çarpması ile cümle

çarpması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
"Ayna Çarpması".^ 『今鏡』。
1922'de bisiklete binerken bir kamyonun ona çarpması sonucu öldü.1922年他因骑自行车时被一辆卡车撞到而去世。
Son olarak, 60V’dan yüksek gerilime sahip teller, insanlarda elektrik çarpmasına neden olabilir.另外,任何高于60V的电压都会对人体造成电击或触电危险。
İki mayına çarpmasının sonucu olarak hızlıca batan gemide yer alan 629 denizciden sadece 127'si kurtarıldı.约克号迅速沉没,629名船员中仅127人获救。
Ancak anlatılana göre yıldırım çarpması sonucu Temmuz veya Ağustos ayında öldü.其中一名女子严重烧伤,死于7月或8月。
1961:Füzeler yüklenip, kapağının kapanırken çarpması ile bir denizci öldü.1961年,装载导弹时一名水兵被水雷撞到身亡。
Marty, babasını arabanın çarpmasından kurtararak, anne ve babasının tanışmasını engellemiştir.아버지와 어머니가 만나지 못하면 자신의 존재가 사라지게 된다는 것을 알게 된 마티는 부모님의 만남을 돕는다.
12 Kasım 1966'da bir İsrail sınır devriyesi aracının mayına çarpması sonucu üç asker öldü, altısı yaralandı.11월 11일 밤 경찰을 태운 이스라엘 국경순찰차가 이스라엘-요르단 국경의 지뢰 지역을 통과하던 중 3명이 사망하고 6명이 부상을 입었다.
1961:Füzeler yüklenip, kapağının kapanırken çarpması ile bir denizci öldü.1961 – במהלך העמסת הטילים לצוללת אחד המלחים נמחץ למוות על ידי מכסה של פתח הטילים.
19 Nisan 1906'da Pierre Curie bir at arabasının çarpması sonucu öldü.На 19 април 1906 г. Пиер Кюри загива при пътно произшествие.
Topun sizin kafanıza çarpması değil, sizin isteyerek, bilinçli şekilde topa kafayla vurması gereklidir.Това се дължи не толкова на тяхната маса, колкото на необходимостта за бързо насочване на оръдието.
Hindistan levhasının Asya'ya çarpması halen devam etmekte ve Himalayalar yılda 1 cm yükselmektedir.S obzirom da se indijski potkontinent podvlači pod ostatak Azije, Himalaja i dalje raste i to 1 cm na godinu.
Kibirinin cezası olarak yıldırım çarpması sonucu öldüğü söylenir.Podľa správ ho vraj zasiahol blesk.
Negatif yıldırım çarpması genellikle sadece 10 mikrosaniye sürer, ama birden fazla çarpmalar da yaygındır.Negativne strele po navadi ne trajajo dalje, kot deset mikrosekund, vendar so tudi večkratni udari pogosti.
Elektrik çarpmasının etkileri pek çok etkene dayanır.Učinki podvodne eksplozije so odvisni od številnih dejavnikov.
Kariyeri bittiğinde 32 yaşındaydı o zamanda araba çarpması sonucunda ayağı kırılmıştır.Nesulaukęs 32 metų, žuvo partrenktas automobilio.
Ay'ın yüzeyinde gökcisimlerinin çarpması sonucu oluşan birçok krater bulunur.Mėnulio paviršiuje labai daug kraterių.
19 Nisan 1906'da Pierre Curie bir at arabasının çarpması sonucu öldü.19. aprillil 1906 sai abikaasa Pierre liiklusõnnetuses surma.
"Ayna Çarpması"."Luupainaja peksmine".
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.아프리카에서는 매일 점보747기 7대가 충돌하는 것만큼의 사람들이 죽어가고 있어요
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Also in Afrika kommen wir täglich auf sieben Abstürze von 747ern.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Bem, em África temos o equivalente à queda de sete Jumbos 747, todos os dias.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Bene, in Africa, noi abbiamo l'equivalente di sette jumbo 747 che si schiantano ogni giorno.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Bueno, en África, tenemos el equivalente de 7 aviones Jumbo 747 estrellados cada día.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Cóż, w Afryce każdego dnia rozbijałoby się siedem Jumbo Jetów 747.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Eh bien, en Afrique, nous avons l'équivalent de sept jumbo-jets 747 qui s'écrasent tous les jours.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Ei bine, în Africa avem echivalentul a șapte avioane uriașe 747 care se prăbușesc în fiecare zi.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Hát Afrikában minden nap hét 747-es Jumbo becsapódásával számolhatnánk.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Nou, in Afrika gaat het om het equivalent van zeven jumbo 747's die dagelijks crashen.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Vâng, ở châu phi, chúng tôi có tương đương với bảy chiếc 747 cỡ lớn đâm mỗii ngày
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Στην Αφρική έχουμε κάτι ανάλογο με επτά συντριβές αεροσκαφών 747 σε καθημερινή βάση.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Ситуация в Африке эквивалентна семи громадным 747-ым, падающим ежедневно.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.Що ж, в Африці ми маємо еквівалент семи 747-мих Боїнгів, що розбиваються щодня.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.אז באפריקה יש לנו שווה-ערך של 7 מטוסי ג'מבו 747 שמתרסקים בכל יום.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.حسنا، فى أفريقيا، لدينا ما يعادل لسبع طائرات جامبو طراز 747 تتحطم كل يوم.
Afrika'da, her gün yedi büyük boy 747'nin çarpmasına denk olaylar yaşanıyor.ジャンボ機7台分です もし 蚊の好く匂いを使って
Ama matris çarpması y aparken hangi yönde yaptığın önemlidir. -Es importante confirmar que si importa la direccion en la cual estamos haciendo la multiplicacion.
Ama matris çarpması y aparken hangi yönde yaptığın önemlidir. -하지만 행렬에서 곱셈을 할 때가 중요한데요, 어느 방향으로 곱해주느냐가 영향을 미치기 때문에 그것을 확실히 해야 합니다.
Ama matris çarpması y aparken hangi yönde yaptığın önemlidir. -Při maticovém násobení je důležité... si uvědomit pořadí,... ve kterém násobíme.
Ama matris çarpması y aparken hangi yönde yaptığın önemlidir. -Ważne jest, kiedy mnożymy macierze, żeby upewnić się, że kolejność mnożenia ma znaczenie.
Ama matris çarpması y aparken hangi yönde yaptığın önemlidir. -من المهم انه عندما نضرب المصفوفات ان نؤكد على اهمية الاتجاه الذي نتبعه في عملية الضرب
Ama matris çarpması y aparken hangi yönde yaptığın önemlidir. -どちらから掛け算をするかを確認するのは とても重要です。 ですが、これは正方行列同士でやる限り、
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Acontece que estas coisas não têm de atingir o solo para causar grandes danos.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Emellertid visar det sig att dessa tingestar inte behöver träffa marken för att göra stor skada.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Het blijkt dat deze dingen de grond niet hoeven te raken om veel schade te veroorzaken.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Hóa ra những thiên thể này không cần đâm vào mặt đất mới gây ra thiệt hại.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Il fatto è che questi oggetti non devono per forza collidere con la terra per creare grossi danni.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Il se trouve que ces choses n'ont pas besoin de toucher le sol pour provoquer de gros dégâts.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Izkaže se, da tem stvarem ni treba zadeti ob površje, da bi napravile veliko škodo.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Kiderült, hogy ezek a dolgok nem kell, hogy becsapódjanak a talajba, hogy nagy kárt okozzanak.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.그리고 이런 운석들은 꼭 땅에 떨어져야만 피해를 주는 것만도 아니죠.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.S-a aflat că asteroizii nu trebuie să lovească pământul pentru a produce daune.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Sucede que no tienen que llegar a chocar contra el piso para hacer mucho daño.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Takie obiekty wcale nie muszą spaść na ziemię, by spowodować ogromne szkody.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Ternyata batu-batu ini juga tidak perlu menghujam tanah untuk membuat kerusakan besar.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Ukázalo sa, že tieto veci nemusia dopadnúť na zem na to, aby napáchali značnú škodu.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Ukazuje se, že tyhle věci nemusí narazit do země, aby napáchaly veliké škody.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Αποδεικνύεται ότι αυτά τα πράγματα δεν χρειάζεται να χτυπήσουν το έδαφος για να κάνουν μεγάλη ζημιά.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Но астероидам не обязательно касаться земли, чтобы нанести большой ущерб.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Оказва се, че тези неща не трябва да се ударят в земята, за да предизвикат много щети.

İlgili Sayfalar