çarçabuk ile cümle

çarçabuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tıpta İlerleme çarçabuk önde gidiyor.Progress in medicine is going ahead by leaps and bounds.
Bu ulusun ekonomisi son yıllarda çarçabuk büyüyor.This nation's economy is growing by leaps and bounds in recent years.
Nüfus çarçabuk artmaktadır.The population is increasing by leaps and bounds.
Mary çarçabuk ünlü oldu.Mary became famous very quickly.
Yeryüzüne buyruğunu gönderir, Sözü çarçabuk yayılır.He sends out his commandment to the earth. His word runs very swiftly.
"Seni kavminden 'çarçabuk ayrılmaya iten' nedir ey Musa?"What made you hurry away, O Moses, from your people?"
Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez.That is how they ask you to hasten the punishment; but God does not go back on His promise.
Hayır; siz çarçabuk geçmekte olanı (dünyayı) seviyorsunuz.But no. You love this transient life,
Bir sığınak veya mağara yahut girecek bir yer bulmuş olsalardı, çarçabuk oraya yönelirlerdi.If they find a place of shelter or a cave or hole to hide, they will turn to it.
İyiliği acele isteyen kimselere Allah fenalığı da çarçabuk verseydi, süreleri hemen bitmiş olurdu.If God were to hasten the evil, as men try to hasten the good, their term would come to end.
Ey kavmim dedi, iyilikten önce ne diye çarçabuk kötülüğü istersiniz?(Saleh) said: "O people, why do you wish to hasten evil rather than good?
De ki: Çarçabuk gelip çatmasını dilediğiniz o azabın birazcığı neredeyse gelmek üzere size.Say: "Perhaps some of what you wish to hasten is right behind you."
Hayır, o, çarçabuk gelmesini istediğiniz şey, bir yel ki onda elemli bir azap var."No. It is what you were trying to hasten: The wind which carries the grievous punishment!
İşte budur o çarçabuk gelmesini istediğiniz!This is what you were trying to hasten."
(Durmadan mucize talebiyle) onlar bizim azabımızı mı çarçabuk istiyorlardı?Do they wish Us then to hasten the punishment?
Şüphesiz Allah, hesabı çarçabuk görendir.Surely God is swift at reckoning.
(Resulüm!) onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.Do not forestall (the revelation before its completion) by acting in haste.
Doğrusu siz, çarçabuk geçeni (dünya hayatını ve nimetlerini) seviyorsunuz da,You love this transient life,
Halbuki onun çarçabuk gelmesini istiyordunuz.How impatient you were to hasten it!
(Oysa dünyada iken) Onlar bizim azabımızı çarçabuk istiyorlardı.Do they wish Us then to hasten the punishment?
Alın da görün çarçabuk gelmesini istediğiniz şeyi! [32,12; 40,84-85]How impatient you were to hasten it!
Hâlâ, onlar Bizim azabımızın çarçabuk gelmesini mi istiyorlar. [29,29-53]Do they wish Us then to hasten the punishment?
Şimdi onlar azabımızın çarçabuk başlarına gelmesini gerçekten istiyorlar mı?Do they want to hasten Our punishment?
Tadın imtihan ve ıstırabınızı. İşte budur o çarçabuk gelmesini istediğiniz!And it will be said to them, “Taste your own roasting; this is what you were impatient for.”
Hayır! Doğrusu siz, çarçabuk geçeni (dünya hayatını ve nimetlerini) seviyorsunuz da,None except you, O disbelievers – you love what you have, the fleeting one.
Senden, azabı çarçabuk (getirmeni) istiyorlar.And they demand of thee to hasten the chastisement!
(Evet) senden azabı çarçabuk (getirmeni) istiyorlar.They demand of thee to hasten the chastisement!
Senden azabı çarçabuk (getirmeni) istiyorlar.And they demand of thee to hasten the chastisement!
Rabbinizin emrini çarçabuk terk mi ettiniz!” dedi ve... levhaları yere bırakıverdi.And he cast down the Tablets, and laid hold of his brother's head, dragging him to him.
(Ama artık çok geç!). Alın da görün çarçabuk gelmesini istediğiniz şeyi! [32,12; 40,84-85]Now, when already you seek to hasten it!'
Azabı senden çarçabuk istiyorlar.And they ask thee to hasten on the torment.
Onlar senden o tehdit edildikleri azabı, çarçabuk getirmeni isterler.And they ask you to hasten on the torment!
Büyüyecekler diye israf ile çarçabuk yemeyin.And do not consume it extravagantly or hastily before they grow up.
Mücrimlerin, bunlardan birini çarçabuk istemelerine ne sebep var ki!So why are the culprits seeking to hasten its coming?
Onun için, kendisini uyardığın azabın çarçabuk gelmeyişini alay konusu ediyor).I shall certainly show you My Signs.
Çarçabuk ve yalanlarla dünyayı dolaştı.He's travelled the world in the seven-league boots of lies.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.A livello fisico sembrava più matura delle sue coetanee, ma aveva il letto ancora coperto di peluche.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Dù phổng phao nhanh hơn, nhưng con bé vẫn có đầy thú bông trên giường.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Ela estava a crescer rápida e fisicamente mas a sua cama ainda estava cheia de peluches.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Elle a grandi vite, physiquement, mais son lit était toujours recouvert de peluches.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Estaba madurando rápido, físicamente, pero su cama todavía estaba cubierta con animales de peluche.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Gyorsan érett, testileg, de az ágya még mindig tele volt plüss állatokkal.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Hän oli kypsymässä nopeasti, fyysisesti, mutta hänen petinsä oli yhä nallekarhujen peitossa.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.신체적으로는 빠르게 성숙했지만 소녀의 침대는 아직 동물 인형으로 가득 차 있었지요.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Po fyzickej stránke rýchlo dospievala, ale jej posteľ bola ešte vždy plná plyšových hračiek.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Sie entwickelte sich körperlich schnell zur Frau, aber ihr Bett war noch immer voller Kuscheltiere.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Szybko dojrzewała, ale wciąż spała z pluszakami.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Ze werd snel groot, fysiek, maar haar bed lag nog vol met knuffels.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Ωρίμαζε γρήγορα, σωματικά, αλλά το κρεβάτι της ήταν ακόμα γεμάτο λούτρινα ζωάκια.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Она быстро развивалась физически, но её кровать всё ещё была заставлена мягкими игрушками.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Швидко розвивалася фізично, але на її ліжку ще лежало повно м'яких іграшок.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.היא התבגרה מהר מבחינה גופנית, אבל מיטתה עדיין היתה מכוסה בצעצועי חיות.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.و أنها تنضج بسرعة ، جسدياً و لكن سريرها ما زال يغطيه لعب الأطفال علي شكل حيوانات
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.ベッドは ぬいぐるみでいっぱい まったく違う記事になります
Sizi Mesihin lütfuyla çağıranı bırakıp değişik bir müjdeye böylesine çarçabuk dönmenize şaşıyorum.Csodálkozom, hogy Attól, a ki titeket Krisztus kegyelme által elhívott, ily hamar más evangyéliomra hajlotok.
Sizi Mesihin lütfuyla çağıranı bırakıp değişik bir müjdeye böylesine çarçabuk dönmenize şaşıyorum.Divím sa, že tak skoro odstupujete od toho, ktorý vás povolal v milosti Kristovej, k inému evanjeliu,
Sizi Mesihin lütfuyla çağıranı bırakıp değişik bir müjdeye böylesine çarçabuk dönmenize şaşıyorum.그리스도의 은혜로 너희를 부르신 이를 이같이 속히 떠나 다른 복음 좇는 것을 내가 이상히 여기노라
Sizi Mesihin lütfuyla çağıranı bırakıp değişik bir müjdeye böylesine çarçabuk dönmenize şaşıyorum.Mă mir că treceţi aşa de repede dela Cel ce v'a chemat prin harul lui Hristos, la o altă Evanghelie.
Sizi Mesihin lütfuyla çağıranı bırakıp değişik bir müjdeye böylesine çarçabuk dönmenize şaşıyorum.Tôi lấy làm lạ cho anh em đã vội bỏ Ðấng gọi anh em bởi ơn Ðức Chúa Jêsus Christ, đặng theo tin lành khác.
Sizi Mesihin lütfuyla çağıranı bırakıp değişik bir müjdeye böylesine çarçabuk dönmenize şaşıyorum.Tôi lấy_làm lạ cho anh_em đã vội bỏ Ðấng gọi anh_em bởi ơn Ðức_Chúa_Jêsus_Christ , đặng theo tin_lành khác .

İlgili Sayfalar