çatışmalar ile cümle
çatışmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Protesto gösterileri Rusların çoğunlukta olduğu Ukrayna'nın Donbass bölgesinde çatışmalara yol açtı.The Russian media had more influence in parts of Donbass.
2011 yazından sonra çatışmalar şiddetlenerek artış gösterdi.Compared to the 2011 election, this was a drastic increase.
Sudan-Güney Sudan veya Pakistan-Hindistan arasındaki çatışmalar bu konuya örnek teşkil eder.Some high-profile examples are the Pakistan/India conflict or the battles in the Sudan.
Bunların sonucu olarak parti içinde çatışmalar da arttı.As a result of these measures Allied fighter losses increased.
Buradaki çatışmalar 17 Aralık'a kadar devam edecektir.Raids will continue until September 14.
Kamışlı Muharebesi'nde hükümete yanlısı Ulusal Savunma Kuvvetleri ile çatışmalara girdi.He almost died in clashes with troops loyal to the government.
19 defa ertelenen cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda sokak çatışmaları çıktı.The election had been postponed 19 times due to a parliamentary stalemate.
Özellikle Türkiye ile PKK arasındaki çatışmalar ile gündeme gelmiştir."Türkiye'nin IŞİD ile PKK çatışması!
Akşama doğru kentin her bölgesinde devam eden çatışmalar devam eder.Overnight the fights in various parts of the city continued.
Kuşatma, aralıklı çatışmalarla 53 gün sürdü.The ordeal had taken 53 days.
Çatışmalardaki can kaybının %75'ten fazlası bu üç yerde yaşandı.80 percent of all deaths from terrorism occurred in one of these five countries.
Beyazlarla köleler arasında sık sık şiddetli çatışmalar çıkardı.White colonists and black slaves frequently came into violent conflict.
27 Şubat'ta ateşkesin ilan edilmesi ile Azez kırsalındaki çatışmalar büyük oranda dinmiştir.By the morning of 7 February, the fire complex in eastern Victoria was declared contained.
Bu gösteriler esnasında zaman zaman silahlı çatışmalar meydana geliyordu.In some cases these weapons were thrown for long-range attacks.
Ertesi günler, çatışmalar daha da şiddetlenir.The following day brought even more serious fighting.
Barışçıl ve varlıklı olan imparatorluğu yıkar, kargaşa ve çatışmaların içine düşürür.You must also keep your kingdom fairly prosperous and quell civil disturbances and unrest.
Resmen istila edilen kentte çatışmalar sona ermemişti.In the north the official truce did not end the fighting.
Saldırıların hiçbiri başarılı olamadı ve havanın kararmasıyla birlikte çatışmalar sona erdi.None of them were successful, and the war raged on.
1989 yılında Taif Antlaşması imzalalandı ve çatışmalar sona erdi.It was late 1989 the club closed down and the court battle began.
Beslenme, sağlık, çatışmalar ve doğal felaketler en önemlileridir.To name the most important: nutrition, health, conflicts and natural disasters.
Üçüncü olarak, suyun kıt bir kaynak olduğu bölgelerde bu, çatışmalara sebep olabilir.Third, in regions where water is a scarce resource it can lead to conflicts.
Dünyanın en büyük nehirlerinden biri olan Nil'in kullanımı için olan çatışmalar buna örnektir.An example is the conflict over the use of the Nile, one of the largest rivers in the world.
Sınır çatışmaları sağlamayı umut ettiğimiz gelişmenin büyük bölümünü baltalıyor.Border conflicts can derail so much of the progress that we hope to achieve here.
Çünkü çıkar çatışmalarının kişinin kendisini nasıl etkilediğini görmesi zordur.Because we don't see how conflicts of interest work on us.
Bildirgesi, devletler arası, devletler arasındaki çatışmaları engellemek üzerine tasarlanmış.Its charter is basically designed to stop conflicts between states -- interstate conflict.
Bu silahlar, olası çatışmalarda ülkeler tarafından kullanılmak üzere üretildi.Weapons: objects / machinery specifically designed to hurt.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.We have had some skirmishes, but we had never set eyes upon each other before.
Temelde kaynak çatışmaları.Mainly the resource conflicts.
Ve silahlı çatışmalar falan !So many gunfire.
Daha çok fazla hastanın gelemeyeceğini biliyorduk, çatışmalardan dolayı.We knew that many more patients could not come, prevented by the fighting.
Birden, çatışmalar başladı.Suddenly, they started fighting.
Ben bir süredir çatışmalar kazanıyorum, ve giderek daha çok çatışmanın içine giriyorum.And so I've been winning battles, so I'm going into battles, more battles.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.I want to look at how, in my opinion, the conflict in Afghanistan has become conflict chic.
Bunun gibi çıkar çatışmaları, günümüzde BirleşikThose same issues of conflicts of interest are acute in the United States today.
Bu da, toplumların nasıl yanlış kararlar verdikleriyle ilgili bir genel kural: çıkar çatışmaları.So, that's one general conclusion about why societies make bad decisions: conflicts of interest.
Size 1946'dan bugüne dek yaşanan çatışmaların karakterini gösteren bir slayt göstereyim.Let me show you a slide here which illustrates the character of conflicts since 1946 until today.
Ve çatışmalarını çözümleme yöntemleri hızla diğer ülkelere yayılıyor.And the way they deal with their conflicts rapidly spreads to other countries.
Bize bu çatışmalar hakkında ne diyor?What does it tell us about these conflicts?
Niçin bunlar farklı -- görünüşe göre farklı çatışmalar benzer modellere sahip?Why should these different -- seemingly different conflicts have the same patterns?
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum. Çünkü onları savaşa alet etmek çok kolay.And this is very normal now, of modern day conflict, because they're easy to bring into wars.
Bence inanç çatışmalarının görüldüğü bugünün dünyasında bu çok gerekli bir şey.I think this is so necessary in our world today as you see these clash of beliefs taking place.
Çatışmaların çözümü için kullanılmakta.And it's used for conflict resolution.
Sık sık çatışmalar ve tutuklamalar olmaya başlamıştı.There were increasing numbers of confrontations and arrests.
Bunun böyle olma nedeni insanların çatışmaları çözme şeklinin sosyal yapımızı şekillendirmesidir.That's because the way humans resolve conflict shapes our social landscape.
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?Have you constructed honest conflicts with truth that creates doubt in what the outcome might be?
Yapamazlar çünkü bünyelerindeki insanlar, çatışmalardan çok korkarlar.And they can't because the people inside of them are too afraid of conflict.
Bu sınır çatışmalarına son verdi.That was the end of territorial disputes.
Yani, ABD hükümeti ve Çin Halk Cumhuriyeti hükümeti arasında çatışmalar var.I mean, there are conflicts between the United States government and the Chinese PRC government.
Irak ya da Afganistan'daki çatışmalardan daha fazla madalya verildi.Iraq or Afghanistan.
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.It's a story of nations, of ideologies, of territories, and of conflicts among them.
Çatışmalar için çözüm önerisi Birleşmiş Milletler'in barış gücü olabilir vesaire...To conflicts, it would be U.N.'s peacekeeping forces, and so on.
Sınırlı kaynaklar için rekabet nedeniyle çatışmalar ya da göç nedeniyle gerginlikler olacak mı?Will there be tensions over immigration, or conflicts over competition for limited resources?
Şimdiden Çad ve Darfur'da körüklenen çatışmalar var.It's already fueled conflicts in Chad and Darfur.
Duvar çatışmalarına izin verAllow wall collisions
*Yemen Cumhuriyet Muhafızları Sana'da ölümcül çatışmaların içinde.*Yemen Republican Guard in deadly clashes in Sanaa.
Savunma bakanlığının yanındaki çatışmalarda beş kişi öldü ve en az dokuz kişi yaralandı.Five people were killed and at least nine were wounded, near the defence ministry.
Madagaskar'da 450 Hörgüçlü Sığır Çalma Teşebbüsü Ardından Çatışmalar 15 Kişiyi Canından EttiClashes After an Attempted Theft of 450 Cattle Leaves 15 Dead in Madagascar · Global Voices
Çatışmalar 1900 yılında Pekin istilasına, işgaline ve yağmalanmasına yol açtı.The conflicts led to the invasion, occupation and looting of Peking in 1900.
Çarşamba günü erken saatlerde polis ve isyancılar arasında yeni çatışmalar meydana geldi.New clashes between police and rioters then broke out on the streets of Budapest early Wednesday.
1995 Dayton Barış Anlaşması üç buçuk yıl süren kanlı çatışmalara son vermişti.The 1995 Dayton Peace Agreement ended three and a half years of bloodshed.