Ana içeriğe geç
Sözlük

çapraz ile cümle

çapraz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
2021 Güney Amerika Şampiyonası – "En İyi Pasör Çaprazı"2021 South American Championship – "Best Opposite Spiker"
Bu, savunmacılara çapraz ateş etme olanağı sunmaktaydı.That gave the defenders an opportunity to crossfire.
Birçok dağ geçidi bölgeyi çaprazlar ve çok sayıda taş köprü ile geçilir. [2] [3]Many ravines crisscross the area and are crossed by numerous stone bridges.[2][3]
Kalıcı vadiler yoktur, ancak vadi tabanını çaprazlayan mevsimlik vadiler vardır.There are no permanent rivers but there are seasonal ravines that crisscross the valley floor.
İşletim sistemi Çapraz platform Resmî sitesi graphql.org Kod deposu github.com/graphql/graphql-specOperating system Cross-platform Website graphql.org
Bacaklar, kirişe oyulmuş çentiklerle iki çapraz çubukla birleştirildi.The legs were joined to the beam by two diagonal rods with carved notches.
Kategoriler birden fazla yerde görünüyorsa, buna çapraz listeleme veya çoklu hiyerarşi denir.If categories appear several places, it's called cross-listing or polyhierarchical.
Çapraz listeleme çok sık görülürse hiyerarşi değerini kaybedecektir.The hierarchy will lose its value if cross-listing appears too often.
Geri çapraz, nükleer gen frekansını artıran bir işlemdir.Back cross increases nuclear gene frequency His observations were: 1.
ABD Virjin Adaları Sözlüğü Wiwords.com - çapraz referanslı bir Batı Hint sözlüğü.US Virgin Islands Dictionary Wiwords.com – a cross-referencing West Indian dictionary.
Tüm alt türler çapraz doğurgandır.All subspecies are cross-fertile.
Tom bir çapraz bulmaca çözüyor.Tom löst ein Kreuzworträtsel.
G plakasındaki tanrıçanın kolları çaprazlanmıştır.Die Arme der Göttin auf Platte g sind gekreuzt.
Her iki adam da çapraza doğru bir domuza uzanmaktadır.Die beiden führen gemeinsam ein glückliches Schweineleben.
M26E2/M46 - Continental V-12 motor ve çapraz transmisyon ile yükseltilmiş M26A1 Pershing.M26E2/M46 – M26/A1 Pershing verbessert mit einem Continental-V-12-Motor und einem anderen Getriebe.
Her iki halde de köprüler birbirine çaprazdırlar.An den Rändern wichen beide voneinander ab.
Dikilitaşın üzerinde bir çapraz haç yer almaktadır.Über ihnen erhebt sich ein Kreuzrippengewölbe.
Haziran 1994’te güney güneş kutbunu geçti ve Şubat 1995’te çapraz olarak tutulum çemberi ekvatorunu geçti.Es folgte das Programm „Und ewig lockt die Weißwurst“ im April 1995.
Dükkân sokağın çaprazındadır.La boutique se situe au coin de la rue.
Doktor ve Rose sonraki uzay zaman çaprazında çoğu seyahetlere tekrar yola hazırlardı.Le Docteur et Rose se préparent ensuite à de nouveaux voyages à travers le temps et l'espace.
Sarayın içinde çapraz çizgiler de vardır.Il y a aussi un cadran solaire dans la cour.
Bu çapraz bağları komşu polimer zincirleri birbirine bağlar, böylece sertlik verir.Ces chaînes latérales connectent des chaînes de polymère voisines, leur conférant leur rigidité.
Katı hal fiziğine beklenmedik çapraz ilişkiler vardır.La préparation physique prend des proportions inattendues.
Arka bağlantı noktaları üç ayrı gergiyle oluşur: üst, alt ve çapraz.Chaque bouton a trois positions : en arrière, normal ou en avant.
Band çaprazlama geçişi.Passacaille pour orchestre op.
Bu tek bağlanma yeri 10−14 düzeyinde bir affiniteye sahiptir ve çapraz bağlanmaya (cross linking) neden olmaz.Ce site a une affinité de 10−14 mol/L et ne peut pas causer de liaison non spécifique.
İki şirket de patentli bazı teknolojileri için çapraz lisans patentleri üzerinde anlaşma sağladı.Cette société a déposé dix brevets concernant cette technologie.
Taçkapıdan çapraz tonozlu mekâna geçilmektedir.Cette faille passe par le col du Tonale.
Silahın çevresinden birbirine çapraz geçen 2 ışık dalgası silahın üst kısmına doğru dönerek ilerler.Deux épées se croisent en arrière avec les pointes vers le haut.
Günümüzde çapraz sorgunun adil ve objektif bir yargılama için zorunluluk olduğu savunulmaktadır.Actif décidé à se défendre lorsque sa cause est honnête et juste.
Transept bazilika planını dikey biçimde keserek, kilise alanını haç işareti biçiminde vurgulayan çapraz nef.Charpente Détail de la charpente Fonts baptismaux La croix sur la place de l'église.
Sol bacak ön çapraz bağları kopan defans oyuncusu 4-5 ay sahalardan uzak kalmıştır.Pourtant cela éloignera, le coureur, quatre ou cinq mois des pistes.
Bu arada bazı lifler de çaprazlama yapmadan geçer.Il se rend alors compte que certains gentlemen entrent sans billet.
Sekizli finallerde çapraz eşleşme sonucunda Rus BK Nijniy Novgorod ile eşleşti.Cette belle aventure s'arrête en 8e de finale face au BK Boudivelnyk Kiev.
Vezir bir kare çapraz oynar.Chevalier jouant de l'épinette.
Ekonomik ve siyasî göçler imparatorlukta çapraz bir etki yaratmıştı.Las migraciones económicas y políticas tuvieron un impacto en todo el imperio.
Nan Madol adı "aralarındaki boşluk" anlamına gelir ve kalıntıları çaprazlayan kanallara atıfta bulunur.Nan Madol significa "entre espacios" y hace referencia a sus canales.
Tadındaki vaniyanımsı aromayı çaprazlandığı şeker-elmadan almıştır.Su sabor dulce fue descubierto por accidente.
G-C) bazının çaprazlama olarak yer değiştirmesiyle de oluşabilir.Ahora sólo el pueblo australiano puede cambiarla por referéndum.
Arial'de çaprazdır.A todos en ARIOLA.
Çapraz Eşleşmeler: Bu tur ilk 3 sezonda bulunmamaktadır.Por desgracia, ese lado duro no se ve en la primera temporada.
Çapraz Eşleşmeler'i geçen kişilere SMS yoluyla ve TV8 yan ekran uygulamasıyla oylama yapıldı.Se sumaba así esta tercera opción de votación junto al televoto y el voto vía SMS.
Ekonomik ve siyasî göçler imparatorlukta çapraz bir etki yaratmıştı.L'epidemia ebbe drastici effetti sociali e politici in tutto l'impero romano.
Her çapraz eksen "doğal" siyasi müttefikleri içerir.Incorpora anche esagerazioni formali di movimenti "naturali".
Pozisyon: Pasör Çaprazı.Vista: rame profondo.
Sanatının 1990’lardaki ilk zamanları çoğunlukla sürreal portreler ve çaprazlamanın serilerinden ibaretti.Soprattutto nella prima metà del secolo, i ritratti erano molto formali e rigidi nella composizione.
Paralel ya da çapraz kurgu, aynı anda gerçekleşmekte olan iki olayı anlatır.La simultaneità è l'attributo di due o più eventi che si verificano nel medesimo istante.
Genellikle boyun ve çeneye dokunma ya da kolları çapraz şekilde bağlama tarzında olur.Di solito si mira al volto o al torso piuttosto che alle gambe.
Pozisyon: Pasör/Pasör çaprazı.Combinazione ponte avvitato/tailpiece.
Işıyan tavana az az yerleşir gölge, el çapraz, ayak çapraz, çapraz kader de.На озарённый потолок ложились тени, скрещенья рук, скрещенья ног, судьбы скрещенья.
Ekonomik ve siyasî göçler imparatorlukta çapraz bir etki yaratmıştı.Экономическая и политическая миграции оказали отрицательное воздействие на империю.
Doktor'un ve Clara'nın TARDIS'leri uzayda birbirlerine zıt ve çapraz şekilde uçarken bölüm sona erer.Обе ТАРДИС Доктора и Клары разминаются в космосе.
Sarayın içinde çapraz çizgiler de vardır.Также во дворце проводятся массовые катания на коньках.
Arial'de çaprazdır.Um bairro em Ariel.
Bu çapraz bakış da Eugène/Gustave Manet'ninkine benzemektedir.Стиль: Думать, как Guinness // Guinness есть Guinness.
Ekranı, TFT üzerine teknoloji yapılmış, 4.3 inç çapraz bir diyagonaldır.Экран этого коммуникатора, сделан по технологии TFT, диагональю 4,3 дюйма.
Arial'de çaprazdır.Резня в Ариане.
Askerlere verilecek nişanların üzerinde çapraz kılıç bulunurdu.За военные заслуги вручался Орден с мечами.
(Kemal Çapraz Armağanı)(Кемеровская обл.)
Mendel, bezelyelerle yaptığı çaprazlama deneylerinde bu bitkinin kalıtımını incelemiştir.Лила пробует добытый ими космический мёд.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod