Yaşlı adam onun katırına çantalar dolusu kum yükledi.The old man loaded his mule with bags full of sand.
O bir canlı, dolayısıyla doğal olarak sıçıyor da.It's a living being, so of course it shits.
Alışveriş çantasını pat diye masaya koydum.I put the shopping bag on the table with a thud.
Ebeveynlerimin konserde benim hakkımda övünme tarzı can sıkıcıydı.It was embarrassing the way my parents bragged about me at the concert.
Yatağımın altında bir canavar var.There's a monster under my bed.
Çocuklar can sıkıcı öğretmenlerden nefret ederler.Children hate annoying teachers.
O çan saat sekizde çalar.That bell rings at eight.
Adam onun çantasını soydu.The man robbed her bag.
Onun canı öğle yemeği yemek istemiyordu.She was not in the mood for lunch.
Onun canı öğle yemeği yemek istemedi.She didn't feel like eating lunch.
Onun canı yürüyüşe çıkmak istedi.She felt like taking a walk.
Benimle Lady Gaga'nın bir canlı konserini seyretmeye gitmek isteyen biri varmı?Is there anybody who would like to go see a live concert of Lady Gaga with me?
Canım ona doğruyu söylemek istemiyor.I don't feel like telling her the truth.
Şimdi canım onunla karşılaşmak istemiyor.I don't feel like meeting her now.
O adam benim canımı sıkıyor.That guy annoys me.
İnsanlar işlerini sunarken daha canlı olması gerekir.People need to be more lively when presenting their work.
Çanlar kimin için çalıyor?For whom do the bells toll?
Yolcu koltuğunda bıraktığım çanta kaybolmuş!The bag I left on the passenger seat is missing!
"Can't" diye bir sözcük yoktur.There's no such word as "can't".
O can sıkıcı değil mi?Isn't that annoying?
Hepinizin canı cehenneme!Fuck you all to hell!
İnsanlar iş yerlerinde cinsel ilişkide bulunduğunda, bu can sıkıcıdır.It's annoying when people make out at work.
Canım sıkılıyor.I'm bored.
Biz kaç çanağa sahibiz?How many bowls do we have?
Canın cehenneme.To the devil with you!
Bu çantada ne var?What's in this bag?
Islak havluyu çantaya koyma.Don't put the wet towel in the bag.
Kediler dokuz canlıdır.Cats have nine lives.
Vay canına, hava bugün sıcak.Wow, it's hot today.
Çantamı kaybettim.I've lost my bag.
O, çantasını kaybetti.She lost her purse.
Solundaki çantalar benimkilerdir.The bags to your left are mine.
Cankurtaran yüksek kaliteli malzemelerden yapılmış olmalıdır.The life preserver must be made of high quality materials.
Hırsız çantamla kaçtı.The thief ran off with my bag.
Kilise çanını her sabah duyabiliriz.We can hear the church bell every morning.
Çantanda neyin var?What have you got in your bag?
Onlar bana çanta için beş dolar ödedi.They paid me five dollars for the bag.
Ken cana yakın bir kişi gibi görünüyor.Ken seems to be a friendly person.
Ken dost canlısı bir kişi olarak görünüyor.Ken appears to be a friendly person.
Canın cehenneme!Screw you!
Canım gerçekten dışarı çıkmak istemiyordu.I didn't really feel like going out.
Benim canım çalışmak istemiyor. Onun yerine bir sinemaya gitmeye ne dersin?I don't feel like working. How about going to a movie instead?
Polis köpeği onun çantasındaki kokainin izini buldu.The police dog found trace amounts of cocaine in his luggage.
Loch Ness canavarı gerçek mi yoksa sadece karmaşık bir aldatmaca mı?Is the Loch Ness monster real or is it just an elaborate hoax?
Yarına kadar cüzdanımı geri almazsam, çok canlar yanacak.If I don't get my wallet back by tomorrow, heads will roll!
Bir insanın canını almak her zaman mı yanlış?Is it always wrong to take a human life?
Sen çantayı taşıyabilecek tek kişisin.You are the only one who can carry the bag.
Çantamı otobüste bıraktım.I left my briefcase on the bus.
Bu müzik herkesin canını sıkıyor.This music's annoying everyone.
Çin seyahatin için çantalarını hazırlamayı bitirdin mi?Have you finished packing your bags for your trip to China?
Açıkçası, canım, umurumda değil.Frankly, my dear, I don't give a damn.
Doğrusu, canım, vız gelir tırıs gider.Frankly, my dear, I don't give a damn.
Bu deprem de bir yüz elli can aldı.This earthquake took a hundred and fifty lives, as well.
Bu klübün canlı bir grubu mu var, yoksa bir DJ var mıdır?Does this club have a live band, or is there a DJ?
Canımın istediği her şeyi yaparım.I do anything I feel like.
Uyandığımda dinlenmiş ve canlanmış hissettim.When I woke up I felt rested and refreshed.
Fare canlı mı yoksa ölü mü?Is the rat alive or dead?
Bu sivrisinekler beni canlı canlı yiyorlar!These mosquitos are eating me alive!
Kart hilelerini nasıl yapacağını öğrenirsen her zaman partiyi canlandıran sen olacaksın.If you learn how to do card tricks you'll always be the life of the party.
Çocuğu çantaya koyma!Do not put child into bag!