Bunu yaptığında can sıkıcıdır.It's annoying when you do that.
Canım istediği için yaptım.I did that because I wanted to.
Yaptım, çünkü canım öyle istedi.I did that because I wanted to.
Bunu yapsaydım canım yanabilirdi.I could get hurt if I did that.
Tom arkadaş canlısı birine benziyor.Tom looks like a friendly person.
Tom canı nasıl istiyorsa öyle yapabilir.Tom can do that however he likes.
Tom siyah bir el çantası taşıyor.Tom is carrying a black satchel.
Tom bana can sıkıcı olduğumu söyledi.Tom told me that I'm annoying.
Canım beklemek istemedi.I didn't feel like waiting.
Canım konuşmak istemiyordu.I didn't feel like talking.
Tom, Mary'nin canı yanmadığı için mutlu olduğunu söyledi.Tom said he's glad Mary didn't get hurt.
Çantanda ne olduğunu biliyorum.I know what's in your bag.
Canım yemek yemek istemiyordu.I didn't feel like eating.
Tom Mary'nin çantasını kanepenin altında buldu.Tom found Mary's purse under the sofa.
Tom siyah bir çanta taşıyor.Tom is carrying a black bag.
Çantanın içinde ne olduğunu biliyorum.I know what's in the bag.
Can sıkıcı olduğumu biliyorum.I know that I'm annoying.
Tom bunu yapmak için can atıyor.Tom is itching to do that.
Canım onu yapmak istedi.I felt like doing that.
Canım onu yapmayı istiyor.I feel like doing that.
Canım vazgeçmek istedi.I felt like giving up.
Çantam orada.My bag is over there.
Sen can sıkıcıydın.You were annoying.
Tom'un çantasında bir şey olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom has anything in his bag.
Şu anda canım gülmek istemiyor.I don't feel like laughing right now.
Tom'un niye canı bu kadar sıkkın, merak ediyorum.I wonder why Tom is so depressed.
Tom bir alet çantası almak istediğini söyledi.Tom said he wanted to buy a toolbox.
Tom'un çantasında bir şey yoktu.Tom didn't have anything in his bag.
Şu anda canım yemek yemek istemiyor.I don't feel like eating right now.
Canım bir daha bunu yapmak istemiyor.I don't feel like doing that again.
Gerçekten canım gülmek istemiyordu.I didn't really feel like laughing.
Tom çok canayakın ve yardımsever.Tom is very friendly and helpful.
Tom bir evrak çantası taşımıyordu.Tom wasn't carrying a briefcase.
Tom bir evrak çantası taşımıyor.Tom isn't carrying a briefcase.
Canın şimdi yemek yemek istiyor mu?Do you feel like eating now?
Canın yemek yemek istemiyor mu?Don't you feel like eating?
Tom Mary'ye canının gülmek istemediğini söyledi.Tom told Mary that he didn't feel like laughing.
Kitaplarımı sırt çantama koydum.I put my books in my pack.
Canım beklemek istemiyor.I don't feel like waiting.
Tom, Mary'yi canlı gören en son kişi değildi.Tom wasn't the last one to see Mary alive.
Tom canı sıkılmış görünüyordu.Tom seemed to be bored.
Lütfen bu çantayı tutun.Please hold this bag.
Canım gülmek istedi.I felt like laughing.
Canım gülmek istiyor.I feel like laughing.
Tom canlı değildi.Tom wasn't alive.
Sami parayı çantaya koydu.Sami put the money in the bag.
Mary çantasını masanın üzerine koydu.Mary put her purse on the table.
Tom, Mary'nin ölü ya da canlı olup olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know whether Mary was dead or alive.
Tom'un ölü ya da canlı olup olmadığını bilmiyorduk.We didn't know whether Tom was dead or alive.
Tom'un ölü ya da canlı olup olmadığını bilmiyordum.I didn't know whether Tom was dead or alive.
Bu gece canın hâlâ dışarıda yemek istiyor mu?Do you still feel like eating out tonight?
Tom Mary'nin arabasında bir çanta bakkaliye gördü.Tom saw a bag of groceries in Mary's car.
Tom annesinin çantasından para çaldı.Tom stole money from his mother's purse.
Tom'un çantanızı ödünç alması gerekecek.Tom will need to borrow your suitcase.
Artık bunu yapmayı canım istemiyor.I don't feel like doing that anymore.
Tom Mary'nin arkadaş canlısı olduğunu söyledi.Tom said that Mary was friendly.
Bunlar Tom ve Mary'nin sırt çantaları mı?Are these Tom's and Mary's bags?
Bu çantayı kendin mi topladın?Did you pack this bag yourself?
Onlar çantada 12 milyon dolar buldular.They found 12 million dollars in a suitcase.
Doktorlar Tom'u canlı tutmak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar.The doctors did everything they could to keep Tom alive.