Cemile, bu mahallede güzelliğiyle göze çarpan, paylaşılamayan genç bir Boşnak kızıdır.Agata, eine voll entwickelte Kindfrau von ungewöhnlicher Schönheit, betritt die Hütte.
Temelde logaritmik çarpanları ihmal eden büyük O gösteriminden başka bir şey değildir.Sie ist mit Ausnahme des auf der Blattunterseite seidig flaumig behaarten Hauptnervs unbehaart.
Çünkü çarpanlara ayırma problemine bir çözüm birçok farklı yönlerde araştırılmıştır.Die Beseitigung der Spuren war aus mehreren Gründen ratsam.
Asal çarpanlarına ayırma çok büyük sayılar için zor bir problemdir.Die Erhebung der Grunddaten stellt eine große Schwierigkeit dar.
Denklemlerde 0 {\displaystyle 0\!} çarpanı sadeleştirilmez.(Do You Believe in Magic) La cachette (Hide Away) On n’est pas aux pièces !
Eğer gcd(a, N) ≠ 1 ,ise burada Nin bir önemsiz-olmayan çarpanı ise,bu yüzden yapılır .Si PGCD(a, N) ≠ 1, alors c'est un facteur non trivial de N, donc effectué.
Bu Lagrange çarpanının methodudur.C'est le point de vue Lagrangien.
Öykünün göze çarpan bir diğer yanı da toplumsal sınıf ayrılığıdır.Il s’agit vraisemblablement, là encore, d’une division des classes sociales.
Çarpılanın birler basamağının sayı değeri 9, çarpanınki 3'dür.Nuages ensoleillés sur le Cap Nègre, et 3.
Göze çarpan çözümlerden biri bombanın içerisine canlı tavuklar koyulmasını öne sürüyordu.Une proposition particulièrement remarquable a suggéré d’inclure des poulets vivants dans le mécanisme.
1000'e kadar tam sayıların asal çarpanlarını göstermektedir.Tirage total à 1000 exemplaires.
Ancak delikanlı bir gün, yabancılığını suratına çarpan bir olay yaşar.Mais un jour, le jeune garçon meurt d'un accident dont les circonstances sont inconnues.
1 sayısının yalnız bir çarpanı vardır, o da 1'dir.En effet, 1 ne possède qu'un seul diviseur : 1.
Göze çarpan çözümlerden biri bombanın içerisine canlı tavuklar koyulmasını öne sürüyordu.Sin embargo, la propuesta más destacada fue la de introducir gallinas vivas en el interior de las bombas.
Bunlar; Akdamar, Çarpanak, Adır ve Kuş adalarıdır.Coatís: vivían en el monte y comían frutas, raíces y huevos de pájaros.
Vatikan'daki en göze çarpan binadır.Probablemente la más deteriorada del Valle.
Ancak delikanlı bir gün, yabancılığını suratına çarpan bir olay yaşar.Tú sabes, Polonia es un lugar donde cosas extrañas le suceden a tu mente.
Aşırı ve keskin bir dualizm Zerdüştlük'ün en göze çarpan özelliğini oluşturdu.El extremado y pronunciado dualismo constituyeron la característica más reseñable del zoroastrismo.
Tüylerine rağmen çoğunlukla göze çarpan bir kuş değildirler.Las aves paleognatas son no voladoras en su mayoría.
Fakat bu belleklerin çok göze çarpan bir kısıtlaması vardı: bu bellekler tekrar programlanamıyorlardı.Pero esta serie tenía un defecto: eran desobedientes.
Bunun en göze çarpan örnekleri, yerleşim yerlerinde bulunan tarihi eser niteliğindeki evlerdir.En ella se citan, entre otras: Hundimiento de los tejados en las casas que ya los tenían colocados.
Nisan 2012'de, 143'ün çarpanları elde edildi.En agosto de 1914, había tres formas de reservas.
Sk: Hızlandırma çarpanı.Control de la aceleración.
Eğer gcd(a, N) ≠ 1 ,ise burada Nin bir önemsiz-olmayan çarpanı ise,bu yüzden yapılır .Si el mcd(a, N) ≠ 1, entonces es un factor no trivial de N, así que terminamos.
Birçok MİB üreticisi şimdilerde önceden ayarlanmış çarpanı çipin içine kilitlemektedir.En la mayoría de los casos se necesita eliminar los progenitores ya presentes en la médula ósea del receptor.
Bu sayılar ve 1 hariç diğer çarpanları 1/a şeklinde yazılarak toplanırsa sonuç 1 olur.Cada uno de los capítulos, excepto el primero y el último, contiene una de estas parábolas.
Bu Lagrange çarpanının methodudur.Ésta es la descripción Lagrangiana.
Rus İç Savaşı sırasında göze çarpan bir komutandı.Fu un comandante militare coinvolto nella Guerra civile russa.
Bu algoritma kuantum bilgisayarlarında çok büyük sayıları kolaylıkla asal çarpanlarına ayırabilmektedir.I moderni computer algebrici sono invece in grado di fattorizzare questi numeri quasi istantaneamente.
Yere çarpan bir araç kazasında Vladimir Komarov öldü.In quella missione morì poi in circostanze drammatiche Vladimir Komarov.
Çünkü asal çarpanlar verildiğinde hem EVET hem de HAYIR cevapları teyit edilebilir.Разрешается отвечать только да или нет.
Eğer q asal değilse en az bir p asal çarpanı q 'yu böler.Если q не является простым, то некоторое простое число p делит q.
Denklemlerde 0 {\displaystyle 0\!} çarpanı sadeleştirilmez.Величину W 0 {\displaystyle W_{0}} несложно вычислить.
Bu algoritma kuantum bilgisayarlarında çok büyük sayıları kolaylıkla asal çarpanlarına ayırabilmektedir.Этот алгоритм позволяет квантовым компьютерам быстро производить факторизацию больших целых чисел.
1 sayısının yalnız bir çarpanı vardır, o da 1'dir.Но сохранился только один его, первый номер.
Sayının kendisi asal ise, çarpan kalın yazılmıştır.Там же он вновь обращается к своему давнему увлечению — пишет книги.
BAFTA tarafından adına Yılın EN Göze Çarpan İngiliz Filmi ödülü verilmektedir.В память о Корде названа ежегодная премия BAFTA за лучший британский фильм года.
Manzara ve figür arasındaki ilişki Leonardo'nun göze çarpan mizansenine açık bir zıtlık sunar.Её состояние и внешний вид вызвали у депутатов эстетический шок.
Göze çarpan vücut yokluğuna rağmen fotoğraflar insan varoluşunu yaymaktadır.على الرغم من غياب واضح للجسم، فإن الصور تنبعث من وجود بشري.
Eğer q asal değilse en az bir p asal çarpanı q 'yu böler.إذا كان q غير أولي، فإنه يوجد عدد أولي p ما يقسم q.
Taweret heykeline çarpan gemi, heykeli yerle bir eder ve karaya oturur.تمثال لبأ-عنخ-رع سيد السفينة ويحمل أيضا تمثال لبتاح.
Denklemlerde 0 {\displaystyle 0\!} çarpanı sadeleştirilmez.أن يجلس ممسكا بيدها ؟ الحياة لا تتوقف.
Çünkü asal çarpanlar verildiğinde hem EVET hem de HAYIR cevapları teyit edilebilir.As respostas possíveis eram Sim e Não.
Bu denklemler çarpanlara ayırma, kareye tamamlama ve diskriminant yöntemleri ile çözülürler.A alternativa não é fechá-los em casa e enchê-los de receio.
Yüksek ISO filmle çekilen analog görüntüde ise daha az göze çarpan kabartılar olarak ortaya çıkar.Imagens de alta resolução tiradas recentemente mostram que ela apareça menos semelhantes a rostos.
RSA sayılarını çarpanlarına ayırmak için bu algoritmalar kullanılır.Este é o tipo de algoritmo utilizado para levar números RSA.
Mihrap tabanı manzara desenleriyle bezenmiş olan Kula seccadeleri en göze çarpan örneklerdir.Óculos escuros com armações quadradas eram os mais cobiçados.
Eğer q asal değilse en az bir p asal çarpanı q 'yu böler.Se q não é primo, então algum fator primo p divide q.
Göze çarpan bir örnek de sözde Öklid uzayı olarak ,uzay zamanının tasviridir.Um mundo onde, de fato, a própria noção de espaço-tempo desaparece.
Lüks cafeleri ile göze çarpan bir semttir.Er is iets mis met Jolly Jumper.
Bu kitapta Lagrange, ünlü yöntemi Lagrange çarpanlarını formüle döktü.In dit artikel introduceerde Lagrange zijn oplosmethode van Lagrange.
Ancak bu durum göze çarpan bazı değişiklikler olmadığı anlamına gelmiyor.Dit wil echter niet zeggen dat er geen veranderingen hebben plaatsgevonden.
Schumpeter'ın bir diğer göze çarpan öğrencisi de Nicholas Georgescu-Roegen'dır.Een andere belangrijke denker is de wiskundige Nicholas Georgescu-Roegen.
K çarpanının değeri, geminin m³ değerindeki toplam iç hacmine bağlı olarak değişir.Het gehele gewicht van de klok hangt onder het draaipunt van de as.
Bu yöntemi, muhtemel kısıtlamaları da hesaba katarak genişletmiş ve Lagrange çarpanlarını üretmiştir.Uniknęli oni w ten sposób prześladowań i pogromów.
Çarpım yazmacının israf edilen alanı azaldıkça çarpandaki geri kalan bitlerin sayısı da azalır.Niezależnie od liczby przelatujących przez sektor bombowców liczba strat będzie taka sama.
1 sayısının yalnız bir çarpanı vardır, o da 1'dir.Jeśli grupoid posiada zero, to ma je tylko jedno.
Nitekim n > 11 için Fermat sayıları henüz asal çarpanlarına ayrılamamıştır.Od tamtej pory numer E111 pozostaje nieużywany.
Ardından gemiye çarpan devasa bir dalga, anlatıcı ile yaşlı bir İsveçli dışında herkesi denize sürükler.Po kilku dniach podróży uderza w niego potężna fala, która porywa wszystkich poza narratorem i starym Szwedem.
Göze çarpan çözümlerden biri bombanın içerisine canlı tavuklar koyulmasını öne sürüyordu.Wyjątkowo niezwykła propozycja polegała na tym, żeby w mechanizmie umieścić żywe kury.