Asma, bahçe duvarına sardırılabilir ya da çardak oluşturulabilir.The ciel could either be fixed to the bedposts, or to the wall.
Yedi gün çardaklarda kalacaksınız. Bütün yerli İsrailliler çardaklarda yaşayacak.You shall dwell in booths seven days. All who are native-born in Israel shall dwell in booths,
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.He made darkness pavilions around himself: gathering of waters, and thick clouds of the skies.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.He builds his house as the moth, as a booth which the watchman makes.
Yahudilerin Çardak Bayramı yaklaşmıştı.Now the feast of the Jews, the Feast of Booths, was at hand.
Rabbin, bal arısına şöyle vahyetti: "Dağlardan, ağaçlardan ve kurdukları çardaklardan evler edin!"Your Lord predisposed the bees to make their hives in mountains, trees and trellices,
Ve Rabbin, bal arısına, dağlarda, ağaçlarda ve çardak kurulan yerlerde kovan yapın diye vahyetti.Your Lord predisposed the bees to make their hives in mountains, trees and trellices,
Bağın çardakları yere çökmüştü. "Ah, diyordu, keşke ben Rabbimehiçbir ortak koşmamış olsaydım!And he was saying, “I wish I never associated anyone with my Lord.”
Bağ, çardakları üzerine yıkılmış kalmıştı, "Ah Keşke Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım" diyordu.And he was saying, “I wish I never associated anyone with my Lord.”
Başka yerlerde, çardaklarda, pergolalarda, duvarlarda veya ağaçlarda yetiştirilir.Elsewhere, it is grown on arbours, pergolas, walls, or trees.
İki sevgili genellikle bir çardakta mutlu bir şekilde kucaklaşırken gösterilir.The two lovers are usually shown happily embracing in a bower.
Çardakta bulunan havuzlu fıskiye.Im Pool mit Promis.
Akabinde ise sekizgen baldaken (sekizgen çardak) sisteminin arayışı içerisine girmiştir.Dort lief er bis Saisonende in acht Erstligaspielen (kein Tor) auf.
İsrail oğullarını Mısır diyarından çıkardığım zaman, onları çardaklarda oturttuğumu nesilleriniz bilsinler.”Et quand j'écartai les fils d'Israël de toi, quand tu vins à eux avec les preuves.
Çardakbelen, Bursa ilinin Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı bir mahalledir.La marchandise lui est apportée sur le seuil, où l'on traite avec lui ».
Üç çardak kuralım: Biri sana, biri Musa’ya, biri de İlyas’a.”Il a eu trois (ou quatre) fils : Isra`il, Mikha'îl, Mûsâ (et Yûnus).
Aralık-Ocak : Çardak ayları denilmektedir.Ses habitants sont appelés les Montierchaumois.
Çardaklı, Diyarbakır ilinin Hani ilçesine bağlı bir mahalledir.Se encuentra con él en un día lluvioso, de pie junto a ella en un terreno baldío.
Üç çardak kuralım: Biri sana, biri Musa’ya, biri de İlyas’a.”Племя состоит из трёх родов: Моулуо (謀落) или Моуцы (謀刺), Чисы (熾俟) или Пофу (婆匐), Ташили (踏實力).
Tavanıyla birlikte çardak.Потолок в ней сводчатый.
Akabinde ise sekizgen baldaken (sekizgen çardak) sisteminin arayışı içerisine girmiştir.وبعث إليه صندل رسله من طريقه فقتلهم فأغذ إليه السير وقاتله ثمانية أيام.
Tavanıyla birlikte çardak.فتحة بانورامية بالسقف.
Tavanıyla birlikte çardak.Afresco no teto.
Araba Çardaklı'ya geldiğinde Sülüklü Garajı'nda yolcu alıp indirmiştir.Po wyjściu z wagonu zdołał się ukryć w dole kloacznym.
Çardak, gölgelik, sayvan, çatı, kubbe.Ostoja, podłoga, ściany, dach.
Akabinde ise sekizgen baldaken (sekizgen çardak) sisteminin arayışı içerisine girmiştir.De avslagna tuvorna (som väl orsakats av iskilar) samlade han sedan i åtta väldiga stackar.
Tavanıyla birlikte çardak.天井に激突する。
Tahılınızı ve asmanızın ürününü topladıktan sonra yedi gün Çardak Bayramı'nı kutlayacaksınız...”;“你从禾场、酒醡收藏了出产以后,就要守住棚节七日。
Araba Çardaklı'ya geldiğinde Sülüklü Garajı'nda yolcu alıp indirmiştir.他下車後,發現游救國遺下了一個行李。
Akabinde ise sekizgen baldaken (sekizgen çardak) sisteminin arayışı içerisine girmiştir.《漢書‧溝洫志》:“奏請穿鑿六輔渠,以益溉鄭國傍高卬之田。
Yapılan boşluktan yararlanan Ruslar, Çardaklı boğazına kadar sarktılar.Русите ѝ коси останали да се реят, закачени на глога над пещерата.
Ayrıca gölet çevresinde vatandaşların piknik yapabileceği ahşap çardaklar bulunmaktadır.Вероятно вътре в кулата са съществували и дървени стълби за ежедневно ползване.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.A będzie namiotem na zasłonę we dnie od gorąca, a na ucieczkę i ukrycie przede dżdżem i powodzią.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.A bude stánkem k zastěňování ve dne před horkem, a za útočiště a skrýši před přívalem a deštěm.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.A bude stánom, aby bol tôňou vodne pred horúčavou, útočišťom a skrýšou pred nečasom a dažďom.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.Het zal voor hen een schaduw zijn tegen de hitte van de dag en een schuilplaats tegen storm en regen.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.In koča bode za senčnico proti vročini po dnevi in za pribežališče in zavetje pred viharjem in pred dežjem.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.ja verho varjoamassa päivän helteeltä sekä turvaamassa ja suojaamassa rajuilmalta ja sateelta.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.또 천막이 있어서 낮에는 더위를 피하는 그늘을 지으며 또 풍우를 피하여 숨는 곳이 되리라
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.o colibă, ca umbrar împotriva căldurii zilei, şi ca loc de adăpost şi de ocrotire împotriva furtunii şi ploii.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.Og en hytte skal der være til skygge om dagen mot hete og til ly og skjul mot vannskyll og regn.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.og Ly til Skygge mod Hede og til Skærm og Skjul mod Skybrud og Regn.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.sẽ có trại làm bóng mát tránh nắng ban ngày, và dùng làm nơi núp chổ đụp cho khỏi gió táp mưa sa.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.sẽ có trại làm bóng_mát tránh nắng ban_ngày , và dùng làm nơi núp chổ đụp cho khỏi gió_táp_mưa_sa .
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.Una tenda fornirà ombra contro il caldo di giorno e rifugio e riparo contro i temporali e contro la pioggia
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.И будет шатер для осенения днем от зноя и для убежища и защиты от непогод и дождя.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.И ще има заслон да засенява от пака денем, И да служи за прибежище и защита от буря и от дъжд.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.וסכה תהיה לצל יומם מחרב ולמחסה ולמסתור מזרם וממטר׃
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.وتكون مظلّة للفيء نهارا من الحرّ ولملجإ ولمخبإ من السيل ومن المطر
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.必 有 亭 子 、 白 日 可 以 得 蔭 避 暑 、 也 可 以 作 為 藏 身 之 處 、 躲 避 狂 風 暴 雨
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.必 有 亭子 、 白日 可以 得 蔭 避暑 、 也可以 作為 藏身之處 、 躲避 狂風 暴雨
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.A casa que ele edifica é como a teia da aranha, e como a cabana que o guarda faz.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Casa lui este ca aceea pe care o zideşte molia, ca o colibă pe care şi -o face un străjer.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Como la araña edifica él su casa, como la cabaña que hace un guardián
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Det hus han bygger bliver så förgängligt som malen, det skall likna skjulet som vaktaren gör sig.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Er baut sein Haus wie eine Spinne, und wie ein Wächter seine Hütte macht.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Ha costruito la casa come fragile nido e come una capanna fatta da un guardiano
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.han bygger sit Hus som en Edderkops, som Hytten, en Vogter gør sig;
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Hän rakentaa talonsa niinkuin kointoukka, se on kuin suojus, jonka vartija kyhää.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Házát pók módjára építette föl, és olyanná, mint a csõsz-csinálta kunyhó.