çatışma ile cümle
çatışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Nasıl olsa herhangi bir çatışma olmuyordu.Il n'y eut aucun combat.
Şehir içinde çatışmalar 14 Mart'ta azalmaya başladı.La prise d'assaut de la ville commença le 14 mars.
General Raus ve karargâh kadrosu, Memel'de bizzat çatışmalara girmek zorunda kaldılar.L’état-major et la majeure partie du bataillon s’installent à Memel.
Kararın önemli noktaları şunlardır: Çatışmalara son verilmesi.C’est le cœur serré que je vous dis aujourd’hui qu’il faut cesser le combat.
Bir sürelik çatışmadan sonra Arakune, Kurai için kendini feda etmeye karar verir.Ainsi humiliée, Arachné décide de se pendre.
1826-1828 İran-Rus Savaşı Rus İmparatorluğu ve Kaçar Hanedanı arasındaki son büyük askeri çatışmadır.La guerre russo-persane de 1826-1828 est le dernier conflit militaire majeur entre l'Empire russe et la Perse.
Süvari bölüğü kısa bir çatışmadan sonra geri çekilmiştir.Tommy est virée après une brève bagarre.
Tang ve Batı Göktürkler arasındaki çatışmalar, Tang Hanedanlığı'nın kurulduğu döneme kadar dayanmaktadır.Les contacts entre les Tang et les Turcs Occidentaux existent depuis la fondation de la dynastie.
Protestocular arasında yaşanan çatışmalar dolayısıyla en az 500 kişi hayatını kaybetti.La répression brutale par la police fait au moins 500 morts.
Ancak bu çatışmalarda ciddi kayıplara uğradı.Lourdes pertes au cours de ces combats.
Bazı kantonlar Katolik kaldılar ve bu durum ciddi çatışmalara ve sonunda Kappel savaşlarına neden oldu.Sept d'entre eux restèrent cependant fidèles au catholicisme, ce qui déboucha sur les guerres de Kappel.
Gerçekleşen çatışmalarda nüfusun %10'nu hayatını kaybetti.Elle a perdu jusqu'à 10 % de sa population.
Kuşatma, aralıklı çatışmalarla 53 gün sürdü.Le tournage a duré 53 jours.
1990'larda çatışmalar başkent Lima'ya kadar ulaştı.En 1990, le conflit armé est arrivé à la ville de Lima, la capitale du Pérou.
Savunmacılardan 200 asker çatışmalarda ölmüştü.Environ 200 défenseurs du quartier sont morts.
1992 yılında bir çatışmada ağır yaralandı ve bunun sonucunda bir ayağı kesildi.En 1992, elle se blesse sérieusement au pied.
Nuredddin Zengi Hareketi, Temmuz 2012'de başlayan Halep çatışmalarının ilk safhalarından beri yerini almıştır.Cette offensive est considérée comme la plus importante depuis le début de la bataille en juillet 2012.
Ancak bu tartışma parti içi çatışmalar nedeniyle yapılamadı.Ce n'est pas le seul but prêtant à polémique sur ce match.
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.Au cours de cette approche, aucune confrontation sérieuse n’est signalée.
Bu esnada ülkede birçok çatışmalar meydana geliyordu.De nombreux combats eurent lieu sur son territoire.
Bu alanların başında çatışma analizi ve strateji konuları gelmektedir.Cette notion s'analyse en situations de conflit et de groupe.
Pusat-Baltazar arasındaki soğuk savaş, sıcak çatışmaya sürüklenir.La bataille eu lieu à Martigné-Briand sous une chaleur étouffante.
Çatışmalarda üç insan öldürüldü.Six personnes furent tuées lors des affrontements.
Kentteki çatışmalar 2 Mayıs 1945 gününe kadar devam etmiştir.Le reste de la division se rendit aux Occidentaux le 2 mai 1945.
14 Nisan'da, Antonius'un lejyonları Pansa'nın birlikleri ile Forum Gallorum köyünde çatışmaya girdi.Le 14 avril, Marc Antoine parvient à intercepter les troupes de Pansa près de Forum Gallorum,.
Bu sırada şehir nüfusunun üçte biri çatışmalardan kaçarak şehri terk etmiştir.Les combats ont également poussé à l'exode un tiers de la population de la ville.
Şehirde çatışmalar Cumartesi günü de sürer.Selon les chroniqueurs européens, l'affrontement a lieu un samedi du mois d’octobre.
Bu arada kent içindeki çatışmaların yoğunluğu arttı.Du même coup, les contrastes au sein de la ville s'accentuent.
Kendisine kötü muamale eden komutan subayına el kaldırıp onunla çatışmaya girismiştir.Il parvient à se faire introduire auprès d'un officier supérieur mandaté pour discuter avec lui.
Çıkan çatışmalar Abhazya Savaşı (1998) olarak bilinir.Articles détaillés : Guerre d'Abkhazie et Guerre d'Abkhazie (1998).
6 tane çatışmadan oluşmaktadır.Il s'ensuit six jours de combats indécis.
İvankovaç Muharebesi (18 Ağustos 1805), Sırp asilerle düzenli Osmanlı kuvvetleri arasındaki ilk ciddi çatışma.En 1805, à Ivankovac, a lieu le premier grand affrontement entre les armées serbes et ottomanes.
Harper'ı kurtarırlar ve çatışmaya devam ederler.Harbinger s'interpose et lui sauve la vie.
Çatışmalar 14 Ağustos 1944 yılında başladı.Les bombardements s'arrêtent le 13 août 1944.
26 Şubat'ta ateşkese saatler kalmasına rağmen çatışmalar devam etmiştir.Dès la fin de l'Armistice, le 16 février, les hostilités reprirent.
Klin, sert çatışmaların ardından 24 Kasım'da 3. Panzer Ordusu tarafından alındı.La 3e armée de panzers capture finalement Kline le 24 novembre, après d'intenses combats.
Bu isyan, düzen güçlerine saldırılar ve sokak çatışmalarıyla anılır.Ce soulèvement est marqué par des actes de violence et des attaques contre les forces de l’ordre.
Bu birliklerin çoğu savaşın başından bu yana çatışma içindedir.Les combats y sont les plus violents depuis le début de la bataille.
İki taraf arasındaki ilk çatışma St. Albans'da olur.La cinquième confrontation entre les deux franchises a lieu à Saint-Louis.
Gazetecilik yaptığı yıllarda Kafkasya'da çatışma bölgelerinde yaptığı röportajlarla dikkati çekti.Les sources Il a raconté sa vie dans les camps dans Le Passage de la ligne.
9 Eylül'deki çatışmada ciddi şekilde yaralandı ve hastanede birkaç ay geçti.Pendant la guerre, il est grièvement blessé et a passé plusieurs mois à l'hôpital.
Boşnaklar ve Hırvatlar arasında çatışmaların başlaması.Une véritable lutte sans merci commence entre les voleurs et leurs traqueurs.
Bu dönemde sağ ve sol çatışması arttı.Le clivage entre droite et gauche s'accentue pendant la période de la Restauration.
Çatışma sonucu 9 militan yaşamını yitirir.Une stèle commémore ce combat et les neuf victimes militaires.
Bir hikâye içerisindeki güçlerin karşı karşıya gelmesi veya çatışması ile oluşur.Il permet de comparer les forces impliquées dans une guerre ou dans une bataille.
Aşiret çatışmasında 3 kişi öldü.Trois morts dans des affrontements dans la province de l'ouest.
Bu çatışmada Amerikan tarafı hiçbir kayıp vermemiştir.Les Américains n'ont quant à eux subi aucune perte.
Bu çatışma döneminde, İsrail Yahudi Ajansı, ülkeden kaçmak isteyen Yahudilere yardımcı oldu.Ce groupe connu dans toute l'Allemagne aide pendant plus d'un an les Juifs persécutés à s'enfuir.
Bir süre sonra hapishaneden kaçtı ancak polisle girdiği çatışmada tekrar yakalandı.Elle s'est ensuite enfuie dans la rue et a été recueillie par la police.
2004-2013: Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde Kivu Çatışma.2004 : mission de coopération militaire en République démocratique du Congo.
4 gün süren çatışmalar sonucu ordu kasabada yeniden denetimi sağlamıştır.Après quatre jours de combat, on autorisa la population à regagner la ville.
Saldırma, çatışma ve keşif görevleri yapan alay, genelde geceleri faaliyet göstermektedir.Les arrestations et les perquisitions avaient lieu souvent la nuit.
Protestolar, mitingler, gösteriler ve iç çatışmalar yaşanmıştır.Il y a des rassemblements, des manifestations, des confrontations avec la police.
Eski İsviçre Konfederasyonu ile Habsburg Hanedanı arasındaki son büyük silahlı çatışmadır.Elle marqua la fin du conflit militaire entre les Habsbourg et les Confédérés suisses.
Clarence çatışmadan sağ çıkmıştır ama bir gözünü kaybetmiştir.Douglas fut lui-même capturé après avoir perdu un œil au combat.
Radikal İslamcı gruplar da bu çatışmalara dahil olmuşlardır.Les Roms musulmans aussi prennent part à ces célébrations.
20 adet top çatışmalar sırasında kaybedildi.Seize ont été perdus durant les combats.
Rus harbi sırasında Tirvana'da da yoğun çatışmalar yaşanmıştır.Un drapeau russe en titane y a également été symboliquement planté.
Çıkan çatışmada İngilizler ağır yenilgi aldı.Les Britanniques y subirent une lourde défaite.
Batı Cephesindeki çatışmalarda ciddi bir biçimde birkaç kez yaralandı ve % 25 olarak özürlü oldu.Il y est sérieusement blessé à plusieurs reprises (reconnu handicapé à 25 %).