çatlak ile cümle

çatlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Enceladus çok beyaz, çok parlak, yüzeyi çatlaklarla dolu, coğrafi olarak çok aktif bir oluşum.ואנקלדוס הוא מאד לבן, מאד בהיר, והשטח שלו נהרס בסדקים בעליל, והוא גוף מאד פעיל גיאולוגית.
Enceladus çok beyaz, çok parlak, yüzeyi çatlaklarla dolu, coğrafi olarak çok aktif bir oluşum.و "إنسيلادس" شديد البياض, شديد السطوع, و سطحه ملئ بالتشققات بشكل واضح, إنه جسم نشط جدا جيولوجياً.
Enceladus çok beyaz, çok parlak, yüzeyi çatlaklarla dolu, coğrafi olarak çok aktif bir oluşum.表面にははっきりしたひび割れがあります 地質学的に非常に活発な星なのです しかしエンケラドスで 主脈が発見されたのは
Europa ise Jüpiter'e biraz daha uzaktır ve üzerinde çatlaklar olan büyük bir buz topuna benzer.A Europa está um pouco mais afastada de Júpiter e parece uma grande bola de gelo cheia de rachas.
Europa ise Jüpiter'e biraz daha uzaktır ve üzerinde çatlaklar olan büyük bir buz topuna benzer.Europa está un poco más lejos de Júpiter, y se parece a una gran bola de hielo con rajaduras.
Europa ise Jüpiter'e biraz daha uzaktır ve üzerinde çatlaklar olan büyük bir buz topuna benzer.Europa è un po' più distante da Giove, e appare come una grande palla di ghiaccio con delle crepe.
Farklı renkteler çünkü farklı bileşimler. Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Jest on poprzecinany bruzdami o różnym kolorze, obfitymi w związki organiczne.
İğne kafalı kafadan çatlak piç.Desgraciado idiota cara de ardilla.
İğne kafalı kafadan çatlak piç.De speldekop eekhoorn-Kijkend bastaard.
İğne kafalı kafadan çatlak piç.Nenorocit cu capul gol şi urât ca dracu.
İğne kafalı kafadan çatlak piç.Pin đầu bastard squirrelly-tìm kiếm.
İğne kafalı kafadan çatlak piç.Preklemana nagačena veverica.
İğne kafalı kafadan çatlak piç.Vyšinutej blbeèek se zakrnìlou hlavou.
İğne kafalı kafadan çatlak piç.Βλαμμένε Ιρλανδέ.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Dostávame sa k jednej z mojich obľúbených častí tejto maľby, k malým trhlinkám.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Ich werde in einen meiner Lieblingsteile dieses Bildes zoomen, bis ich wirklich bei den Rissen bin.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Ik ga naar één van mijn favoriete delen van dit schilderij. Ik ga echt tot aan de barsten.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Irei até uma das minhas partes favoritas neste quadro, e vou mesmo até às rachas.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Jag skall gå till en av mina favoritdelar på den här tavlan, och jag skall verkligen gå till sprickorna.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.제가 이 그림에서 제일 좋아하는 부분으로 이동할 것입니다. 균열이 보이는 부분까지 들어가보죠.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Megkeresem az egyik kedvenc részemet a képen, és igazán belemegyek a repedésekbe.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Ora raggiungo uno dei miei punti preferiti del quadro. E arriverò davvero alle crepe nella vernice.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Pokazal vam bom enega meni najljubših delčkov te slike in ga približal do razpok v barvi.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Pokażę wam moją ulubioną część obrazu. Zamierzam naprawdę wejść w pęknięcia.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Saya akan menuju ke salah satu bagian favorit saya dalam lukisan ini. Saya akan melihat ke celah ini.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Ukáži vám jednu z mých oblíbených částí malby. Zde můžu opravdu pozorovat jednotlivé praskliny.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Và tôi đến một phần ưa thích của mình trong bức vẽ này, và tôi thực sự thấy được các vết rạn.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Voi merge la una din părțile mele favorite ale acestei picturi. Pot ajunge până la crăpături.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Voy a una de mis partes favoritas en este cuadro, Y realmente voy a llegar a las grietas.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Θα πάω σε ένα από τα πιο αγαπήμένα μου κομμάτια αυτού του πίνακα. Και θα φτάσω μέχρι τις ρωγμές.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Ще отида в една от любимите ми части в тази картина, и наистина ще стигна до пукнатините.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Я перейду на мої улюблені частини малюнку, та я наближу до тріщин.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.Я увеличу мою любимую часть этой картины. И я дойду прямо до трещин.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.אני אכנס לאחד האזורים האהובים עלי בציור הזה, ואני באמת עומד להכנס לסדקים.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.أنا ذاهب إلى إحدى الأجزاء المفضلة لدي في اللوحة، وسأقوم فعلا بالوصول إلى الشقوق.
İşte bu tablodaki favori bölümlerimden birisine gideceğim, ve tam anlamıyla çatlakları göreceğim.ヒビ割れまで細かく 見ることができます これが『星月夜』です
İşte o anda, Ne kadar tutmaya çalışıssam da kendimi, Bir çatlak oluştu kibarlık zırhımda.Όσο κι αν πάσχισα μια μικρή ρωγμή εμφανίζεται στο διπλωματικό μου το φράγμα
Kaldırımdaki bir çatlakta durakladığımda sadece yürümeye devam etti.Cuando me detenía por una grieta en la acera, ella simplemente seguía caminando.
Kaldırımdaki bir çatlakta durakladığımda sadece yürümeye devam etti.Quand je me suis arrêté aux fissures de l'allée, elle a continué à avancer.
Kaldırımdaki bir çatlakta durakladığımda sadece yürümeye devam etti.Quando mi fermavo ad una crepa sul marciapiede, lei continuava a camminare.
Kaldırımdaki bir çatlakta durakladığımda sadece yürümeye devam etti.Когда я останавился перед трещиной на тротуаре, она просто продолжила идти.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Elles sont recouvertes. Ces failles sont couvertes de matières organiques.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Están recubiertas. Esas fracturas están cubiertas con materiales orgánicos.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Estas fracturas estão revestidas com materiais orgânicos.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Ezek a mélyedések szerves anyagokkal vannak beterítve.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Jsou pokryty. Jsou pokryty organickým materiálem.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.이것들은 코팅이 된 것입니다. 이 균열들은 유기물들로 코팅이 되어 있죠.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Men den största upptäckten på Enceladus- -gjordes på sydpolen, som ni ser här.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Queste faglie sono ricoperte da materiale organico.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Retakan ini terlapisi, terlapisi oleh material organik.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Sie haben einen Belag. Diese Risse sind bedeckt mit organischen Materialien.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.So prevlečeni. Ti prelomi so prevlečeni z organskimi materiali.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Sunt acoperite. Aceste fracturi sunt acoperite cu materie organică.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Sú zasypané. Tieto zlomy sú pokryté organickým materiálom.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Ze zijn bedekt. Deze breuken zijn bedekt met organische materialen.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Είναι επικαλυμμένες. Αυτές οι ρωγμές είναι επικαλυμμένες με οργανικά υλικά.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Вони накриті. Покриті органічними матеріалами.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Они имеют покрытие. Эти разломы покрыты органическим материалом.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.Покрити са. Тези разломи са покрити с органичен материал.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.הם מצופים. הסדקים האלו הם מצופים בחומרים אורגניים.
İlgili Sayfalar