çatı ile cümle

çatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom çatıdan gelen garip bir ses duydu.Tom heard a strange noise coming from the attic.
Herkes soğuk savaş'ın iki ülke arasındaki çatışma olduğunu biliyor.Everybody knows that Cold War is the confrontation between two nations.
Hastanenin çatısında bir helikopter pisti var.There is a helipad on the roof of the hospital.
Benim evimin mavi çatısı var.My house has blue roof.
Tom'un evinin çatısı kırmızıdır.The roof of Tom's house is red.
Çatıyı boyamak ne kadar sürer?How long would it take to paint the roof?
Bir çift şahin çatıda yuva yapıyor.A pair of falcons nests on the roof.
Tom çatıdan düştüğü zaman neredeyse ölüyordu.Tom almost died when he fell off the roof.
Çatı yanıyor.The roof is on fire.
Tom bir çatı tamircisidir.Tom is a roofer.
Tom bir çatı ustasıdır.Tom is a roofer.
Sami'nin ziyareti sadece Leyla ve kocası arasındaki çatışmayı alevlendirdi.Sami's visit only enflamed the conflict between Layla and her husband.
Sami ve Leyla'nın çatışması acımasız bir sona yol açtı.Sami and Layla's conflict led to a brutal ending.
Sami çatı katında bekliyordu.Sami was waiting in the attic.
Tom çatıyı kesinlikle tamir etmeli.Tom must absolutely repair the roof.
Tom ve Mary ikisi de kaşlarını çatıyordu.Tom and Mary were both frowning.
Tom çatıda, değil mi?Tom is on the roof, isn't he?
Dün gece fırtınada çatımızın bir kısmı havaya savruldu.Part of our roof was blown off in last night's storm.
Bu çatı altında olduğun sürece benim kurallarımla yaşayacaksın.As long as you live under my roof, you're going to live by my rules.
Tom neredeyse çatıdan düşüyordu.Tom almost fell off the roof.
Tom merdivenle çatıya çıktı.Tom climbed the ladder up to the roof.
Tom çatıya TV anteni kurdu.Tom installed a TV antenna on the roof.
Tom çatıya televizyon anteni taktı.Tom installed a TV antenna on the roof.
Şimdi çatının üstündeyim.I am on the roof now.
Çatıya çıkmak istemiyorum.I don't want to climb on the roof.
Bu binanın yeşil bir çatısı var.This building has a green roof.
Kırmızı çatılı ev onunki.That's his house with the red roof.
Tom, Mary'yi çatır çatır sikti.Tom fucked the shit out of Mary.
Tom'un kaşları çatıktı.Tom had a scowl on his face.
Amcalarım yılbaşı gecesini Japonya'da geçirecek. Kıskançlıktan çatır çatır çatlıyorum.My uncles will spend New Year's Eve in Japan. If envy could kill...
Evin bir tarafı, üzerinde çatı olan dikdörtgen bir beton parçasından oluşuyor.To one side of the house was a rectangular concrete slab with a roof over it.
Tom çatı katında kendini okul günlerine götüren eski bir kitap buldu.Tom found an old book in the attic going back to his school days.
Bir çatışmayı kaybettik, ama savaşı kazanacağız.We've lost a battle, but we'll win the war.
Bilimsel konulardaki görüşlerim manevi görüşlerimle çatışma hâlinde değil.My scientific notions do not conflict with my spiritual notions.
Çatımızı tamir etmek için birkaç adam tuttuk.We've hired a couple of men to fix our roof.
Karl çatıda duruyordu.Karl stood on the rooftop.
Karl çatıda dayanıyordu.Karl stood on the rooftop.
Beni İsrail oğullarıyla (yahudilerle) mezhep çatışmasından dolayı anlaşamazlar.Nor could they be true Israelites unless they observed the terms of the covenant then made.
"Fi dizisindeki stillerin çatışması"."Fi dizisindeki stillerin çatışması".
Türkiye-IŞİD çatışması ^ "41K Turkish soldiers ready to support operation Al Bab"."41K Turkish soldiers ready to support operation Al Bab".
2001: 2001 Makedonya çatışma.2001: The 2001 Macedonia conflict.
Çatışmalar üçüncü günün sonuna kadar kontrol altına alınamadı.The clashes were not controlled until the third day.
NATO güçlerinin çatışması, 2006'nın ikinci yarısı boyunca yoğundu.The fighting for NATO forces was intense throughout the second half of 2006.
Rory ve Amy, kaderlerini kabul etmez ve beraber çatıya kaçarlar.Rory and Amy refuse to accept their fate and flee to the roof.
Sigismund da İsviçre konfederasyonu ile çatışma içindeydi.Sigismund had been in conflict with the Swiss Confederacy, too.
Sınıf bilinci ve çatışması temaları da kitapta işlenmektedir.Themes of class consciousness and conflict are also present in the book.
Kararda, Darfur'daki çatışmaya askeri bir çözüm bulunmadığı vurgulanmıştır.The resolution emphasised that there was no military solution to the conflict in Darfur.
Dolayısıyla, etnik barış, çatışmanın olmaması değil, şiddetin yokluğudur.Therefore, ethnic peace is an absence of violence, not an absence of conflict.
Bazı çatısız Palladyan evler halen az nüfuslu İrlanda kırsalında bulunabilmektedir.Some roofless Palladian houses can still be found in the depopulated Irish countryside.
Çatı Kitapları. s. 711.Çatı Kitapları. pp. 711.
1588 yılında, üç tepeli çatı tamamlandı ve geçici bir duvar inşa edildi.So, in 1588, the three-peaked roof had been completed, and a provisional wall was constructed.
Tarihsel olarak, her iki tarafın uzun vadeli hedefleri arasında ince bir çatışma olmuştur.Historically, there has been a subtle conflict between the long-term goals of each side.
Roberts bedeli ödemezdi ve ikisi arasında acı bir çatışma oldu.Roberts would not budge on the cost, and a bitter conflict between the two erupted.
Göstericiler güvenlik güçleriyle çatıştı ve bütün şehirde ağır silah sesleri duyuldu.Demonstrators clashed with security forces, and heavy gunfire was heard throughout the city.
Huzurlu yıllar sonrasında sınır çatışmaları başladı.But after peaceful years, border clashes began.
Samba-Panza tarafsız ve klan çatışmalarından uzak durdu.Samba-Panza was viewed as having been neutral and away from clan clashes.
İtalya, anarşistler ile faşistler arasındaki ilk çatışmalara tanık oldu.Italy saw the first struggles between anarchists and fascists.
Şehir içinde çatışmalar 14 Mart'ta azalmaya başladı.Fighting in the city began to wind down on 14 March.
Herhangi bir Harrier jeti, silahlı çatışma, araba kovalamacası?"Any Harrier jets, shoot-outs, or car chases?'
2002'de Libya'nın sunduğu barış teklifi çatışmaları durdurmakta başarısız oldu.A Libyan peace deal in 2002 failed to put an end to the fighting.

İlgili Sayfalar