Yıllar süren çapkınlıktan sonra, Tom sonunda Mary ile yuva kurdu.After years of womanising, Tom finally settled down with Mary.
"Çapkınlık beni depresyona sokuyor"."Çapkınlık beni depresyona sokuyor".
Anne'e verdiği sadakat sözüne rağmen Raymond çapkınlık alışkanlığından vazgeçemez.Despite his promises of fidelity to Anne, Raymond cannot give up his playboy life.
Şuayip: Çapkınlıkta bir dünya markasıdır.Simply put: this is a trade off.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.You need at least to know she's a chef at Michelin in order to be a player.
Oysa çapkınlık bir doyumsuzluk biçimidir.Die vorherrschende Hemmung ist die Ankerhemmung.
"Çapkınlık beni depresyona sokuyor".Die Abgesperrtheit unterminiert uns."
"Çapkınlık beni depresyona sokuyor"."El ridículo me paralizó.
"Çapkınlık beni depresyona sokuyor".A falta de gosto me deprime."
Oysa çapkınlık bir doyumsuzluk biçimidir.Een kween is onvruchtbaar.
Cary Grant çapkınlıklarıyla da tanınır.Ook Cary Grant werd overwogen.
Oysa çapkınlık bir doyumsuzluk biçimidir.Smalnarvar (Sagina) är ett släkte av nejlikväxter.
Şuayip: Çapkınlıkta bir dünya markasıdır.Nu in ultimul rând este o lume a minții.
Takma isimler ve kılıklarla çapkınlık yapmıştır.Ragozta a főneveket és névmásokat.
"Çapkınlık beni depresyona sokuyor".Ondartet sygdom bader mig."
"Çapkınlık beni depresyona sokuyor".«Din fryktinngytende rustning gjør meg svimmel.
Oysa çapkınlık bir doyumsuzluk biçimidir.Dengan demikian, penculikan adalah kejahatan gabungan.
"Çapkınlık beni depresyona sokuyor".Ketidaksepakatan akan melemahkan kita."
Oysa çapkınlık bir doyumsuzluk biçimidir.腹縁は歪みがある。
Şuayip: Çapkınlıkta bir dünya markasıdır.וכן: ישנו ריבוי בעולם.
Çapkınlıkta sevilen kadın ya da erkek sayısının birçok olması gerekmektedir.Има и трудно призната любов, и много мъжкарски псувни.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.Devi almeno sapere che è uno chef sulla guida Michelin per essere un donnaiolo.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.Du måste åtminstone veta att hon är en kock på Michelin för att vara en player.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.Du musst wenigstens wissen, dass sie Köchin im Michelin ist um ein Playboy zu sein.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.Jediné, co potřebuješ vědět je, že pracuje jako šéfkuchař v Michelin, abys byl hráč.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.Je moet op zijn weten dat ze een chef is bij Michelin als je een player wilt zijn.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.Kamu paling tidak harus tahu bahwa dia adalah seorang koki di Michelin, supaya kamu diakui sebagai playboy.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.Legalább azt kellett tudnod, hogy szakács a Michelinnél, hogy játékos lehess...
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.Moral bi vedeti vsaj to, da je kuharica pri Michelin, da bi lahko bil player.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.Musíš vedieť aspoň to, že je šéfkuchárkou v Michelin, aby si bol playboy.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.Musisz wiedzieć, że ona jest szefem kuchni w restauracji Michelin, jeśli chcesz być graczem.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.Sinun täytyy ainakin tietää, että hän on Michelinin kokki, voidaksesi olla peluri.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.미슐랭 three star 쉐프 정도는 알아야 선수지
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.Trebuie sa stii cel putin ca este bucatar -sef la Michelin pentru a putea fi un cuceritor.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.Tu dois au moins savoir qu'elle est chef sur le guide Michelin pour être de la partie.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.Πρέπει να ξέρεις τουλάχιστον ότι είναι σεφ στο Μισελεν αν θες να λέγεσαι playboy.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.Ты - ловелас, если знаешь трёхзвёздочного повара из "Гида Мишлен" (авторитетный справочник ресторанов).
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.אתה היית צריך לדעת לפחות שהיא שף פה בלי להיות שחקן.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.تحتاج على الأقل لتعرف انها رئيسه طهاه في ميشلين لتكون متلاعب.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.さすがおれの兄弟!