çatlaklar ile cümle
çatlaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Они имеют покрытие. Эти разломы покрыты органическим материалом.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Покрити са. Тези разломи са покрити с органичен материал.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.הם מצופים. הסדקים האלו הם מצופים בחומרים אורגניים.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.هذه التشققات مغطاه بمواد عضوية.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.さらには 南極の全域が気温の高い地域となっており
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.Bạn có thể tưởng tượng các loài cây lớn lên như tảo bẹ qua các vết nứt trên mặt băng, phát triển trên bề mặt.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.El tudják képzelni, hogy a növények, mint valami moszat, áttörvén a jeget, a felszínen növekednek.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.Imaginați-vă plante care cresc precum algele prin crăpături în gheață, cresc la suprafață.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.Immaginate delle piante che crescono come kelp attraverso le fessure del ghiaccio, fino in superfice.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.얼음의 균열을 따라서 표면에서 자라는 켈프(해조류)처럼 자라는 식물들을 상상해볼 수 있습니다.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.Misschien dat er planten zoals zeewier door de barsten in het ijs aan de oppervlakte groeien.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.Môžete si predstaviť rastliny rastúce ako chaluha, prerastajúce na povrch cez praskliny v ľade.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.Můžete si představit rostliny podobné řasám, které prorůstají prasklinami v ledu, rostou na povrchu.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.Wyobraźcie sobie, jak algi przebijają się przez szczeliny w lodzie i rosną na powierzchni.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.Представьте себе растения, растущие, как ламинарии, в трещинах во льду, вырастая на поверхность.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.אתם יכולים לדמיין צמחים שגדלים כמו אצות דרך סדקים בקרח, גדלים על פני השטח
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.تخيلوا النباتات هناك تنمو كالأعشاب البحرية خلال التشققات الثلجية حتى تظهر على السطح
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.海草のような植物が考えられます 表面で成長するには何が必要か?
- Kimin çatlaklarını?- Cine are găuri ? - Ea are.
- Kimin çatlaklarını?- Kdo se tu zbláznil?
- Kimin çatlaklarını?- Milyen réseket? - Az övéit.
- Kimin çatlaklarını? - Ondaki.- Ihre, sie hat doch überall welche.
- Kimin çatlaklarını? - Ondaki. Ona bir bak.- Ποιος είναι πληγωμένος ; - Αυτή, κοίτα την.
- Kimin çatlaklarını?- Wie is gebarsten ? - Zij.
- Kimin çatlaklarını?Каква дупка?
Neden? Çünkü bankacılar akıllı insanlar. Ve, su gibi, herhangi bir kuralda çatlaklar bulacaklar.Потому что банкиры - умные люди, и, как вода, они найдут дырочку в любом списке правил.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.Dokonują inspekcji, sprawdzają pęknięcia, zniszczenia wiertła, odpryski, odłamki.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.He tarkastavat sen halkeamien, poravaurioiden, lommojen ja sirujen varalta.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.Ils l'inspectent, recherchent les craquelures, les dommages dûs au foret, les fragments, les petits morceaux.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.그리고 점검을 통해서, 균열이나 손상이 있는지 깨지거나 이가 빠진 곳이 있는지 검사합니다.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.Lo controllano, verificano che non ci siano crepe, danni al trapano, abrasioni, fratture.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.Lo inspeccionan en busca de grietas daños de perforación, astillas, esquirlas.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.Mereka memeriksanya, mengecek keretakan, kerusakan karena pengeboran, pecahannya, kepingannya.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.O inspectează, o verifică de crăpături, de stricăciuni de forare, de cioburi, de aşchii.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.Sie untersuchen sie, überprüfen sie auf Risse, Bohrschäden, Splitter und Platzer.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.Skúmajú ho, kontrolujú praskliny, škody od vrtáku, odštiepenia, úlomky.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.Vzorek prohlédnou, zkontrolují trhliny, poškození vrtákem, třísky a odštěpky.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.Ze inspecteren hem, onderzoeken hem op barsten, op boorschade, op butsen en deuken.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.Τον επιθεωρούν, ελέγχουν για ρωγμές, ζημιά από το τρυπάνι, για ρινίσματα, για θραύσματα.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.Они осматривают его, проверяют на трещины, на повреждения от бура, на осколки и зазубрины.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.Те я инспектират, проверяват я за пукнатини, за щети от копане, за отломки, за парченца.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.הם בוחנים אותו, הם בוחנים לראות אם יש בו סדקים, לפגמים במקדח, לקמטים, לשברים.
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.ويقومون بفحصها .. وتدقيق الشقوق التي تعتريها بسبب الحفر و الاحتكاك
Onu inceliyorlar, çatlaklar için kontrol ediyorlar, delme zararı, kıymıklar, çentikler için.ドリルによる損傷 ヒビや欠けがないか調べます さらに重要なのは
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.(59:4) Ты потряс землю, разбил ее: исцели повреждения ее, ибо она колеблется.
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.(60:4) Tu as ébranlé la terre, tu l`as déchirée: Répare ses brèches, car elle chancelle!
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.Abalaste a terra, e a fendeste; sara as suas fendas, pois ela treme.
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.Ai cutremurat pămîntul, l-ai despicat; drege -i spărturile, căci se clatină!
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.Chúa khiến đất rúng động, làm cho nó nứt ra; Xin hãy sửa lại các nơi nứt nó, vì lay động.
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.Chúa khiến đất rúng_động , làm cho nó nứt ra ; Xin hãy sửa lại các nơi nứt nó , vì lay_động .
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.Der du die Erde bewegt und zerrissen hast, heile ihre Brüche, die so zerschellt ist.
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.du lod Landet skælve, slå Revner, læg nu dets Brist, thi det vakler!
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.Engkau menggoncangkan bumi sehingga retak; perbaikilah yang pecah-pecah, sebab bumi goyah
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.Hiciste temblar la tierra; la has agrietado. Restaura sus fallas, porque se desmorona
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.주께서 땅을 진동시키사 갈라지게 하셨사오니 그 틈을 기우소서 땅이 요동함이니이다
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.Zmajal si deželo, raztrgal jo, zaceli razpoke njene, ker omahuje!
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.Εσεισας την γην διεσχισας αυτην ιασαι τα συντριμματα αυτης, διοτι σαλευεται.
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.Потресъл си земята, разпукнал си я: Изцели проломите й, защото тя е разклатена.
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.הרעשתה ארץ פצמתה רפה שבריה כי מטה׃
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.زلزلت الارض فصمتها. اجبر كسرها لانها متزعزعة.