çatışmalar ile cümle

çatışmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu görev başında Avusturyalılarla gayet çetin çatışmalara girişti.Kampaania selles punktis oli Austria vägede juhtkond täielikus segaduses.
Çatışmalar sırasında Suriye Ordusu, üç askerini kaybetti.Linna pärast peetud lahingutes hukkus kolm Araabia Ühendemiraatide sõdurit.
Saldıran grubun tamamı öldürülür; ancak gerçekleşen çatışmalarda Joel ağır bir şekilde yaralanır.Esimese lahingu peavad väed vastu, kuid Théodred saab raskelt haavata ning sureb mõni päev hiljem.
7 Haziran'da ağır çatışmalar oldu.Valimised toimusid 7. juunil.
6 Haziran günü ise bazı bölgesel çatışmalarla geçmiştir.6. juunil lahingud linnas ja selle ümbruses jätkusid.
Kurul içindeki çatışmalar sözünü ettiğimiz bu iki grup arasında geçmiştir.Kahe leeri vahel puhkesid vägivaldsed kokkupõrked, millesse pidi sekkuma politsei.
Kızıl Kmerler'i destekleyen Çin ve Tayland, Kamboçya'yı işgal eden Vietnam ile sınır çatışmaları yaşadı.Punaste khmeeride rünnakud Kambodžas elavate vietnamlaste vastu on rikkunud Vietnami ja Kambodža suhteid.
Yine de daha sonra Berlin'de çok sert çatışmalar yaşandı.Hiljem Berliinis oli edu palju suurem.
Polis ile göstericiler arasında çatışmalar oldu.Toimusid kokkupõrked meeleavaldajate ja politsei vahel.
Jackson bu çatışmaları, sözleşmeyi erken sona erdirmek için bir sebep olarak kullanabilirdi.Huvide konflikti tuvastamine andis Jacksonile võimaluse leping varem lõpetada.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Azt akarom megvizsgálni, hogyan vált, véleményem szerint, az afganisztáni konfliktus konfliktus divattá.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Chcem sa pozrieť na to, ako sa, podľa mňa, konflikt v Afganistane stal konfliktom módy.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Chcę sprawdzić, jak konflikt w Afganistanie stał się modą konfliktu.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Chci, aby se podívali, jak se dle mého názoru konflikt v Afghanistánu stal konfliktem elegance.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Ik wil nagaan hoe het conflict in Afghanistan trendy is geworden.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Je veux examiner comment, à mon avis, le conflit en Afghanistan est devenu un conflit "chic".
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.저는 아프가니스탄의 갈등이 어떻게 미화되어 왔는지 알고 싶습니다.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Quero ver como é que, na minha opinião, o conflito no Afeganistão se tornou num conflito chique.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Quiero investigar cómo, en mi opinión, el conflicto en Afganistán se ha convertido en un conflicto elegante.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Saya ingin melihat dari kacamata saya sendiri bagaimana konflik di Afganistan telah menjadi suatu mode.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Voglio esaminare come, secondo me, il conflitto in Afghanistan sia diventato un conflitto chic.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Vreau să arăt cum a devenit, după părerea mea, conflictul din Afganistan un conflict şic.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Искам да разгледам как, според мен, конфликта в Афганистан е станал шикозен конфликт.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Я хочу подивитися, як, з моєї точки зору, конфлікт в Афганістані став шикарним конфліктом.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Я хочу показать, что, на мой взгляд, конфликт в Афганистане превратился в модный конфликт.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.אני מעוניין לבחון את איך, לדעתי, קונפליקטים הפכו לאופנה באפגניסטן.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.أنا أريد أن أنظر إلى كيف، في رأيي، صار الصراع في أفغانستان صراعا أنيقا.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.どのようにファッションに 影響したかにも興味があります 戦争で国外に身を追われた 人々の生活が
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Abbiamo avuto alcuni scontri, ma non aveva mai messo gli occhi su ogni altro prima.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Am avut câteva hărţuieli, dar nu am avut cu ochii pe fiecare alte înainte de.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Chúng tôi đã có một số cuộc giao tranh, nhưng chúng tôi đã không bao giờ đặt mắt theo từng khác trước.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Hemos tenido algunos enfrentamientos, pero que nunca había puesto los ojos unos a otros antes.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Imamo nekaj spopadih, vendar smo imeli nikoli določenih oči na vsaki drugi prej.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Kami memiliki beberapa pertempuran, tapi kami tidak pernah melihat pada satu sama lain sebelumnya.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Kaptunk olyan csatározások, de sohasem szemek egymásra előtt.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.우리는 치열한 고지 있었지만, 우리는 먼저 서로에 눈을 설정 적이 없었다.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Máme několik potyček, ale nikdy posazené oči, na sobě předtím.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Máme niekoľko potýčok, ale nikdy posadené oči, na sebe predtým.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Meillä on ollut joitakin kahakoita, mutta emme olleet koskaan asettaa katseeni toisiaan ennen.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Mieliśmy potyczek, ale nigdy na oczy na siebie wcześniej.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Nous avons eu quelques escarmouches, mais nous n'avions jamais mis les yeux sur l'autre avant.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Tivemos algumas escaramuças, mas nunca tinha posto os olhos em cima uns dos outros antes.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Vi har haft några skärmytslingar, men vi hade aldrig sett på varandra tidigare.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Vi har haft nogle kampe, men vi havde aldrig sat sine øjne på hinanden før.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.We hebben een aantal schermutselingen, maar we hadden nooit gezien op elkaar voor.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Wir hatten einige Auseinandersetzungen, aber wir hatten nie die Augen auf einander gesetzt hatte.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Είχαμε κάποιες αψιμαχίες, αλλά ποτέ δεν είχε θέσει τα μάτια από την μεταξύ τους πριν.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.Имахме някои схватки, но ние никога не са поставени очи при всяка друга преди.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.У нас були деякі сутички, але ми ніколи в очі один на одного раніше.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.У нас были некоторые стычки, но мы никогда в глаза друг на друга раньше.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.היו לנו כמה קרבות, אבל אנחנו מעולם לא הניח את עיניו על זה קודם.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.كان لدينا بعض المناوشات ، لكننا لم مجموعة عيون على بعضهما البعض من قبل.
Bazı çatışmalar vardı, ama biz daha önce birbirlerini gözlerini hiç.私はほとんど彼の顔を見ていません。
Ben birilerinin olması bulmaya ediyorum bunu imzalamak kimse küçük çatışmalar DowningEu lhe disse que não era realmente ela deve ter ouvido que
Ben birilerinin olması bulmaya ediyorum bunu imzalamak kimse küçük çatışmalar DowningI-am spus nu a fost într-adevăr
Ben birilerinin olması bulmaya ediyorum bunu imzalamak kimse küçük çatışmalar DowningKandidaten, dass unsere Praxis und ich war allein
Ben birilerinin olması bulmaya ediyorum bunu imzalamak kimse küçük çatışmalar Downing누군가가가 찾는으니 그것을 서명 누구도 약간의 충돌 다우닝
Ben birilerinin olması bulmaya ediyorum bunu imzalamak kimse küçük çatışmalar DowningЯ б намагався знайти когось, щоб мати підписати його ніхто невеликий конфлікт Даунінг
Ben birilerinin olması bulmaya ediyorum bunu imzalamak kimse küçük çatışmalar DowningЯ бы пытался найти кого-нибудь, чтобы иметь подписать его никто небольшой конфликт Даунинг
Ben birilerinin olması bulmaya ediyorum bunu imzalamak kimse küçük çatışmalar Downingהייתי מנסה למצוא מישהו שיש לי לחתום על זה איש קטנה סכסוך הפלה

İlgili Sayfalar