çarpmış ile cümle
çarpmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gemi, kayalara çarpmış.The ship was wrecked on the rocks.
Onu yıldırım çarpmıştı.She was struck by lightning.
Tom kafasını çarpmış olmalı.Tom must've hit his head.
Tom'a bir kamyon çarpmış ve oracıkta can vermiş.Tom was hit by a truck and died instantly.
Onu cin çarpmış.He is possessed by jinnis.
Grip belirtileri gösterdiğimde sanki bir kamyon çarpmış gibi oldum.When I had the symptoms of the flu, it felt as if I had been hit by a truck.
Haziran 2003'te Gray kendi arabasıyla başka arabaya çarpmıştır.In June 2003, Gray crashed his car into another vehicle.
Haberlere göre, üç roket binaya çarpmıştı.Three rockets were reported to have hit the building.
1963 Ağustosunda, Ilyushin 14 adlı uçak rotada giderken bu dağa çarpmıştır.In August 1963, an Ilyushin 14 aircraft crashed into the side of the mountain while on route.
Yolculuk sırasında Midilli birçok mayına çarparak battı, Yavuz da üç mayına çarpmıştı.While en route, Midilli struck several mines and sank; Yavuz hit three mines as well.
Ben çarpmış bir kabuk görür ve orada durmuştur.I saw a huge shadow was moving there and here.
5 yaşındayken, okul çıkışında kendisine araba çarpmış ve kafasından sakatlanmıştır.When he was 5 years old, a horse kicked him on the head.
En sonunda bu iki matrisi çarpmış olduk.So there you have it. We just multiplied this matrix times this matrix.
Tabiat da kasvetli. Yıldırım çarpmış, cansız ağaçlar.Nature is much bleaker, trees have been struck by lighting and ravaged by time.
Saint Petersburg şehir merkezinde arabasını başka bir arabaya çarpmış.In downtown St. Petersburg, he actually crashed his car into another car.
Bunları birbirleriyle iki kere çarpmış olacağız. -And then we're going to have these two multiplied by each other twice.
Burada bu iki ifadeyi çarpmış oldum. Ya da iki karmaşık sayı diyelim.I just multiplied these two expressions or these complex numbers, really
Ben de kafasını bir yere falan çarpmıştır da artık heteroseksiel olmuştur diye ummuştum.I was hoping you had a head injury and thought you were straight.
9'dan 45 elde edebilmek için 5 ile çarpmıştık.To get from 9 to 45, we have to multiply times 5.
Yoldan geçen bir araba bana çarpmıştı.I was hit by a passing sedan.
Aslında bütün burdaki terimi şurdaki terimlerle çarpmış olduk.We essentialy multiplied every term here by every term over there.
Bebek geliyordu ve ben de bebeğin sevgisiyle kamyon çarpmışa dönecektim.The baby was coming, and I was ready for this Mack truck of love to just knock me off my feet.
Olan şuydu, adam kırmızıda geçmiş köpeğime ve bana çarpmıştı.What had happened is, he ran a red light and hit me and my dog.
91 çarpı 32 2912 eder, ama aslında 9.1 ve 3.2'yi çarpmıştık.91 times 32 is 2912, but I didn't multiply 91 by 32 here, I multiplied 9.1 times 3.2.
Bir kıza çarpmış gibi görünüyor.It looks like it hit a girl.
Esasında, sadece 1 ile çarpmış oluyoruz.We're essentially just multiplying by 1.
Araba camına çarpmış kuşa benzeyen bu şey, aslında Bill Cheswick'in İnternet haritası.This thing that looks like a peacock hit a windscreen is Bill Cheswick's map of the Internet.
Kalabalık, ‹‹Cin çarpmış seni!›› dedi. ‹‹Seni öldürmek isteyen kim?››The multitude answered, "You have a demon! Who seeks to kill you?"
Birçoğu, ‹‹Onu cin çarpmış, delidir. Niçin Onu dinliyorsunuz?›› diyordu.Many of them said, "He has a demon, and is insane! Why do you listen to him?"
Hanginizin fitnelenmiş (cin çarpmış delirmiş) olduğunu.Who is distracted.
Böylece zulümlerinden dolayı onlara yıldırım çarpmıştı.They were struck by lightning then as punishment for their wickedness.
"Biz: 'Bazı ilahlarımız seni çok kötü çarpmıştır' (demekten) başka bir şey söylemeyiz."All we can say is that some of our gods have smitten you with evil."
Zulümlerinden ötürü onları yıldırım çarpmıştı.They were struck by lightning then as punishment for their wickedness.
Tanrılarımızın bir kısmı seni fena çarpmış deriz de başka bir şeycik demeyiz.All we can say is that some of our gods have smitten you with evil."
Bunun üzerine zulümlerinden ötürü kendilerini yıldırım çarpmıştı.They were struck by lightning then as punishment for their wickedness.
"Sadece şunu söylüyoruz: 'İlahlarımızdan biri seni kötü çarpmış."All we can say is that some of our gods have smitten you with evil."
Ve arkadaşınız bir cin çarpmış değildir.Your companion is not mad.
Biz "Tanrılarımızdan biri seni fena çarpmış!" demekten başka bir söz söylemeyiz!All we can say is that some of our gods have smitten you with evil."
"Ancak şu kadarını diyebiliriz ki; "tanrılarımızdan bazısı seni fena çarpmış".All we can say is that some of our gods have smitten you with evil."
Arkadaşınızı cin çarpmış değildir.Your companion is not mad.
“Galiba tanrılarımızdan biri seni pek fena çarpmış!” demekten başka bir şey söyleyemeyiz.I place my trust in God who is my Lord and your Lord.
Demişlerdi ki: "Bize Allah'ı açıkça göster." Böylece zulümlerinden dolayı onlara yıldırım çarpmıştı.And the thunderbolt took them for their evildoing.
Bunun üzerine sizi yıldırım çarpmıştı. Ve siz bakıp duruyordunuz.But you were seized with a thunderbolt (lightning) while you were looking.
Rabbinin nimetine yemin olsun ki, sen ne kâhinsin ne de cin çarpmış.By the Grace of Allah, you are neither a soothsayer, nor a madman.
Bakınıp dururken size yıldırım çarpmıştı.But you were seized with a thunderbolt (lightning) while you were looking.
Faiz yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar.Those who swallow usury will not rise, except as someone driven mad by Satan's touch.
Bunun üzerine Allah, binalarına temellerinden çarpmış da üstlerindeki tavan tepelerine çökmüştü.But God struck at the foundations of their building, and the roof fell down upon them from above.
Onun gözüne özellikle iki fotoğraf çarpmış.Two photos in particular caught his eye.
Naboland, baş torpido dairesinin sancak tarafından Dumlupınar'a çarpmıştı.Die Nagara wurde steuerbord achtern von einem Torpedo getroffen.
Bir gece dersten çıkarken bir yabancıya çarpmış ve tanışıp aşık olmuştur.Nach einiger Zeit der Ziellosigkeit lernte er eine Frau kennen und lieben.
İki yaşındayken kendisine bir araba çarpmış ve kaldırıma sürüklenmiş ancak ciddi bir yaralanma geçirmemiştir.Quelques semaines plus tard, il est percuté par une automobile durant un entraînement, sans conséquence grave.
Naboland, baş torpido dairesinin sancak tarafından Dumlupınar'a çarpmıştı.Le Naka est lui touché à tribord, près de sa chaudière n°1.
Naboland, baş torpido dairesinin sancak tarafından Dumlupınar'a çarpmıştı.Joughin se sujetó a la barandilla de estribor.
Yolculuk sırasında Midilli birçok mayına çarparak battı, Yavuz da üç mayına çarpmıştı.Mentre procedeva la Midilli urtò alcune mine ed affondò; anche la Yavuz urtò tre mine.
18.05’te geri çekilirken Ocean da mayına çarpmıştı.Verso le 5.00 di mattina, Luther si svegliò per andare a pesca.
World Youth serisinde kamyon çarpmıştır.Осуществлял транспортное обслуживание Всемирных юношеских игр.
Ben çarpmış bir kabuk görür ve orada durmuştur.Но он как выяснилось, стоял на обрыве, и покатился вниз.
Ben çarpmış bir kabuk görür ve orada durmuştur.يرون دماراً هنا وخراباً هناك.
5 yaşındayken, okul çıkışında kendisine araba çarpmış ve kafasından sakatlanmıştır.Toen ze zeven jaar oud was, werd ze van school op weg naar huis door een auto aangereden.
Haziran 2003'te Gray kendi arabasıyla başka arabaya çarpmıştır.In juni 2001 liep Gray zware verwondingen op bij een auto-ongeluk tijdens zijn vakantie in Ierland.