Önceden kirlenmenin çaresinin seyreltme olduğunu düşünüyorduk ancak durumun bu olmadığı ortaya çıktı.우리는 한때 오염을 해결하는 방법으로 희석하면 된다고 생각했었습니다. 하지만 그것은 더 이상 사실이 아님이 판명되었습니다.
Önceden kirlenmenin çaresinin seyreltme olduğunu düşünüyorduk ancak durumun bu olmadığı ortaya çıktı.Nous pensions que la solution à la pollution était la dilution, mais cela a prouvé que ce n'était plus le cas.
Önceden kirlenmenin çaresinin seyreltme olduğunu düşünüyorduk ancak durumun bu olmadığı ortaya çıktı.Prima pensavamo che la soluzione all'inquinamento fosse la diluizione ma ora la situazione è cambiata.
Önceden kirlenmenin çaresinin seyreltme olduğunu düşünüyorduk ancak durumun bu olmadığı ortaya çıktı.Νομίζαμε ότι η λύση για τη μόλυνση ήταν η διάλυση αλλά έχει αποδειχθεί ότι αυτό δεν ισχύει.
Önceden kirlenmenin çaresinin seyreltme olduğunu düşünüyorduk ancak durumun bu olmadığı ortaya çıktı.Преди мислехме, че решението на проблема със замърсяването е разреждането, но се оказва, че не е така.
Önceden kirlenmenin çaresinin seyreltme olduğunu düşünüyorduk ancak durumun bu olmadığı ortaya çıktı.היינו רגילים לחשוב שהפתרון לזיהום הוא דילול, אבל הוכח שזה לא המקרה.
Önceden kirlenmenin çaresinin seyreltme olduğunu düşünüyorduk ancak durumun bu olmadığı ortaya çıktı.لقد اعتدنا أن الحل للتلوث هو التخفيف بالماء لكن لم تعد هذه هي الحالة على الإطلاق
Önceden kirlenmenin çaresinin seyreltme olduğunu düşünüyorduk ancak durumun bu olmadığı ortaya çıktı.汚染を希釈すればよいとされて来ましたが もはやそうは言ってはいられない事態です 社会科学者や