Ana içeriğe geç
Sözlük

çarp ile cümle

çarp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onun bir araba tarafından çarpıldığını ördüm.I saw her get hit by a car.
Onlara bir araba çarptı.A car hit them.
Ona bir araba çarptı.A car hit him.
Dan üç kez ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.Dan was sentenced to three consecutive life sentences.
Dan bir ağaca çarptı.Dan crashed into a tree.
Harrison uçağını golf sahasına çarptıktan sonra ciddi şekilde yaralandı.Harrison Ford was seriously injured after he crashed his plane into a golf course.
Uzakta, sesler, panjurların çarpması ve köpeklerin havlaması duyulabilir.In the distance can be heard voices, the slamming of shutters, and the barking of dogs.
Tom bir ağaca çarptı.Tom crashed into a tree.
Tom arabasının kontrolünü kaybetti ve bir ağaca çarptı.Tom lost control of his car and crashed it into a tree.
Tom bir köpeğe çarpmamak için yoldan çıktı.Tom swerved off the road to avoid hitting a dog.
Tom bir köpeğe çarpmaktan kaçınmak için yoldan çıktı.Tom swerved off the road to avoid hitting a dog.
O gıyabında ölüm cezasına çarptırıldıShe was sentenced to death in absentia.
Dan bir kamyon tarafından çarpıldı ve ağır bir şekilde yaralandı.Dan was struck and gravely injured by a truck.
Büyük Hadron Çarpıştırıcısı dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısıdır.The Large Hadron Collider is the world's largest particle accelerator.
Tom neredeyse bir kamyon tarafından çarpılacaktı.Tom was almost hit by a truck.
Şimşek tarafından çarpıldığında ve yandığında Coloseum 217 yılına kadar kullanıld.ıThe Coloseum was used until the year 217, when it was struck by lightning and burnt.
Meryem, Tom'un kapıyı çarpmasından onun mutsuz olduğunu anladı.Mary could tell by the way Tom slammed the door that he wasn't happy.
Tom Mary'nin kapıyı çarparak kapatma şeklinden onun üzgün olduğunu söyleyebilir.Tom could tell by the way Mary slammed the door that she was upset.
Otuz yıl önce saate yıldırım çarptı.Thirty years ago, the clock was struck by lightning.
Çarpık kentleşme ve kaos pek çok planlama sorunları yaratır.Urban sprawl and chaos create many planning problems.
Beş çarpı iki ona eşittir.Five times two equals ten.
Planımız çarpık gitti.Our plan has gone askew.
Ben bunun doğru olduğuna yemin ederim ya da yıldırım beni çarpsın.I swear that it is true, or may lightning strike me down.
Çarpışacağımızı düşündüm.I thought we were going to crash.
Hiç kimseye çarpılmadı.No one was hit.
Tom 13 ay hapis cezasına çarptırıldı.Tom was sentenced to 13 months.
Tom bir kamyon tarafından çarpılmaya oldukça yaklaştı.Tom came pretty close to getting hit by a truck.
Bizim arabamıza çarpan kamyonu süren adamın ehliyeti yoktu.The guy driving the truck that crashed into our car didn't have a driver's license.
Dün eve giderken biri bana çarptı.Someone crashed into me on my way home yesterday.
Tom elektrik çarpması sonucu öldü.Tom died from electrocution.
Bir şey bana çarptı.Something hit me.
Çarpı işaretinin olduğu yer.X marks the spot.
Garsonlar birbirlerine çarptılar.The waiters bumped into each other.
Garsonlar birbirlerine çarptılar ve tepsilerini düşürdüler.The waiters bumped into each other and dropped their trays.
Tom otoyolda bir geyiğe çarptı.Tom hit a deer on the highway.
Volkswagen 18 milyar dolara kadar para cezasına çarptırılabilir.Volkswagen could face up to $18 billions in fines.
Tom birinci derecen saldırı ile suçlandı ve 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Tom was charged with first degree assault and sentenced to 15 years in prison.
Tom ölümden kurtuldu ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.Tom was spared death and sentenced to life in prison.
Ben neredeyse Thomas'la çarpışıyordum.I almost collided with Thomas.
Ben neredeyse bir kamyon tarafından çarpılıyordum.I almost got hit by a truck.
Tom neredeyse bana çarpıyordu.Tom almost hit me.
O, kapıyı çarparak kapattı.He slams the door shut.
Tom'a bir kamyon çarpmış ve oracıkta can vermiş.Tom was hit by a truck and died instantly.
Tom'a bir kamyon çarptı ve olay yerinde hayatını kaybetti.Tom was hit by a truck and died instantly.
Onun kalbi heyecanla çarpıyor.His heart beat with excitement.
Kapıyı çarparak kapattım.I slammed the door shut.
Tom gözlerini kapadı ve sahile çarpan dalgaların sesini dinledi.Tom closed his eyes and listened to the sound of the waves crashing on the beach.
Tom bir sıcak çarpması geçirdi.Tom had a heat stroke.
Tom'a az kalsın araba çarpıyordu.Tom almost got hit by a car.
Odadaki bütün tablolar çarpık asılmış.All the paintings in the room hung crooked.
Büyük bir buz parçası çatıdan kaydı ve büyük bir gürültüyle yere çarptı.A large piece of ice slid from the roof and hit the ground with a loud thud.
Büyük bir buz yığını çatıdan kaydığında ve ona çarptığında Tom yaralandı.Tom was injured when a large chunk of ice slid off the roof and hit him.
Kapı çarparak kapandı.The door slammed shut.
Kapı bir çarpma ile kapandı.The door closed with a bang.
Tom'un evini yıldırım çarptı.Tom's house was struck by lightning.
Mary'nin evini yıldırım çarptı.Mary's house was struck by lightning.
Ben güneş çarpmasından muzdarip oldum.I suffered sunstroke.
Öyleyse aşk nedir? İnsanları herhangi bir yaşta çarpabilen bir hastalıktır.Then what is love? A disease which can strike people at any age.
Güney İtalya'daki iki tren çarpıştı.Two trains collided in Southern Italy.
İki tren İtalya'da kafa kafaya çarpıştı, 22 yolcu hayatını kaybetti.Two trains collided head-on in Italy, killing 22 passengers.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
çarp ile cümle - Sayfa 7 - çarp kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App