Ana içeriğe geç
Sözlük

çantam ile cümle

çantam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Evrak çantamı kim aldı?Who took my briefcase?
"Ben çantamı daha var," Mary "dedi."I've got more than that in my purse," said Mary.
Oraya ilk olarak sırt çantam ile gitmiştim;I first went there as a backpacker;
"ne?" dedim "izolenabt?" "evet alet çantamda bir yerde" dedimI said, "What?" He said, "Do you have gaffer's tape?" I said, "Yeah, somewhere in my Halliburton."
Omuzlarımı kamburlaştırdım, sırt çantamı aldım ve Wisconsin Üniversitesine gittim.I hunched my shoulder, I got my backpack and I went on to the University of Wisconsin.
Peki, sırt çantamı tekrar giydim.Well, I put on my backpack again.
Sana pasaportumu göstermek zorunda değilim, o çantamın arka kısmında.I don't need to show you my passport. It's in the back of my pack.
Alet çantamızda bunu yapmamıza izin verecek belirli araçlar var.And there are certain tools in our toolbox that allow us to do this today.
Peki ya çantam?What about my bag?
Çantam! Ne yapacağım? Çantam.What about my bag?!
Çantam! Ne yapacağım?What about my bag?
Çantam elimdeydi ama hırsızlar gelip onu benden aldılar.I was cleaning my baby's nose, a thief appeared and ran off that way!
Pembe Prada çantam nerede?Where is my pink Prada tote?
Nerede benim uçuş çantam, Chris?Where's my jet pack, Chris?
Diyelim ki içi dolu bir çantam var.Let's say I am told that I have a bag of stuff.
Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.It's a ladybug.
Ben çantamla burada oturuyorum.I'm standing right here with my bag.
Çantamızda bir, iki, üç tane sarı bilye var.We have one, two, three yellow marbles.
Çantamı aç, içinden istediğini al.Take anything you want out of the suitcase.
Çantamı mı karıştırdın?You ransacked my bag?
Oğlu da "Benim de bir çantam olabilir mi?" demiş.And he said, 'Oh, can I have a purse too?'
Hayır, oh hey çantamı ver.No, oh hey, give me my backpack.
Şimdi yeni bir alet çantamız var mesela.So, we've got this new toolbox, you know.
Sonuçta benim çantam değildi, değil mi?She didn't get my bag back! Ah.
"Anahtarım nerede ? " - "Çantamın içinde "„Wo sind meine Schlüssel?“ — „Die sind in meiner Handtasche.“
Anahtarlar çantamdaydı.Die Schlüssel waren in meiner Tasche.
Bilet alacağım sırada çantama göz kulak ol.Surveille mon sac pendant que je vais acheter un ticket.
Çantamı kaybettim.He perdido mi bolso.
Bu benim çantam değil.Ésta no es mi bolsa.
Soyunma odasında çantamı çaldılar.Me robaron mi bolsa en el probador.
Ben çantamı bulamıyorum.No puedo encontrar mi bolsa.
Benim çantam boştur.Mi bolsa está vacía.
Çantamı nereye koyabilirim?¿Dónde puedo poner mi bolsa?
Bu benim çantam.Esta es mi bolsa.
Çantamı alayım.Deja que coja mi bolsa.
Bu benim el çantam.Este es mi bolso.
Çantamı buraya bırakabilir miyim?¿Puedo dejar aquí mi bolsa?
Çantam nerede?¿Dónde está mi bolso?
Çantama ihtiyacım var.Necesito mi bolsa.
Çantama hangi tür kıyafet koyayım?¿Qué tipo de ropa pongo en la maleta?
Çantam hazır bile.Ya tengo la maleta preparada.
Ondan sonra, ayrıldım ama onların evinde çantamı unuttuğumu fark ettim.Dopo di che me ne sono andato ma poi mi sono accorto di aver lasciato la mia borsa a casa loro.
Çantamı bulamıyorum.Я не могу найти свою сумку.
Benim çantam boştur.Моя сумка пуста.
Çantamı alacağım.Я возьму мою сумку.
Birisi çantamı çaldı.Alguém roubou minha bolsa.
Bu kutu çantama sığmayacak kadar büyük.Deze doos is zo groot dat hij niet in mijn tas past.
Anahtarlar çantamdaydı.De sleutels zaten in mijn tas.
Çantama ne oldu?Co się stało z moją torbą?
Çantam çok ağır.Моя сумка дуже тяжка.
Çantam nerede?Πού είναι η τσάντα μου;
Alışveriş çantam kırıldı.Min indkøbstaske gik i stykker.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi.Nej, den var i min taske.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi.Ne, měl jsem to na tašce.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi.Nie, było na mojej torbie.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.남자: 아니, 가방 위에 있었어. 무당벌레네.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.Nein, es war auf meiner Tasche.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.الرجل: لا، لقد كان على حقيبتي. إنها خنفساء صغيرة.
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi. Uğurböceği.キャシー: もう
Adam: Hayır, çantamın üzerindeydi.Όχι, ήταν στην τσάντα μου.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod