Çavdara yoksulluk tahılı denirdi.Rye was called the grain of poverty.
Çavuş ere şınav çekmesini emretti.The sergeant ordered the private to do push ups.
Çavdar hasat ediyorum.I am harvesting rye.
O biraz çavdar ekmeği satın aldı.She bought some rye bread.
Orduda özellikle nefret ettiğim bir çavuş vardı.There was a sergeant that I particularly hated in the army.
O bir müfreze çavuşu.He's a platoon sergeant.
Çavuş Dan Anderson polis karakolunun etrafına barikat dikilmesini emretti.Sergeant Dan Anderson ordered a barricade erected around the police station.
Tostun için ne tür ekmek istersin? Beyaz, buğday, maya ya da çavdar.What kind of bread would you like for your toast? White, wheat, sourdough, or rye?
Sen biraz beyaz unu çavdar unu ile değiştirebilirsin.You can replace a little bit of the white flour with rye flour.
Çavdar, buğday ve arpa, hububattırlar.Rye, wheat, and barley are cereals.
Çavdar, buğday ve arpa, tahıldırlar.Rye, wheat, and barley are cereals.
Leyla, ABD silahlı kuvvetlerinde çavuş olarak görev yapıyordu.Layla was serving as a sergeant in the US armed forces.
Tom bir polis çavuşu oldu.Tom became a police sergeant.
Ertesi yıl ABD Ordusu çavuşu William H. Baker, Jr. ile evlendi.She married United States Army corporal William H. Baker, Jr. the following year.
Lou, polis çavuşu ve Springfield şehrinin yetenekli bir polis memurudur.Lou is the police sergeant and a competent officer of the Springfield Police.
Kanada'da, Winnipeg tarzı çavdar ekmeği, çok fazla çavdar unu içermez, bazen hiç içermez.In Canada, Winnipeg-style rye bread does not actually contain much, if any, rye flour.
Kağanın yardımcısına Kündür, onun da yardımcısına çavışgır denmekteydi.He gives them a tour of the facility, assuming they are also collaborators.
Çavdarın diğer tahıllar ve tohumlarla birleştirilmesi oldukça yaygındır.It is fairly common to combine rye with other grains and seeds.
Çavuş Beckmann!" diye şarkı söylerler.Sergeant Beckmann!"
Çavdar öncelikle doğuda, merkezi ve kuzey Avrupa'da yetişir.Rye is grown primarily in Eastern, Central and Northern Europe.
Çavdar Tarlasında Çocuklar.Boys in stretch-knit pajamas.
Kardeşleri Memduh Süleyman ve Rıza Çavdarlı da yazar olarak yetişmiştir.The name came to be used for his brothers as well, which accounts for the title of the book.
Oyunları 21 dile çavirilmiştir.Players must get exactly 21.
Türkiye çavdar üretiminde dünyada 7. sıradadır.The oblast ranks seventh in Russia in industrial output.
Çavuş kanlar içinde yere düşer.The staff sank into the ground.
Bu kır gezilerinden birinde Çavdar mahmuzu ile karşılaştı.During their excursion, one of them contracts a mysterious virus.
Salih Zeki Çavdaroğlu".Smart smart smart".
"Kestane" adı, kestane ağacının çavdar renginden kaynaklanır.The name "Casta" derives from its chestnut colour.
Mahallenin adı Çavundur: gözden uzak, gözden ırak anlamına gelmektedir.Her given name means far off or distant.
Esas adı Mustafa Çavuş’tur.A variant name was "Cortners Station".
Winnipeg tarzı çavdar ekmeği kimyon tohumu içermez.Winnipeg-style rye bread does not contain caraway seeds.
En çok çavdarda görülse de diğer tahıllara da yerleşebilir.Sitting on the heels is possible, among other positions.
Çavuş Pavlov'a bu direnişi nedeniyle Sovyetler Birliği Kahramanı madalyası verilmiştir.Sgt. Pavlov was awarded the Hero of the Soviet Union for his actions.
Tevfik Çavdar, internette yayınlanan SoL (haber portalı)nın sürekli yazarlarındandır.Hideya Terashima is the editor of the daily which is published in broadsheet format.
Aleyhinde Rıza Çavdarlı imzalı bir broşür yayımlandı.Instead, a postal card was issued.
Ekonomik olarak Çavdarhisar'a bağımlıdır.It is bounded economically to İnegöl.
Bekir çavuş Çanakkalede yaralanır, İstanbul Şişli hastanesinde şehit olur.Brigadier Nicholson would be mortally wounded in the assault on the Kabul Gate.
Oberscharführer Kurmay Çavuş rütbesine denktir.Gleason earned the rank of staff sergeant.
Çavuş Nemorino'ya niçin üzüntülü olduğunu sorar.He spots Nemorino and asks his rival why he is depressed.
Kurbanın cebinde bir avuç çavdar bulunur.They also find a knife in Ben's pocket.
Çavuş oldu (1884).Esercito (1884).
Bu hikâyelerden biri de Az Haşlanmış Çavuş'tu.A brevet sergeant is less senior than a sergeant.
Tritikale, çavdar veya buğdaydan daha fazla kullanılabilir protein içeriyor.Triticale contains more usable protein than does either rye or wheat.
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Office worker: Got a ham and swiss on rye?BM: No.
Müzikallerde büyük bir ilerleme kaydetmiş Jung Yoon Hak çavuşJung Yoon Hak upper rank who showed expanding skills from singing to musical
Jung Tae Woo çavuş, gençliğinden beri oldukça iyi oyunculuk sergilemiş biri.Jung Tae Woo upper rank who has shown great acting skills since he was young,
Ateşe ara verin! Çavuş Eversmann. Er Blackburn.Shit, that's a shame.
-Az önce çavuşum.Cease fire! Check your weapons!
Ne oluyor çavuş?I'm rested.
Sana bir şey söyleyeyim çavuş.Hey, man, there's a line. I know.
Çavuş Eversmann'a sor. Cılızları sever.All right, carry on.
Çavuş Eversmann, cılızları gerçekten seviyor musun?I'd like a word, specialist. Sir.
Çavuş biraz idealist biri, anlayın artık şunu.Roger that, sir. If you ever undermine me again, you'll clean latrines with your tongue...
Görevine sonuna kadar inanıyor. Değil mi çavuş?Till you taste no difference between shit and French fries.
Sen de savaşmak için mi eğitildin çavuş?Must be a lot of fucking camel debt.
Gözünü dört aç. Emredersiniz Çavuş Eversmann. Ev, bu bir şey değil be.Down in the street, it's unforgiving.
Çavuş Eversmann eşyanı toplayıp hazır olmanı söyledi.Listen, Smith, I need you to back me up out there today, all right?
Çavuş Struecker.That's always a good sign. That's it. That's our signal.
Çavuş Pilla vuruldu! Tanrım, berbat durumda! Biri mi vuruldu?Fuck this!
-Beni izle. Çavuş, beni duyuyor musun?Leave a security element in place.