çarpmak ile cümle

çarpmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aslında tek tek çarpmaktan çok daha az zaman alır.Although it's less time consuming than actually multiplying it out.
Tabiki sadece 2x'i çarpmak gibi bir şansımız yok.And, of course, I can't just multiply only the 2x.
Şimdi karesini istemiyoruz, 3 eksi x ile çarpmak istiyoruz. -Now, we don't have it squared, but we're multiplying it by times 3 minus x.
Yapacağınız ilk şey n ve yirminin toplamını sekizle çarpmak olmalıdır. .So the first thing you want to do is you'd want to distribute this 8 times n plus 20.
Bütün n artı sekizleri çarpmak istemezsiniz.You don't want to multiply this whole n plus 8.
Tüm yaptığımız denklemin her iki tarafını da x le çarpmak.All we did is we multiplied both sides of this equation by x.
Bu 12 bölü 5 ile çarpmakla aynı şey.That's the same thing as multiplying by 12 over 5.
Bir kesirle bölmek, kesrin tersiyle çarpmakla aynı şeydir.Dividing by a fraction is the same thing as multiplying by its inverse.
Bunu carpmak cidden cok zor olur. Bunu carpmak cidden cok zor olur.To multiply this out, or to multiply this out is a huge pain as you know.
Tamam, diyelim ki bir mermi tehlikedeki güzel bir genç kıza çarpmak üzere.Okay, let's say a bullet is about to hit a beautiful damsel in distress.
Yani ikisini de çarpmak zorundayım,birbirlerine eşit olsunlarSo I have to multiply both of them so they equal each other.
Ve ben onu bu iki denklemle çarpmak istiyorum.And I want to multiply it by both of these equations.
Payı da aynı sayıyla çarpmak zorundayız.Have to multiple numerator by same number, 36.
Yani bir sayıyı 10 ile çarpmak sonuna 0 eklemektir. .So when you multiply something by 10, you add a zero at the end of it.
Tek yaptığım 2 üzeri 10'u alıp kendi ile 5 kere çarpmaktı.All I did is I took 2 to the tenth and I multiplied it by itself five times.
Ve düşünebildiğim en kolay yolu da, her tarafı 3'le çarpmak.And the easiest one I can think of is multiply both sides by 3.
Tek yaptığım, toplam hacimle tuz oranını çarpmak. .All I did, I multiplied the percent saline times my total volume.
Fakat sıfırı ekledikten sonra, yine dört ile çarpmakla aynı şeyi yapıyoruz.But once you put the zero there, you can treat it just like a four.
Yani 1/2'ye bölmek, 2/1 ile çarpmak ile tamamen aynı işlem .So dividing by 1/2 is the exact same thing as multiplying by 2/1.
Bunu yapmanın en kolay yolu tüm verilenleri x^2 ile çarpmaktır. .The easiest way to do that is to multiply everything by x squared.
1/10 ile çarpmak 10 a bölmekle aynı şeydir.Multiplying by 1/10 is the same thing as dividing by 10.
Bu transformasyonu x vektörüne uygulamak. vektörü C matrisiyle çarpmakla aynı şeydir. -When it's applied to some vector x, it's equivalent to multiplying that vector x times the matrix z.
Avrupa'da bu durum özellikle Türkiye'de göze çarpmaktadır.Besonders Israel sieht sich dadurch bedroht.
Hocaları arasında özellikle Walter Norris, Aki Takase ve David Friedman göze çarpmaktadır.Zu ihren Lehrern in gehörten unter anderem Walter Norris, Aki Takase und David Friedman.
İki şarkı arasında sözlerdeki farklılık göze çarpmaktadır.Zwischen beiden Erzählungen überwiegen für ihn die Unterschiede.
Bu, örf ve adet hukukuna (common law) getirilmiş bir yenilik olarak göze çarpmaktadır.(Es zeigt sich), dass die Aufteilung des Grund und Boden eine neue Art von Recht hervorgebracht hat.
Bazen kesme taş da göze çarpmaktadır.Bisweilen sind die Schneiden auch rosa getönt.
Eski tarihsel yapıyı taşıyan ahşap evlerden birçok örnek halen göze çarpmaktadır.Von der alten Geschichte legen auch einige alte Gebäude Zeugnis ab.
Joanna ve Ted'in davranışlarında da bu kavramların irdelenmesi açıkça göze çarpmaktadır.Durch die gemeinsame Arbeit werden bei Tine und Ole anscheinend alte Gefühle wach.
Bu ilişki birçok bölümün ana ve alt konusunda göze çarpmaktadır.Dabei fixiert sich die Handlung auf mehrere Haupt- und Nebenfiguren.
ABD'de, her yıl yaklaşık 1,3 milyon geyik araçlara çarpmaktadır.Environ 1,3 million de cervidés sont percutés chaque année sur les routes aux États-Unis.
2007 yılında yapılan nüfus sayımına göre nüfustaki azalma göze çarpmaktadır.Lorsque la dernière évaluation en 2007, la tendance de la population est stable.
Bu sunular arasında koyun postları da göze çarpmaktadır.Certains chevaux de selle sont également rassemblés ici.
Son frizde, en sağda, erkek ve kadının erotik pozda tasvir edildiği bir sahne göze çarpmaktadır.En contrebas, à gauche, les trois Marie contemplent la scène avec effroi.
Bu takdirde Cin Çarpmak manası vardır.On a alors un échange de gènes.
İki şarkı arasında sözlerdeki farklılık göze çarpmaktadır.Hay un minuto de silencio entre ambas canciones.
Bazen kesme taş da göze çarpmaktadır.A veces rodea también el ábside a la misma altura.
2007 yılında yapılan nüfus sayımına göre nüfustaki azalma göze çarpmaktadır.Dal censimento del 2007 è emerso che il numero di abitanti sta di nuovo calando.
Dağınık iskân yapısına rağmen çok sıkı sosyal ilişkiler göze çarpmaktadır.Benché centrata sulla sfera privata, l'opera possiede già un taglio sociale.
Bu takdirde Cin Çarpmak manası vardır.Тогда в бой вступает Джин.
Bazen kesme taş da göze çarpmaktadır.Каменная резьба порой раскрашивалась.
2007 yılında yapılan nüfus sayımına göre nüfustaki azalma göze çarpmaktadır.В 2007 году, согласно данным Росстата, ухудшение демографической обстановки замедлилось.
Hiperuzayda hareket eden Dünya kargo gemisi C982 son anda TARDIS'e çarpmaktan kurtulur.Генерал Уильямс сообщает, что готовится миссия по спасению C982.
2007 yılında yapılan nüfus sayımına göre nüfustaki azalma göze çarpmaktadır.وهذا أقل مما كان في 2007، مما يظهر تناقص في السكان.
Şehrin bir bölümünde gökdelenler ve yüksek binalar göze çarpmaktadır.Na cidade permanecem as ruas e as fundações de alguns edifícios.
Dünya doğal taş üretiminde Asya’da Çin’in etkisi, Avrupa’da Türkiye’nin etkisi göze çarpmaktadır.Como se observa, a energia da entidade se adapta, na Ásia, às condições culturais de cada país.
Cesaretli karakteri hemen göze çarpmaktaydı.A personagem se impõe rapidamente.
Yapıdaki Selçuklu etkisi göze çarpmaktadır.O Outro Lado da Sombra continua repercutindo.
2007 yılında yapılan nüfus sayımına göre nüfustaki azalma göze çarpmaktadır.«Números do INE para 2007 confirmam baixa da natalidade.
Bazen kesme taş da göze çarpmaktadır.Por vezes havia, também, o corte do tronco ao meio.
Ağrıya örnek olarak ayağı bir yere çarpmak, parmak yanması veya bir kesiğe alkol dökmek verilebilir.Voeten kunnen gedesinfecteerd worden met, bijvoorbeeld, alcohol.
Şehirdeki Norveç kültürü göze çarpmaktadır.Zapominano o nich na rzecz kultury norweskiej.
Bazen kesme taş da göze çarpmaktadır.Czasami skrzeplina może także ulegać zropieniu.
Kentte yoğun kirlilik göze çarpmaktadır.У місті почався стихійне захоплення власності.
Bunların yanında geliştirilmiş taktik ve antrenman kontrolü de göze çarpmaktaydı.Від кожного з них він навчався певних тактичних навичок і тренерських хитрощів.
Cesaretli karakteri hemen göze çarpmaktaydı.Я одразу побачив його сміливі спрощення.
Bu kiliseler kısmen tahrip olmuşsa da çeşitli freskler halen göze çarpmaktadır.Pozdější zaklenutí kostela však tuto fresku z části zničilo.
Şarkı, içerdiği piyano ile göze çarpmaktadır.Smith je velice spjat s klubem, ve kterém hraje.
Cesaretli karakteri hemen göze çarpmaktaydı.Její obranný charakter podtrhovalo mohutné cimbuřím.
Avrupa'da bu durum özellikle Türkiye'de göze çarpmaktadır.Tämä ilmiö havaitaan erityisesti Euroopassa.
İlgili Sayfalar