çatışmalar ile cümle
çatışmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Stratejik çatışmalar.Στρατηγικές διαμάχες.
Stratejik çatışmalar.Стратегические конфликты.
Stratejik çatışmalar.Стратегически конфликти.
Stratejik çatışmalar.Стратегічні конфлікти.
Stratejik çatışmalar.אך החשוב מכל, מלחמות עולם. מאבקים אסטרטגיים.
Stratejik çatışmalar.التي تعتبر نادرة لكنها الأهم حيث أنها صراعات استراتيجية
Stratejik çatışmalar.どのレベルの衝突であっても、それぞれ異なった資源の配分...
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Ainda agora, há conflitos infindáveis... ... perto da fronteira de Aerugo, para sul, e de Creta para oeste.
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Anche adesso, ci sono infinite scaramucce ai confini con Aerugo al Sud, e con Creta all'Ovest.
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Incluso ahora, hay escaramuzas interminables cerca de las fronteras de Aerugo al sur, y de Creta al oeste.
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Nawet w tej chwili trwają przedłużające się rozruchy na granicy z Aerugo na południu i Cretą na zachodzie.
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Selv nu er der stridigheder - - på grænsen til Aerugo i syd og Creta i vest.
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Tällä hetkelläkin on alituisia yhteenottoja- -Aerugon ja Cretan rajoilla.
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Till och med nu är det strider- -på gränsen mot Aerugo i söder och Creta i väst.
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Ακόμα και τώρα, γίνονται ατέλειωτες μάχες κοντά στα σύνορα του Αερούγκο στο νότο και της Κρέτα στη δύση.
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Даже сейчас не прекращаются волнения... ...у границ с Аэруго на юге и Кретой на западе.
Şu anda bile güneydeki Aerugo'da ve batıdaki Creta'da bitmek bilmeyen çatışmalar var.Ancora adesso ci sono incessanti scaramucce sui confini con Aerugo a sud, e con Creta a ovest.
Şu anda bile güneydeki Aerugo'da ve batıdaki Creta'da bitmek bilmeyen çatışmalar var.Incluso ahora, hay escaramuzas interminables cerca de las fronteras de Aerugo al sur y de Creta al oeste.
Şu anda bile güneydeki Aerugo'da ve batıdaki Creta'da bitmek bilmeyen çatışmalar var.Nawet teraz trwają ciągłe utarczki nad granicą z Aerugo na południu i Cretą na zachodzie.
Şu anda bile güneydeki Aerugo'da ve batıdaki Creta'da bitmek bilmeyen çatışmalar var.Neste momento, há escaramuças intermináveis perto das fronteiras de Aerugo, a Sul, e de Creta, a Oeste.
Şu anda bile güneydeki Aerugo'da ve batıdaki Creta'da bitmek bilmeyen çatışmalar var.Nytkin on jatkuvia kahakoita Aerugon rajalla etelässä- -ja Cretan rajalla lännessä.
Şu anda bile güneydeki Aerugo'da ve batıdaki Creta'da bitmek bilmeyen çatışmalar var.Selv nu udkæmpes stridigheder - - ved Aerugo - - og Creta i Vesten.
Şu anda bile güneydeki Aerugo'da ve batıdaki Creta'da bitmek bilmeyen çatışmalar var.Till och med nu utkämpas strider- -nära Aerugos gräns- -och Creta i väst.
Şu anda bile güneydeki Aerugo'da ve batıdaki Creta'da bitmek bilmeyen çatışmalar var.Ακόμα και τώρα γίνονται ατέλειωτες μάχες στα σύνορα με την Αερούγκο στο νότο, και με την Κρέτα στη δύση.
Şu anda bile güneydeki Aerugo'da ve batıdaki Creta'da bitmek bilmeyen çatışmalar var.Даже сейчас не прекращаются столкновения к югу от границ с Аэруго и к западу от Креты.
Temelde kaynak çatışmaları.Er zijn vooral conflicten over hulpmiddelen.
Temelde kaynak çatışmaları.Főként erőforrások körüli konfliktusok.
Temelde kaynak çatışmaları.Hovedsageligt resursekonflikter.
Temelde kaynak çatışmaları.Huvudsakligen konflikter om resurser.
Temelde kaynak çatışmaları.Mai ales conflictele pentru resurse.
Temelde kaynak çatışmaları.Predvsem konflikti s sredstvi.
Temelde kaynak çatışmaları.Principalmente conflitos de recursos.
Temelde kaynak çatışmaları.Principalmente conflitti per le risorse.
Temelde kaynak çatışmaları.Principalmente los conflictos por recursos.
Temelde kaynak çatışmaları.Przede wszystkim konfliktów o zasoby.
Temelde kaynak çatışmaları.Vor allem die Konflikte um Ressourcen.
Temelde kaynak çatışmaları. Yoksulluk, savaş, ahlaksızlık.하지만 여전히 문제들이 많아요. 주로 자원 갈등, 빈곤, 전쟁, 부패.
Temelde kaynak çatışmaları. Yoksulluk, savaş, ahlaksızlık.Surtout les conflits de ressources : la pauvreté, la guerre, la corruption.
Temelde kaynak çatışmaları. Yoksulluk, savaş, ahlaksızlık.עדיין יש בעיות רבות. בעיקר קונפליקטים על משאבים. עוני, מלחמה, מחסור.
Temelde kaynak çatışmaları. Yoksulluk, savaş, ahlaksızlık.لا زال هناك الكثير من القضايا العالقة. في أساسها تضارب في الموارد. الفقر، الحروب والحرمان
Temelde kaynak çatışmaları. Yoksulluk, savaş, ahlaksızlık.このすばらしい技術で人類は生き残れるか。
"Tüm bu pislik--silahlı çatışmaları kastediyor--devam ederken etrafta olmazdınız değil mi?"Állnál itt, ennek a szarnak a közepén" -- ezalatt a lövöldözést érti "ennek a szarnak a közepén? Nem, mi?
"Tüm bu pislik--silahlı çatışmaları kastediyor--devam ederken etrafta olmazdınız değil mi?Dice: "¿Te quedas aquí cuando toda esta mierda... los disparos, estén pasando? No, ¿cierto?
"Tüm bu pislik--silahlı çatışmaları kastediyor--devam ederken etrafta olmazdınız değil mi?"Eras capaz de andar na rua com toda a merda" — ou seja, tiroteio — "que se está a passar?
"Tüm bu pislik--silahlı çatışmaları kastediyor--devam ederken etrafta olmazdınız değil mi?"당신같으면 이렇게 총알이 빗발치는 곳에 서 있겠어?" "이런 거지같은 데서? 아니잖아?"
"Tüm bu pislik--silahlı çatışmaları kastediyor--devam ederken etrafta olmazdınız değil mi?Řekl: "Stál bys tady, když se tyhle sračky" - tím se myslí střílení - "když se všechny ty sračky dějou?
"Tüm bu pislik--silahlı çatışmaları kastediyor--devam ederken etrafta olmazdınız değil mi?"Tu staresti qui in giro quando tutta questa merda" (gli spari) "si scatena? No, vero?
"Tüm bu pislik--silahlı çatışmaları kastediyor--devam ederken etrafta olmazdınız değil mi?Ty byś stał w tym gównie? (chodzi o strzelanie). Ty byś stał w tym gównie?
"Tüm bu pislik--silahlı çatışmaları kastediyor--devam ederken etrafta olmazdınız değil mi?"Εσύ θα στεκόσουν εδώ, μέσα στο χαμό -εννοεί τους πυροβολισμούς- Όχι. Σωστά;
"Tüm bu pislik--silahlı çatışmaları kastediyor--devam ederken etrafta olmazdınız değil mi?"האם תעמוד כאן כשכל החרא הזה" -הכוונה ליריות - "כשכל החרא הזה קורה? לא, נכון?"
"Tüm bu pislik--silahlı çatışmaları kastediyor--devam ederken etrafta olmazdınız değil mi?فهو يقول، "عندما يكون هناك طلق للنار" "عندما يكون هناك طلق للنار
"Tüm bu pislik--silahlı çatışmaları kastediyor--devam ederken etrafta olmazdınız değil mi?タマに当たるだろ
Üçüncü olarak, suyun kıt bir kaynak olduğu bölgelerde bu, çatışmalara sebep olabilir.In terzo luogo, nelle regioni dove l'acqua è una risorsa scarsa possono prodursi conflitti.
Üçüncü olarak, suyun kıt bir kaynak olduğu bölgelerde bu, çatışmalara sebep olabilir.Terceiro: Nas regiões onde a agua é um recurso raro, pode levar a conflitos.
Ve bu görsel yankesicilik krizinin getirdiği çatışmalarla yüzleşmede gerçekten sadece iki seçeneğimiz var.A měli jsme vlastně jen dvě možné volby při řešení konfliktů, jež krádež zrakem bude vyvolávat.
Ve bu görsel yankesicilik krizinin getirdiği çatışmalarla yüzleşmede gerçekten sadece iki seçeneğimiz var.Aveam doar două opțiuni pentru a reacționa în fața conflictelor declanșate de furtul vizual.
Ve bu görsel yankesicilik krizinin getirdiği çatışmalarla yüzleşmede gerçekten sadece iki seçeneğimiz var.Ed in realtà avevamo solo due opzioni per far fronte ai conflitti che quel furto visivo creava.
Ve bu görsel yankesicilik krizinin getirdiği çatışmalarla yüzleşmede gerçekten sadece iki seçeneğimiz var.Et en fait nous avons seulement deux options pour traiter ces conflits provoqués par le vol visuel.
Ve bu görsel yankesicilik krizinin getirdiği çatışmalarla yüzleşmede gerçekten sadece iki seçeneğimiz var.In dejansko imamo samo dve možnosti za reševanje konfliktov, ki jih prinaša kraja videnega.
Ve bu görsel yankesicilik krizinin getirdiği çatışmalarla yüzleşmede gerçekten sadece iki seçeneğimiz var.Kita hanya punya dua pilihan untuk menghadapi konflik yang ditimbulkan pencurian visual.