çatı ile cümle

çatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sokak çatışmaları başladı.Rozpoczęły się walki uliczne.
5 Şubat günü yine benzer bir çatışma yaşandı.15 lutego doszło do kolejnego incydentu.
1908 yılında Klungkung'da benzer bir çatışma ve katliam vuku buldu.W 1908 roku podobne wydarzenia miały miejsca w Klungkung.
Bu çatışmalarda Almanlar ilk kez Sovyet KV ağır tanklarıyla karşılaştı.Właśnie tu niemieckie siły po raz pierwszy spotkały się z radzieckimi ciężkimi czołgami KW.
Quosque tandem abutere, Catilina, patientia nostra Ne zamana kadar sabrımızı suistimal edeceksin Catalina?W dosłownym tłumaczeniu: „Jak długo, Katylino, będziesz nadużywał naszej cierpliwości?”
Beyazlarla köleler arasında sık sık şiddetli çatışmalar çıkardı.Pomiędzy kolonizatorami a ich czarnymi niewolnikami często dochodziło do ostrych konfliktów.
Bu arada kent içindeki çatışmaların yoğunluğu arttı.W ciągu dnia intensywność walk o miasto wzrosła.
Çünkü daha önceki ağır çatışmalarda bulunmamışlardı.Wcześniej bowiem większych sporów nie było.
Bosna-Hersek'in başkenti olarak Saraybosna, Bosna Savaşı boyunca da çatışmanın merkez bölgesi konumundaydı.Sarajewo jako stolica Bośni i Hercegowiny znalazło się podczas wojny w Bośni w centrum strefy konfliktu.
Çoğunun üzerinde küçük, iki tarafa meyilli, kiremit örtülü, ahşap çatısı bulunur.Wśród drzew znajdują się liczne, niewielkie skałki, oraz dwie większe.
Ateşli silahların kullanıldığı, çok kısa fakat bir o kadar da kanlı bir çatışma gerçekleşti.Doszło tu do równie zaciętej, choć już nie tak krwawej bitwy.
Kahraman, ÇATI.Horn, Cieśn.
Bu son derece kanlı geçen çatışmalar dokuz gün boyunca devam eti.„Twój organizm pracuje na najwyższych obrotach przez dziewięć dni.
Mayıs 2012'de yine Sudan ile Güney Sudan arasında şiddetli çatışmalar yaşanmıştır.W kwietniu 2012 wybuchła wojna pomiędzy Sudanem i Sudanem Południowym.
Bu çatışmada, 13 yaşında bir çocuk öldü.W starciu zginął 13-letni chłopiec.
2015 yılından beri aktif olarak Tiyatro Lir çatısı altında oyunlar oynuyor.Od 2015 na dachu Teatru Studio znajduje się pasieka.
Bu birliklerin üçte biri ya çatışmalarda öldü, ya da Sovyet birliklerine teslim oldu.Większość żołnierzy poległa lub dostała się do sowieckiej niewoli.
Önce Haçlılarla ufak çatışmalar yapıldı.Wkrótce między krzyżowcami rozpoczęły się spory.
Bu sırada şehir nüfusunun üçte biri çatışmalardan kaçarak şehri terk etmiştir.Stwierdzono wówczas, że 1/3 mieszkańców opuściło miasto w obawie przed walkami.
Hemen hemen hepsinin çatıları tümüyle ahşaptır.Spłonął praktycznie cały dach.
Bu sebeple dönem dönem Türk-Fars çatışmaları yaşanmıştır.W tym samym roku wybuchły nowe walki kurdyjsko-irackie.
12 Haziran 1993'te çatışmada ölmüştür.Zmarł 12 czerwca 1993 roku w Czudcu.
Alman kaynakları çatışmaların sonunda 103 bin Sovyet askerinin tutsak alınmış olduğunu ifade etmektedir.Powojenne źródła niemieckie twierdzą, że do niewoli dostało się w sumie 103 000 radzieckich żołnierzy.
Binalarda çatı ve pencere hasar verir.Zniszczony został dach i okna.
Krav Maga öğrencileri herhangi bir çatışmadan kaçınmaya teşvik eder.Pomaga też uczniom w ewakuacji przed decydującą bitwą.
Nasıl olsa herhangi bir çatışma olmuyordu.Nie doszło do żadnych walk.
Böylece eşlenme sayısı artacağından çatışma riski azalır.Minimalizując przy tym ryzyko przypadkowych strat.
Sezar en güvendiği Lejyonu olan X Equestrisin ağır bir çatışmaya karıştığı sağ kanadın komutasını almıştı.Cezar objął dowództwo nad swym prawym skrzydłem, gdzie jego ulubiony X legion zaangażował się w zażartą walkę.
Çatısı mazgallı olup, bir kuleye sahipti.Posiadał zakrystię i wieżę.
Bu tankların çatışmalarda kullanıldığına dair bir bilgimiz yoktur.Brak jest informacji na temat użycia tych czołgów.
Esasen aynı gün içinde yer alan iki çatışmadır.Dwa ataki tego samego dnia.
Oralarda küçük çatışmalar vardı.Odbywało się dużo drobnych potyczek.
Ayrıca tavana çatı yerleştirildi.Wymieniono także pokrycie dachu.
Nijerya Kızıl Haçının verdiği bilgilere göre 10.000 kişi çatışma bölgesinden kaçtı.Czerwony Krzyż podał, że w wyniku zamieszek swoje domy opuściło 10 000 ludzi.
Bazı noktalarda göstericiler polisle çatıştı.W Male doszło do starć demonstrujących z policją.
Birkaç saat süren çatışma sonucunda Osmanlı ordusu hırpalanmaya başladı.Zmęczone trwającymi kilka lat walkami wojsko chłopskie zaczęło Iwajłę opuszczać.
CDU ve sosyal bakımdan daha muhafazakâr CSU arasındaki farklılıklar geçmişte çatışmalara sebep oldu.Różnice pomiędzy CDU i bardziej konserwatywną CSU czasem doprowadzają do spięć.
Annesi Gülsüm ile sürekli çatışır.Ciągle się śmieje z Johnny`ego.
Kilisenin çatısı yıkıldı.Spłonął tylko dach kościoła.
Çatılara yuva yaparlar.Udaje się na dach.
Gerçekleşen çatışmalarda nüfusun %10'nu hayatını kaybetti.W trakcie walk straciła około 40% swego stanu osobowego.
Tayland'la sınır anlaşmazlıklarından kaynaklanan çatışmalar sürmekteydi.Bezpośrednim powodem konfliktu był spór o granice Teksasu.
12 gün süren bir çatışmadan sonra ateşkes yapılarak barış görüşmeleri başlatıldı.Po dwóch godzinach walk, ogłoszono zawieszenie broni.
Çatışmalarda üç insan öldürüldü.W atakach zginęły trzy osoby.
Bu nedenle bu devletler arasında halen zaman zaman sınır çatışmaları olabilmektedir.Pomiędzy tymi miejscowościami przez długi czas toczyły się spory graniczne.
Savaş bittikten sonra, BM tarafından çatışmaların kalbi olan Badme'de Eritre–Etiyopya Sınır Komisyonu kuruldu.Po zakończeniu konfliktu Komisja Graniczna ONZ ustaliła, że sporne miasto Badme należy do Erytrei.
Güneyde çatışmalar şiddetlenmişti.Zaostrza się konflikt na Bliskim Wschodzie.
1908 yılında Hicaz Demir Yolu projesi çatısı altında yapılmıştır.Jesienią 1908 r. monumentalny gmach był już pod dachem.
Bu çatışma, malzeme eksikliği nedeniyle Kuşanların geri çekilmesiyle sonuçladı.Konflikt zakończył się wycofaniem Kuszanów z powodu braków w zaopatrzeniu.
Savaştan sonra istasyon yeniden inşa edilirken çatısı geçici bir süreliğine üçgen şeklinde inşa edildi.Po wojnie wieżę odbudowano w dawnym stylu.
Şarkı sözlerinin çoğunluğu depresyon ve kişinin iç çatışmaları ile ilgilidir.Staramy się śpiewać ponad podziałami i ponad ludzkimi słabościami.
Evdekilere karşı kuşak çatışması ile karşılaştığından anne-babası ile sürekli kavga eder.Ciągle kłóci się ze swoimi rodzicami, zwłaszcza jeśli chodzi o zarządzanie restauracją.
Çatının yapımı için de aynı yöntem uygulanır.Dokonano również naprawy dachu.
Belli başlı kızışmalar olduysa da sıcak bir çatışma halinde bulunulmamıştır.Nie spaliśmy na ciepłych nąrach, Ale od razu poszli w bój.
2008 Jos Çatışmaları.Zamach stanu 2008.
Belçika limanlarının çatışmada sağladığı stratejik avantajlar büyük bir önem taşımaktaydı.Z powodu sytuacji politycznej podróż zespołów na Grand Prix Belgradu wiązała się z trudnościami.
Çad'da çatışmaBitwa nad jeziorem Czad.
En şiddetli çatışmalar Volokolamsk kesiminde oldu.Najcięższe walki toczą się teraz na Mokotowie.
Çatışmalar, resmî olarak 16 Nisan 2009 tarihinde sona eren İkinci Çeçen Savaşı'nın devamıdır.W wyniku rozmów 16 kwietnia 2009 oficjalnie zakończyła się wojna w Czeczenii.
Çatışmalarda, Birleşmiş Milletler'in tahminlerine göre 711.000 Arap İsrail'den kaçtı.Liczba arabskich uchodźców została ustalona przez ONZ na 711 tys.

İlgili Sayfalar