çarpmış ile cümle
çarpmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Beşik sete yaklaştığında sudan çıkarılmış ve içinde uyumakta olan bir bebek göze çarpmış.Er bleek een baby in te liggen die rustig en droog lag te slapen.
Haberlere göre, üç roket binaya çarpmıştı.W kierunku budynku wystrzelono co najmniej trzy pociski rakietowe.
Araba ağaçlara çarpmış, bavulları yerlere saçılmış vaziyettedir.Uchodźcy poruszają się pieszo, z bagażem na plecach.
28 Temmuz 1945 tarihinde, saat 9:49 'da bir B-25 Empire State Building'in kuzey cephesine çarpmıştır.Den 28 juli 1945 kraschade en B-25 in i Empire State Building på Manhattan.
Genet'nin başını sert bir şekilde çarpmış olabileceği düşünülmektedir.Hamrandet gjorde att Zeus fick en kraftig huvudvärk.
Haziran 2003'te Gray kendi arabasıyla başka arabaya çarpmıştır.V červnu 2003 Gray narazil svým autem do jiného vozidla.
Ay'ın yüzeyine irili ufaklı asteroit ve kuyrukluyıldız malzemesi milyarlarca yıl çarpmıştır.Povrch Měsíce je miliardy let vystavován působení dopadů malých asteroidů a komet.
A arabasıyla B'ye çarpmıştır (Bu maddi vakıaya bir örnektir.Banksem. **Ve voze se vystřídal s P.
World Youth serisinde kamyon çarpmıştır.Poničena byla značná část mladoboleslavské automobilky.
Haberlere göre, üç roket binaya çarpmıştı.Se estimează că 3 astfel de bombe au lovit nava.
Bu yüksek binaya 1945'te bir B-25 Mitchell bombardıman uçağı çarpmış ve 14 kişinin ölümüne sebep olmuştur.1945. július 28-án egy eltévedt B-25 Mitchell bombázógép csapódott a toronyba, 14 ember halálát okozva.
Özellikle rezerv takımda oynadığı maçlarla göze çarpmıştır.Hän pelasi kuitenkin pääosin reservijoukkueen riveissä.
18.05’te geri çekilirken Ocean da mayına çarpmıştı.Γύρω στις 18:15 η φωτιά έφτασε στη θάλασσα.
Aralık 2006'da aracıyla park halindeki başka bir araca çarpmış ve 48 yaşındaki bir kadını sakatlamıştır.I desember 2006 kjørte Blind inn i et parkert kjøretøy og skadet en 48 år gammel kvinne.
Yolculuk sırasında Midilli birçok mayına çarparak battı, Yavuz da üç mayına çarpmıştı.Trên đường đi, Midilli trúng phải nhiều quả mìn và bị chìm; Yavuz cũng trúng ba quả mìn.
Gözünü kapatıp açtığı sayfada ensiferum kelimesi gözüne çarpmıştı.彼は最後に一枚のレコードをかけ目を閉じて聴き出した。
Ay'ın yüzeyine irili ufaklı asteroit ve kuyrukluyıldız malzemesi milyarlarca yıl çarpmıştır.月表承受了小行星与彗星几十亿年的轰击。
Rose daha bebekken Kocası Pete Tyler'a araba çarpmış ve ölmüştür.Pete Tyler (피트 타일러) | 숀 딩월 (성우 : 오세홍) 로즈가 갓난아기 때 뺑소니 자동차 사고로 죽은 아버지이다.
Aralık 2006'da aracıyla park halindeki başka bir araca çarpmış ve 48 yaşındaki bir kadını sakatlamıştır.בדצמבר 2006, בלינד התנגש יחד עם מכוניתו ברכב חונה, ופצע אישה בת 48.
5 yaşındayken, okul çıkışında kendisine araba çarpmış ve kafasından sakatlanmıştır.Като петгодишно момче е ударен от кола близо до неговото училище, в резултат на което претърпява операция.
Genet'nin başını sert bir şekilde çarpmış olabileceği düşünülmektedir.Тайсън твърди, че е ударен с глава.
Yavuz, toplamda üç mayına çarpmış ve uçaklardan da iki bomba darbesi almıştı.Tanzerju se je s svojim letalom uspelo dvigniti v zrak in sestreliti dve od napadajočih letal.
Aralık 2006'da aracıyla park halindeki başka bir araca çarpmış ve 48 yaşındaki bir kadını sakatlamıştır.Ta kukkus 11. novembril 1993 trepil ja nihestas paremat õlga.
"10 çarpı 10", bir diğer ifadeyle "10 üzeri 2" ile çarpmış olurum.이건 10배 하고 또 10배하는 거죠 즉 10의 2제곱배와 같으니
"10 çarpı 10", bir diğer ifadeyle "10 üzeri 2" ile çarpmış olurum.Przeszedłem ją dwa razy odpowiada ona 10 razy 10. Co odpowiada 10 do drugiej potęgi
"10 çarpı 10", bir diğer ifadeyle "10 üzeri 2" ile çarpmış olurum.اذاً هي تعادل 10 × 10 ما يساوي × 10^2
"10 üzeri 1" ile çarpmış oluruz.10을 곱하는, 10의 1제곱을 곱하는 거지만
"10 üzeri 1" ile çarpmış oluruz.فكأننا نضرب 10 بـ 10^1
1 ile 3 arasındaki bu mesafe kadar ilerlersek, 30'a ulaşırız çünkü 3 ile çarpmış oluruz.이번엔 이 거리만큼 이동하면 30이 되죠 3을 곱하는 것과 같으니까요
1 ile 3 arasındaki bu mesafe kadar ilerlersek, 30'a ulaşırız çünkü 3 ile çarpmış oluruz.اذا تحركتم هذه المسافة هنا فسوف تصلون الى 30 لأننا نضرب بـ 3
91 çarpı 32 2912 eder, ama aslında 9.1 ve 3.2'yi çarpmıştık.91 곱하기 32는 2912 이고 91곱하기 32를 하는 게 아니라 9.1 곱하기 3.2 를 했으므로
91 çarpı 32 2912 eder, ama aslında 9.1 ve 3.2'yi çarpmıştık.91 gange 32 er 2912. Vi gangede dog i virkeligheden ikke 91 med 32, men 9,1 med 3,2.
91 çarpı 32 2912 eder, ama aslında 9.1 ve 3.2'yi çarpmıştık.91 krát 32 je 2 912, ale tady jsem nenásobil 91 a 32, násobil jsem 9,1 a 3,2.
91 çarpı 32 2912 eder, ama aslında 9.1 ve 3.2'yi çarpmıştık.91 по 32 е 2912, но не умножих 91 по 32 тук, умножих 9.1 по 3.2.
91 çarpı 32 2912 eder, ama aslında 9.1 ve 3.2'yi çarpmıştık.91 помножити на 32 дорівнює 2912, але я ж тут множим не 91 на 32, а 9,1 на 3,2.
91 çarpı 32 2912 eder, ama aslında 9.1 ve 3.2'yi çarpmıştık.اذاً 91×32=2912 لكن في الواقع ان ما لدينا 91×32 بل 9.1×3.2
91 çarpı 32 2912 eder, ama aslında 9.1 ve 3.2'yi çarpmıştık.しかし、実際は91*32ではないです。 9.1*3.2です。 小数点以下の桁は
9'dan 45 elde edebilmek için 5 ile çarpmıştık.Abychom z 9 dostali 45 musíme ji vynásobit 5.
9'dan 45 elde edebilmek için 5 ile çarpmıştık.Hogy a 9-ből 45-öt kapjunk, öttel kell szoroznunk.
9'dan 45 elde edebilmek için 5 ile çarpmıştık.Om van 9 naar 45 te komen, moeten we vermenigvuldigen met 5.
9'dan 45 elde edebilmek için 5 ile çarpmıştık.Para llegar desde 9 a 45, tenemos que multiplicar por 5.
9'dan 45 elde edebilmek için 5 ile çarpmıştık.Pour passer de 9 à 45, nous devons multiplier par 5.
9'dan 45 elde edebilmek için 5 ile çarpmıştık.Vi skal gange 9 med 5 for at få 45.
9'dan 45 elde edebilmek için 5 ile çarpmıştık.За да получим 45 от 9, трябваше да умножим по 5.
Afedersiniz, eşittir 3, 10 ile çarpmıştık.죄송합니다, 3입니다, 10을 곱했으니까요.
Afedersiniz, eşittir 3, 10 ile çarpmıştık.Anteeksi, siis on yhtä kuin 3. Mehän kerroimme kymmenellä molemmat puolet.
Afedersiniz, eşittir 3, 10 ile çarpmıştık.Désolé,, c'est égal à 3, nous avons multiplié par 10.
Afedersiniz, eşittir 3, 10 ile çarpmıştık.Entschuldigung, ist gleich 3, wir haben es ja mit 10 multipliziert.
Afedersiniz, eşittir 3, 10 ile çarpmıştık.Maaf, sama dengan 3, kita sudah kalikan dengan 10 tadi
Afedersiniz, eşittir 3, 10 ile çarpmıştık.Pardon, se rovná 3, násobili jsme 10.
Afedersiniz, eşittir 3, 10 ile çarpmıştık.Perdón, es igual a 3, lo multiplicamos por 10.
Afedersiniz, eşittir 3, 10 ile çarpmıştık.Przepraszam, to jest równe 3, przecież mnożymy przez 10
Afedersiniz, eşittir 3, 10 ile çarpmıştık.Sorry, is gelijk aan 3, we vermenigvuldigden met 10.
Afedersiniz, eşittir 3, 10 ile çarpmıştık.Spiacente, è uguale a 3, abbiamo moltiplicato per 10.
Afedersiniz, eşittir 3, 10 ile çarpmıştık.Ursäkta, är lika med 3, vi multiplicerade med 10.
Afedersiniz, eşittir 3, 10 ile çarpmıştık.Συγνώμη, ισούται με 3, πολλαπλασιάσαμε με το 10
Afedersiniz, eşittir 3, 10 ile çarpmıştık.Извините, равно 3, мы умножили на 10.
Afedersiniz, eşittir 3, 10 ile çarpmıştık.Така че, игнорирайте това. Можете да познаете, че решавам задачите в реално време.
Afedersiniz, eşittir 3, 10 ile çarpmıştık.סליחה, שווה ל 3 , הכפלנו ב10
Afedersiniz, eşittir 3, 10 ile çarpmıştık.عذراً! مساوية لـ 3، لأننا ضربنا في 10.