Araba ağaca çarptı.The car bumped the tree.
Araba bir ağaca çarptı.The car ran into a tree.
Arabama arkadan çarpıldığı zaman boynum kırıldı.My neck snapped when my car was hit from behind.
Araba bir korkuluğa çarptı.The car ran into a guardrail.
Araba korkuluğa çarptı ve tepeden aşağıya yuvarlandı.The car crashed into the guard-rail and rolled down the hill.
Araba bir telefon direğine çarptı.The car hit a telephone pole.
Bir çocuk bisikletine binerken cüzdanımı çarptı.A boy snatched my purse as he rode by on his bicycle.
İki yolcu treni Şangay'da çarpıştı.Two passenger trains crashed in Shanghai.
Gemi büyük bir buzdağına çarptığında yolcular kamaralarında uyuyorlardı.The passengers were asleep in their cabins when the ship hit a huge iceberg.
Kalbimin hızla çarptığını hissettim.I felt my heart beating rapidly.
Gerçek bir bilimci gerçekleri çarpıtmaz.A true scientist would not distort facts.
Kafasına bir taş çarptı.A stone hit him on the head.
Gemi, kayalara çarpmış.The ship was wrecked on the rocks.
Oğlumun ön dişleri çarpık çıktı.My son's front teeth have come in crooked.
Hacimi hesaplamak için uzunluğu genişlikle ve derinlikle çarp.To calculate the volume, multiply the length by the width by the depth.
Tayfun Kanto bölgesine çarptı.The typhoon struck the Kanto district.
Çarpışma için kendimizi hazırladık.We prepared ourselves for the crash.
Caddeden karşıya geçerken neredeyse bana bir araba çarpıyordu.Crossing the street, I was nearly hit by a car.
İki kamyon çarpıştı.Two trucks bumped together.
Evini yıldırım çarptı.His house was struck by lightning.
Onun arabası bir trenle çarpıştı.His car collided with a train.
O bir araba tarafından çarpıldı.He was hit by a car.
O, dizini sandalyeye çarptı.He knocked his knee against the chair.
Neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordu.He came near being hit by a car.
O, ölüm cezasına çarptırıldı.He was sentenced to death.
O, arabayı lamba direğine çarptı.He ran the car into a lamppost.
O, kafasını rafa çarptı.He hit his head on the shelf.
Başını bir sütuna çarptı.He bumped his head against a post.
O, caddeyi geçerken neredeyse araba tarafından çarpılıyordu.He was nearly hit by the car while crossing the street.
Yoldan geçerken az kalsın araba çarpıyordu.He was nearly hit by the car while crossing the street.
O, işarete çarptı.He hit the mark.
Başını tavana çarptı.He bumped his head against the ceiling.
O, öfkeyle kapıyı çarptı.He banged the door in anger.
O, kafasını bir kayaya çarptı.He hit his head against a rock.
Gemi bir kayaya çarptı.Their ship struck a rock.
Onlar birbirleriyle çarpıştılar.They bumped against each other.
Onlar yüzüme su çarptılar.They dashed water into my face.
Onu çarparım.I bump into her.
Onu gördüğüm her an kalbim hızlı çarpıyor.My heart beats fast each time I see her.
Onun kalbi korkudan şiddetle çarpıyor.Her heart beat fast from fear.
O, onun için on dolarlık para cezasına çarptırıldı.She was fined 10 dollars for that.
O, gözüme çarptı.She caught my eye.
Göze çarpmamak için arka kapıdan geldi.She came in through the back door lest she be seen.
Onun bir dizi çarpık dişleri var.She has a set of irregular teeth.
O, kalbinin hızlı çarptığını hissetti.She felt her heart beat quickly.
Onun kalbinin hızlı çarptığını hissettim.She felt her heart beating fast.
O, caddeyi geçerken bir araba tarafından çarpıldı.She was hit by a car while she was crossing the street.
Diğerleri arasında göze çarpıyor.She stands out from the rest.
Alandaki büyük bir ağacı yıldırım çarptı.A big tree in the field was struck by lightning.
Kapasiteyi hesaplamak için, uzunluğu genişlikle derinlikle çarpın.To calculate the capacity, multiply the length by the width by the depth.
Çarpık çurpuk sebzelerden nefret eder misin?Do you hate misshapen vegetables?
Onun arabası bir ağaca çarptı.His car ran into a tree.
Köpek bir araba tarafından çarpıldı.The dog was hit by a car.
O neredeyse bir araba tarafından çarpılacaktı.She was almost hit by a car.
Neredeyse bir araba tarafından çarpılacaktı.He was almost hit by a car.
Neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordumI was almost hit by a car.
Yaşlı adam neredeyse araba tarafından çarpılacaktı.The old man was almost hit by a car.
Dikkat et, kafanı çarpma.Mind your head.
Dikkatsizlikten,arabasıyla direğe çarptı.By lack of attention, she hit the post with her car.
Yaşlı adama bir araba çarptı ve derhal hastaneye götürüldü.The old man was hit by a car and was immediately taken to the hospital.