çamaşır ile cümle

çamaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
En iddialı çevreciler bile çamaşır makinası kullanıyorlar.Ακόμα και οι σκληροπυρηνικοί του πράσινου κινήματος χρησιμοποιούν πλυντήρια.
En iddialı çevreciler bile çamaşır makinası kullanıyorlar.Даже фанаты экологического движения используют стиральные машины.
En iddialı çevreciler bile çamaşır makinası kullanıyorlar.Дори и отдадените на зеленото движение използват перални машини.
En iddialı çevreciler bile çamaşır makinası kullanıyorlar.Навіть палкі прихильники "зелених" користуються пральними машинками.
En iddialı çevreciler bile çamaşır makinası kullanıyorlar.אפילו הגרעין הקשה של התנועה הירוקה משתמשים במכונות כביסה.
En iddialı çevreciler bile çamaşır makinası kullanıyorlar.حتى من هم في صلب الحركة البيئية .. والمتعصبين للبيئة يستخدمون الغسالات الكهربائية ..
En iddialı çevreciler bile çamaşır makinası kullanıyorlar.洗濯機を使っているのです (笑い)
Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.Älä jätä pesukonetta tai astianpesukonetta päälle, kun lähdet kotoa.
Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.Lämna inte tvättmaskinen eller diskmaskinen på när du går hemifrån.
Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.Ne laissez pas le lave-vaisselle ou le lave-linge allumé lorsque vous sortez.
Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.No deje la lavadora ni el lavavajillas en marcha cuando salga de casa.
Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.Уходя из дома, не оставляйте стиральную или посудомоечную машину включённой.
Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.لا تترك الغسالة أو آلة غسل الآنية وهي تعمل، عندما تخرج من البيت.
Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.应关闭洗衣机或洗碗机。 定时检查水管是否漏水,电器中是否有水流出地板。
- Evet, hoşgörüsüzlüğüm meşhurdur. Hayattan beklentilerin nedir? Doğru iç çamaşırı giyen bir erkek dışında.و ماذا تريدين بالحياة بالإضافة للرجل الذي يرتدي الياب الداخلية الصحيحة؟
Haftada 2 günlerini harcardı çamaşırlar için.일주일에 이틀을 빨래로 보냈죠.
Haftada 2 günlerini harcardı çamaşırlar için.בילו יומיים בשבוע בכיבוס.
Haftada 2 günlerini harcardı çamaşırlar için.أمضت يومين في الأسبوع للقيام بالغسيل.
Haftada 2 günlerini harcardı çamaşırlar için.洗濯板を使っており
Hani, dhobi, çamaşırcı.Du vet dhobin, tvättaren.
Hani, dhobi, çamaşırcı.Il dhobi, sai, il lavandaio.
Hani, dhobi, çamaşırcı. İşte bu dhobi der ki,Biết không, dhobi, người thợ giặt. - yeah, Dhobi nói rằng -
Hani, dhobi, çamaşırcı. İşte bu dhobi der ki,Der Dhobi, weisst Du, der Wäscher - Ja, der Dhobi sagt -
Hani, dhobi, çamaşırcı. İşte bu dhobi der ki,Tudod, a dhóbí - a mosóember - szóval a dhóbí azt mondja...
Hani, dhobi, çamaşırcı. İşte bu dhobi der ki,Ya sabes, el dhobi, el lavandero... sí, el dhobi que dice...
Hani, dhobi, çamaşırcı. İşte bu dhobi der ki,Знаете - доби-то - перачът - да, доби-то казва, че -
Hani, dhobi, çamaşırcı. İşte bu dhobi der ki,אשתו של הכובס הייתה עם גבר אחר.
Hani, dhobi, çamaşırcı. İşte bu dhobi der ki,ドービーの妻が戻ってきて
Hani, dhobi, çamaşırcı.Oui... le Dhobi dit que...
Hani, dhobi, çamaşırcı.Tiedätkö, dhobi, pyykkäri sanoi että -
Hani, dhobi, çamaşırcı.Vocês conhecem Dhobi, o lavador.
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?Acum, ai nevoie de prosoape, spălătorie, servitoare?
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?Also, brauchen Sie Handtücher, Reinigung, Dienstmädchen?
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?수건이나, 세탁이나, 시중들 사람이 필요해?
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?¿Necesitas toallas, lavandería, sirvientes?
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?Potrebuješ teda uteráky, bielizeň, slúžky?
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?Potrzebujecie ręczników, prania, pokojówek?
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?Schoon linnen? Kamermeisjes?"
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?Sekarang apakah anda memerlukan handuk,binatu, pelayan?
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?Szükségetek van törölközőkre, szobalányokra?
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?Takže, potřebujete ručníky, vyprat prádlo, obstarat služky?
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?Ti servono tovaglie, bucato pronto, le cameriere?
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?Vậy bây giờ anh có cần thêm khăn tắm, dịch vụ giặt là, người phục vụ phòng?
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?Vous faut-il des serviettes, du linge, une bonne?
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?Τώρα, χρειάζεσαι πετσέτες, μπουγάδα, υπηρέτριες;
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?А на вас трябват ли ви хавлии, пране, камериерки?
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?Ну что, тебе нужны полотенца, чистое белье, девочки?
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?עכשיו אתה צריך מגבות, כביסה, עוזרת?
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?الآن هل تحتاج مناشف، غسيل ملابس، خادمات؟
Havlu, çamaşırhane, hizmetçi gibi ihtiyaçlarınız var mı?待って待ってーつまりこういうことだね
Hayattan beklentilerin nedir? Doğru iç çamaşırı giyen bir erkek dışında.En wat wil je uit het leven, behalve een man met het juiste ondergoed?
Hayattan beklentilerin nedir? Doğru iç çamaşırı giyen bir erkek dışında.E o que queres da vida, além de um homem com cuecas certas?
Hayattan beklentilerin nedir? Doğru iç çamaşırı giyen bir erkek dışında.És mit akar az élettől a megfelelő alsógatyás pasin kívül?
Hayattan beklentilerin nedir? Doğru iç çamaşırı giyen bir erkek dışında.Et qu'est-ce que tu veux dans la vie, à part un homme qui porte le bon caleçon?
Hayattan beklentilerin nedir? Doğru iç çamaşırı giyen bir erkek dışında.Şi ce altceva mai vrei de la viaţă în afară de un bărbat cu chiloţii potriviţi?
Hayattan beklentilerin nedir? Doğru iç çamaşırı giyen bir erkek dışında.¿Y qué quieres en la vida... ...además de un hombre con el tipo correcto de pantalones?
Hemen hemen bütün kızların iç çamaşırları yağıyor, sokakta yürürken.Doslova prší dámské spodní prádlo když jde dole po ulici.
Hemen hemen bütün kızların iç çamaşırları yağıyor, sokakta yürürken.Het regent praktisch onderkledingstukken van vrouwen, Wanneer hij beneden in de straat loopt.
Hemen hemen bütün kızların iç çamaşırları yağıyor, sokakta yürürken.Ko gre po ulici, spodnje hlačke kar dežujejo.
Hemen hemen bütün kızların iç çamaşırları yağıyor, sokakta yürürken.Le Ilueve ropa interior femenina... cuando camina por la calle.

İlgili Sayfalar