, si ceai de omija.
Elmalı çörek ve İngiliz çayı alıyor muyuz?У нас есть яблочный пирог и английский чай?
En kuzeyde yaşayan Eskimolar, geniş çayırlılarda yaşayan Afrikalılardan daha farklı beslenirler.El pueblo inuit en el norte comía muy diferente que los africanos en la sabana.
En kuzeyde yaşayan Eskimolar, geniş çayırlılarda yaşayan Afrikalılardan daha farklı beslenirler.האינואיטים בצפון הרחוק אכלו אז אחרת לגמרי מהאפריקנים של הסוואנה.
En kuzeyde yaşayan Eskimolar, geniş çayırlılarda yaşayan Afrikalılardan daha farklı beslenirler.全く違うものを食べていました しかしながら 科学者たちがそういった 狩猟採取民族の食事を分析すると
Fakat, aslında buralar çayır kuşları ve bitkiler için çayırlık doğal ortamlar.Aber sie sind vielmehr bewohnbares Weideland für Weidevögel und -pflanzen.
Fakat, aslında buralar çayır kuşları ve bitkiler için çayırlık doğal ortamlar.Dar, de fapt, acestea sunt habitate de pășuni pentru păsări și plante de pășune.
Fakat, aslında buralar çayır kuşları ve bitkiler için çayırlık doğal ortamlar.그런데 그런 지역은 새와 식물류가 있는 초원 서식지이죠.
Fakat, aslında buralar çayır kuşları ve bitkiler için çayırlık doğal ortamlar.Ma, in effetti, essi sono praterie, habitat per uccelli e piante da prateria.
Fakat, aslında buralar çayır kuşları ve bitkiler için çayırlık doğal ortamlar.Mais en fait, ils sont devenus des prairies habitables par des oiseaux de prairie et des plantes.
Fakat, aslında buralar çayır kuşları ve bitkiler için çayırlık doğal ortamlar.Nhưng thật ra chúng là chúng là môi trường sống của những loài chim và thực vật đồng cỏ.
Fakat, aslında buralar çayır kuşları ve bitkiler için çayırlık doğal ortamlar.Αλλά στην πραγματικότητα είναι συστήματα ανοικτών πεδιάδων για πουλιά και φυτά.
Fakat, aslında buralar çayır kuşları ve bitkiler için çayırlık doğal ortamlar.Но всъщност са полска естествена среда за полски птици и растения.
Fakat, aslında buralar çayır kuşları ve bitkiler için çayırlık doğal ortamlar.Но на самом деле, это лугопастбищные угодья и среда обитания для луговых птиц и растений.
Fakat, aslında buralar çayır kuşları ve bitkiler için çayırlık doğal ortamlar.אבל, למעשה, הם בית גידול של ערבות עשב. עבור ציפורים וצמחים של ערבות עשב.
Fakat, aslında buralar çayır kuşları ve bitkiler için çayırlık doğal ortamlar.ولكن، في الحقيقة هي مراعي عشبية موطن للطيور والنباتات العشبية.
Fakat, aslında buralar çayır kuşları ve bitkiler için çayırlık doğal ortamlar.鳥や植物の生息地でした 草原は潅木地帯につながっていました
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.A mai ramas ceaiul din meniul dumneavoastra.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.C'è ancora il tè nel suo menu fisso.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.Da fehlt noch ihr Tee vom Menü.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.DEt är fortfarande te kvar till er måltid.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.Er is nog steeds thee over in uw menu.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.Il reste encore le thé compris dans votre menu.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.Masih tersisa teh di pesanan makanan anda.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.Vẫn còn trà cô đã gọi.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.Została jeszcze herbata z zamówienia.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.Έχει μείνει το τσάι απο την παραγγελία σας.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.В вашем заказе еще остался чай.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.مازال هناك شاي لأجلك
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.あぁ!
Haysman Kullanıcı çayır Mrs.Haysman der Wiese war Homosexuell mit einem Zelt, in dem Mrs. Bunting und andere Damen waren
Haysman Kullanıcı çayır Mrs.Haysman의 초원 부인 깃발천과 다른 여자들이되었던에 텐트와 게이
Haysman Kullanıcı çayır Mrs.Prado Haysman era gay con una tienda de campaña, en la que la señora Bunting y otras damas se