Ana içeriğe geç
Sözlük

çarık ile cümle

çarık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kilisenin yapısı Çarıklı Kiliseye çok benzer.This is the reason why the mosque looks remarkably like a church in design.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.but to wear sandals, and not put on two tunics.
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Carry no purse, nor wallet, nor sandals. Greet no one on the way.
Erişim tarihi: 19 Ekim 2020. ↑ Çarık, Şenol.Archived from the original on 11 Temmuz 2020.
Cighil Han Çarikar valisi oldu.Chighil Khan as governor of Charikar.
6 Mayıs'ta, Kalakani Çarikar'a yeni birlikler gönderdi.On the sixth, Kalakani sent new troops to Charikar.
Kilisenin yapısı Çarıklı Kiliseye çok benzer.Überraschend ist die Größe des Kirchenbaus.
Çarık : Ayağa giyilen ayakkabıdır.Trouver chaussure à son pied.
Bu suretle artık çarıklar beldesi çarıklar mahallesi olarak değişti.Desde ese momento, pasan a ser los esclavos del malvado XANA.
Kilisenin yapısı Çarıklı Kiliseye çok benzer.La storia della chiesa è simile a quella del convento.
Onur Çarıkçı-Yardımcı Antrenör.Un cosiddetto calciatore-allenatore.
Ayaklarda çarık bulunurdu. fes giyerler, ancak yaşı geçkin olanlar fes takmaz.На их головы надеты смертельные обручи, снять которые они не могут, но это может сделать тот, кто их надел.
Çizme ve çarık en yaygın ayakkabı türüydü.Самой распространенной обувью были обычные кожаные сапоги .
Çarık : Ayağa giyilen ayakkabıdır.حذاء الصندل: يلبس كالحذاء.
Kilisenin yapısı Çarıklı Kiliseye çok benzer.كل هذا سيكون تحت العين الساهرة للكنيسة.
Kilisenin yapısı Çarıklı Kiliseye çok benzer.É tão ruim quanto a igreja.
Ayaklarda çarık bulunurdu. fes giyerler, ancak yaşı geçkin olanlar fes takmaz.Apresentam-se com roupas actuais mas com os pés descalços, lembrando a simplicidade do antigamente.
Onur Çarıkçı-Yardımcı Antrenör.Trener skoków narciarskich.
Çarık : Ayağa giyilen ayakkabıdır.Skor som man har på sig.
Kilisenin yapısı Çarıklı Kiliseye çok benzer.Зовнішній вигляд церкви є унікальним у віденському церквобудуванні.
Çizme ve çarık en yaygın ayakkabı türüydü.Чоботи і черевики вважалися великою розкішшю.
Kilisenin yapısı Çarıklı Kiliseye çok benzer.Zasvěcení je pravděpodobně stejné jako kostelu.
Çarıklar Beldesi denize kıyısı yoktur.Na lodích nebyly kostely, kaple.
Kilisenin yapısı Çarıklı Kiliseye çok benzer.Ca formă, ea seamănă cu Biserica Mirăuți din Suceava.
Çizme ve çarık en yaygın ayakkabı türüydü.Harava ja lapio olivat yleisimmät työvälineet.
Çarıklı lakabı ile anılır.Eventyret fortelles her med enderim.
Kilisenin yapısı Çarıklı Kiliseye çok benzer.Họ nhìn thấy nhà thờ của họ như là Một Giáo hội Đúng.
Kara sığır olarak İnek , Mandaların derilerinden çarık yaparak ayakkabı şeklinde kullanmışlardır.La New時代の帽章は靴を向かい合わせにした形で作った牛の顔である。
Çarıklar tarafından araçla Alakise ve dağın tepesine çıkılabilir.可以从山脚乘坐缆车到达。
Kilisenin yapısı Çarıklı Kiliseye çok benzer.מבנה הכנסייה דומה לקופסה פשוטה.
Kilisenin yapısı Çarıklı Kiliseye çok benzer.Ще направим магазина да изглежда като черна църква.
Onur Çarıkçı-Yardımcı Antrenör.Той е помощник-треньор на Славия.
Çarık : Ayağa giyilen ayakkabıdır.Oh, ja, da jo na čevelj.
1841′de, I. İngiliz-Afgan Savaşı sırasında Çarikar’da bir İngiliz garnizonu yok edilmişti.1841 m. britų–afganų karo metu sunaikintas čia buvęs britų garnizonas.
Onur Çarıkçı-Yardımcı Antrenör.Nad pakuvad armastuse treeneri.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.aber wären geschuht, und daß sie nicht zwei Röcke anzögen.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.ale aby mali sandále podviazané a aby neobliekali dvoje sukieň.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.Ale jen obuté míti nohy v střevíce, a aby neobláčeli dvou sukní.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.Ale żeby się obuli w trzewiki, a nie obłoczyli dwóch sukien.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.ampak da naj si obujejo opanke, in veli: ne oblačite dveh sukenj.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.chỉ mang dép , đừng mặc hai áo .
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.chỉ mang dép, đừng mặc hai áo.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.de chausser des sandales, et de ne pas revêtir deux tuniques.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.Geen brood, geen tas en geen geld. Zelfs niet een extra paar schoenen of schone kleren.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.Hanem kössenek sarut, de két ruhát ne öltsenek.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.He saivat kuitenkin sitoa paula-anturat jalkaansa; "mutta älkää pukeko kahta ihokasta yllenne".
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.신만 신고 두 벌 옷도 입지 말라 하시고
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.ma, calzati solo i sandali, non indossassero due tuniche
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.mas que fossem calçados de sandálias, e que não vestissem duas túnicas.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.men ha sko på, og ikke to kjortler.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.men have Sko på og: "Ifører eder ikke to Kjortler!"
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.Pakailah sepatu, tetapi jangan membawa dua helai baju.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.pero que calzasen sandalias y que no vistiesen dos túnicas
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.Sandaler finge de dock hava på fötterna, men de skulle icke bära dubbla livklädnader.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.să se încalţe cu sandale, şi să nu se îmbrace cu două haine.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.αλλα να ηναι υποδεδεμενοι σανδαλια και να μη ενδυωνται δυο χιτωνας.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.И заповяда им да не вземат нищо за по път, освен една тояга; ни хляб, ни торба, ни пари в пояса;
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.но обуваться в простую обувь и не носить двух одежд.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.щоб обувались у постоли й не вдягались у дві одежині.
Onlara çarık giymelerini söyledi. Ama, ‹‹İki mintan giymeyin›› dedi.רק להיות נעולי סנדל ושתי כתנות לא ילבשו׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod