Kalp çarpıntısıyla, o kapıyı açtıWith her heart pounding, she opened the door.
Kalp çarpıntısı vardı.His pulse was racing.
Kalpte çarpıntı ve ağrı sık görülen semptomlardı.Palpitation and pain in the heart were frequent symptoms.
Kalp ağrıları, kalp çarpıntısı gibi hallerde kullanılır.On l'utilise dans le traitement de diverses affections du cœur comme l'insuffisance cardiaque.
Kalbe faydalıdır, kalp çarpıntısını önler.C'est l'endroit de prédilection pour apprécier le rythme cardiaque.
Sinirlendiği zaman çarpıntısı tutar ve kekeyerek konuşur.Когда он пьян, он брюзжит и дерется.
Ronaldo 15 yaşındayken kendisine futbolu bıraktırmaya zorlayabilecek bir kalp çarpıntısı tanısı konuldu.في سن 15 تم تشخيص حالة رونالدو بتسارع نبضات القلب، وهي حالة كادت أن تجبره على التخلي عن كرة القدم.
Eğer akım yeterince yüksekse, kas kasılmalarına, kalp çarpıntılarına ve doku yanmalarına neden olabilir.Якщо струм є досить високим, то це викликає скорочення м'язів, аритмію серця та опіки тканин.
Demek ki hepsini heyecan ve çarpıntı kaplamıştı.すると、全員が激しい喜びと感動に包まれた。
Sinirlendiği zaman çarpıntısı tutar ve kekeyerek konuşur.一直不聽她說話她會生氣而大聲斥罵。
Kalp çarpıntısı vardı.Er hat Herzflimmern. - Und?
Kalp çarpıntısı vardı.Gyorsan dobog a szíve!
Kalp çarpıntısı vardı.Îi crescuse pulsul.
Kalp çarpıntısı vardı.Stoupal mu puls.
Kalp çarpıntısı vardı.Zijn polsslag ging snel.
Kalp çarpıntısı vardı.Η καρδιά του έτρεχε.
Kalp çarpıntısı vardı.Пулсът му беше ускорен.
Kalp çarpıntısı vardı.Это не первый встречный. У него тахикардия.
O yabancı değil! Kalp çarpıntısı vardı.No es el primero que he visto, es que tenía taquicardia. - ¿Y qué?