Kuiper Kuşağı'na ait serseri bir göktaşı Dünya'yla çarpışma rotasında.A rogue asteroid from the Kuiper Belt is on a collision course with the Earth.
Çocuk bardağa çarptı.The boy knocked the glass over.
Tom'a bir golf topu çarptıTom got hit by a golf ball.
Titanik bir buzdağına çarptı.The Titanic hit an iceberg.
Hiç arabanla köpeğe çarptın mı?Have you ever knocked down a dog with your car?
O kamu hizmeti cezasına çarptırıldı.He was sentenced to community service.
Ben futbol oynarken top başımın arkasından bana çarptı.A ball hit me in the back of the head while I was playing soccer.
Nerede onlara çarptın?Where did you hit them?
Tom bir araba kapısına ait çarpma sesi duydu.Tom heard a car door slam.
Tom'un uçağının nereye çarptığını öğrendim.I found out where Tom's airplane crashed.
Arabaya çarpan kişi ben değilim.I'm not the one who crashed the car.
Tom sana çarpmadığı için şanslısın.You're lucky Tom didn't hit you.
Neredeyse arabama çarpıyordun.You almost crashed into my car.
Kalbi çılgınca çarpıyordu.His heart was beating wildly.
Tom'un bana çarpacağını sanıyordum.I thought Tom was going to hit me.
Arabanı bir şeye çarptın mı?Did you crash your car into something?
Hükümet gerçeği çarpıtır.The government bends the truth.
Sadece kafamı bir şeye çarptım.I just banged my head on something.
Kafamı demin bir şeye çarptım.I just banged my head on something.
Onlar çarptı.They crashed.
Kafasını çarptı.He banged his head.
Tom şiddetle çarptı.Tom crashed.
O elbise onun üzerinde çarpıcı görünüyor.That dress looks stunning on her.
Çarpraz bulmacaları severim.I like crossword puzzles.
Göğüs göğüse çarpışmaya karar verdiler.They decided to fight mano-a-mano.
Yargıç onu beş dolar para cezasına çarptırdı.The judge fined him five dollars.
Çarpıcı görünüyorsun.You look stunning.
İki araba çarpıştı.The two cars crashed.
Çarpışma sonucunda yolculardan birisi fırladı.As a result of the collision, one of the passengers was thrown out.
Kavanoz yere çarptığında paramparçaydı.The jar was smashed to bits when it hit the floor.
Bir araba Tom'a çarptı.A car hit Tom.
Bugün neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordum.I almost got hit by a car today.
Dirseğimi duvara çarptım.I banged my elbow against the wall.
Onu yıldırım çarptı.He was hit by lightning.
Onu yıldırım çarpmıştı.She was struck by lightning.
Bir araba tarafından çarpıldım.I got hit by a car.
Bana bir araba çarptı.I got hit by a car.
Beni yıldırım çarptı.I got hit by lightning.
Köpeğe çarpmayı engellemek için yoldan çıkmak zorunda kaldım.I had to swerve to avoid hitting the dog.
Sana çarpıldım.I have a crush on you.
Ölüm cezasına çarptırıldım.I've been sentenced to death.
Ben sana çarpıldım.I've got a crush on you.
Bir kapı çarpması duydum.I heard a door slam.
Bugün neredeyse bir kamyon tarafından çarpılıyordum.I nearly got hit by a truck today.
Tom'un bir araba tarafından çarpıldığını gördüm.I saw Tom get hit by a car.
Ben pencereye çarptım.I bumped into the window.
Bu araba çarpışmaları önlemek için otomatik olarak fren yapar.This car brakes automatically to avoid collisions.
Uçak eve çarptı.The plane crashed into the house.
Tom başını duvara çarptı.Tom bashed his head against the wall.
Tom başını bir ağaç dalına çarptı.Tom banged his head on a tree branch.
Hakim Tom'u ölüm cezasına çarptırdı.The judge sentenced Tom to death.
Tom ona neyin çarptığını bilmeyecek.Tom won't know what hit him.
Tom kapıya çarptı.Tom banged on the door.
Tom hiç at eti carpaccio yemedi.Tom has never eaten horse meat carpaccio.
Tom direksiyon başında uyuya kaldı ve bir sokak lambasına çarptı.Tom fell asleep at the wheel and hit a street lamp.
O, düşen kaya tarafından çarpıldı ve anında öldü.He was hit by a falling rock and died instantly.
Ona, düşen bir kaya çarptı ve anında öldü.He was hit by a falling rock and died instantly.
Tom'un arabası bir ağaca çarptı.Tom's car hit a tree.
Tom oğlanlardan birine çarptı ve onu yere düşürdü.Tom hit one of the boys and knocked him to the ground.
Tom arabaya bindi ve kapıyı çarparak kapattı.Tom got into the car and slammed the door shut.