çatışmalar ile cümle
çatışmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu da, toplumların nasıl yanlış kararlar verdikleriyle ilgili bir genel kural: çıkar çatışmaları.إذن, هذا إستنتاج عام يبين لماذا تتخذ المجتمعات قرارات سيئة: تضارب المصالح.
Bu da, toplumların nasıl yanlış kararlar verdikleriyle ilgili bir genel kural: çıkar çatışmaları.共通項の一つめです:利益相反 そして 私が話したいもう一つの共通項は
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum.A to je dnes v súčasných konfliktoch bežné.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum. Çünkü onları savaşa alet etmek çok kolay.A to je teď velmi obvyklé, v moderních konfliktech, protože je snadné přivést je do válek.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum. Çünkü onları savaşa alet etmek çok kolay.Dit is erg gebruikelijk in moderne conflicten, omdat ze erg makkelijk een oorlog in zijn te leiden.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum. Çünkü onları savaşa alet etmek çok kolay.Isto agora é muito normal, nos conflitos modernos, porque eles são fáceis de levar para a guerra.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum. Çünkü onları savaşa alet etmek çok kolay.To bardzo typowe w czasach nowoczesnych konfliktów, gdyż łatwo można je wciągnąć w wojnę.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum. Çünkü onları savaşa alet etmek çok kolay.Σήμερα αυτό είναι πολύ φυσιολογικό, στις σύγχρονες συγκρούσεις, γιατί εύκολα χρησιμοποιούνται σε πολέμους.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum.Dan hal ini sudah biasa sekarang, di konflik jaman sekarang.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum.Das ist bei heutigen modernen Konflikten ganz normal.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum.És ez nagyon is köznapi a mai konfliktusokban.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum.Esto es ahora muy común en los conflictos actuales.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum.Et cela est tout à fait normal maintenant, dans les conflits actuels.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum.Giờ thì điều đó là bình thường trong các cuộc xung đột hiện đại.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum.Iar asta e ceva obişnuit acum, în conflictele moderne.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum.그리고 이건 오늘날에 아주 평범합니다, 현대 사회의 충돌에서 말이죠.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum.Og det er meget normalt nu, i nutidens konflikter.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum.Si tratta di una cosa normale ora, nei conflitti odierni.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum.И это сейчас вполне нормально для современных конфликтов.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum.І це зараз повністю нормально для сучасних конфліктів.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum.Това е съвсем нормално сега, за съвременните конфликти.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum.וזה מאד שכיח עכשיו, בקונפליקטים של ימינו.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum.وهذا عادي جداً الآن، للصراع في العصر الحديث.
Bu günümüz çatışmalarında çok normal bir durum.子どもを戦争に送るのが簡単なためです
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.C'est une histoire de nations, d'idéologies, de territoires, et de conflits entre eux.
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.Đó là câu chuyện của các quốc gia của các hệ tư tưởng, của các vùng đất, và của cả các xung đột giữa chúng.
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.E' la storia di nazioni, di ideologie, di territori, e di conflitti tra di loro.
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.Es ist eine Geschichte von Nationen, von Ideologien, von Territorien, und von Konflikten zwischen all dem.
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.Este o poveste a națiunilor, a ideologiilor, a teritoriilor, și a conflictelor dintre ele.
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.Es una historia de naciones, de ideologías, de territorios, y de conflictos entre ellos,
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.É uma história de nações, de ideologias, de territórios, e de conflitos entre eles.
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.Het is een verhaal van naties, van ideologieën, van territoria en conflicten daartussen.
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.Je to príbeh národov, ideológií, o územiach a o konfliktoch medzi nimi.
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.이것은 국가, 이데올로기, 영토,
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.Nemzetek története, ideológiáké, territóriumoké, és a köztünk lévő konfliktusoké.
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.Είναι η ιστορία των εθνών, των ιδεολογιών, των εδαφικών διαχωρισμών και των συρράξεων.
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.Това е история на нации, на идеологии, на територии и на конфликти помежду им.
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.Это история государств, идеологий, территорий и конфликтов между ними.
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.זהו סיפור של אומות, של אידאולוגיות, של טריטוריות,
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.إنها قصة أمم. حضارات فكرية ، أقاليم ،
Bu hikaye; toplumların, ideolojilerin, ülkelerin, ve onlar arasındaki çatışmaların hikayesidir.イデオロギーの物語があり 領土の物語があり それらの間の衝突の物語があります
Bunlar hem gençlere hem de ebeveynlere namus konusundaki çatışmalarda yardım ederler.Celles-ci aident les jeunes et les parents dans les conflits liés à l'honneur.
Bunlar hem gençlere hem de ebeveynlere namus konusundaki çatışmalarda yardım ederler.De hjälper både ungdomarna och föräldrarna i hedersrelaterade konflikter.
Bunlar hem gençlere hem de ebeveynlere namus konusundaki çatışmalarda yardım ederler.Ne auttavat sekä nuoria että vanhempia kunniaan liittyvissä konflikteissa.
Bunlar hem gençlere hem de ebeveynlere namus konusundaki çatışmalarda yardım ederler.Prestan ayuda tanto a los adolescentes como a los padres a afrontar conflictos por motivos de honor.
Bunlar hem gençlere hem de ebeveynlere namus konusundaki çatışmalarda yardım ederler.Они помогают как подросткам, так и родителям в решении конфликтов на почве чести и достоинства.
Bunlar hem gençlere hem de ebeveynlere namus konusundaki çatışmalarda yardım ederler.فهي تساعد الشباب والشابات والوالدين في النزاعات المتعلقة بالشرف والكرامة.
Bunlar hem gençlere hem de ebeveynlere namus konusundaki çatışmalarda yardım ederler.出现问题可寻求援助。许多城市都设有女孩大楼,专为女孩提供援助。赫尔辛基的Sopu-työ和谭佩雷的Didar,针对和荣誉有关的纠纷问题,向青少年及父母提供援助。
Bunun böyle olma nedeni insanların çatışmaları çözme şeklinin sosyal yapımızı şekillendirmesidir.Azért, mert ahogy az emberek megoldják a konfliktusokat meghatározza a szociális térképet.
Bunun böyle olma nedeni insanların çatışmaları çözme şeklinin sosyal yapımızı şekillendirmesidir.Bởi vì cách con người giải quyết mâu thuẫn hình thành nên hình thái xã hội
Bunun böyle olma nedeni insanların çatışmaları çözme şeklinin sosyal yapımızı şekillendirmesidir.Ceci parce que la manière des humains de résoudre des conflits façonne notre environnement social.
Bunun böyle olma nedeni insanların çatışmaları çözme şeklinin sosyal yapımızı şekillendirmesidir.Das erfolgt daraus, dass die Art, wie Menschen Konflikte lösen, unsere soziale Landschaft formt.
Bunun böyle olma nedeni insanların çatışmaları çözme şeklinin sosyal yapımızı şekillendirmesidir.Detta eftersom sättet som människor löser konflikter formar vårt sociala landskap.
Bunun böyle olma nedeni insanların çatışmaları çözme şeklinin sosyal yapımızı şekillendirmesidir.Eso es porque la manera en que los humanos resolvemos los conflictos moldea nuestro panorama social.
Bunun böyle olma nedeni insanların çatışmaları çözme şeklinin sosyal yapımızı şekillendirmesidir.Felul în care oamenii rezolvă conflictele dă formă peisajului social.
Bunun böyle olma nedeni insanların çatışmaları çözme şeklinin sosyal yapımızı şekillendirmesidir.Isto porque a maneira com que os seres humanos resolvem conflitos molda o nosso panorama social.
Bunun böyle olma nedeni insanların çatışmaları çözme şeklinin sosyal yapımızı şekillendirmesidir.왜냐하면 사람들이 분쟁을 풀어나가는 방식이 우리 사회의 모습을 형성하기 때문입니다.
Bunun böyle olma nedeni insanların çatışmaları çözme şeklinin sosyal yapımızı şekillendirmesidir.Protože to, jak lidé řeší vzájemné konflikty, formuje celkovou podobu společnosti.
Bunun böyle olma nedeni insanların çatışmaları çözme şeklinin sosyal yapımızı şekillendirmesidir.Questo perché il modo in cui gli esseri umani risolvono i conflitti dà forma al nostro paesaggio sociale.
Bunun böyle olma nedeni insanların çatışmaları çözme şeklinin sosyal yapımızı şekillendirmesidir.Sposób rozwiązywania konfliktów kształtuje nasze społeczeństwa.