çamaşır ile cümle
çamaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu iki tekerlekli çamaşır makinesi. çamaşırınızı kapınızın önünde yıkıyor ve kurutuyor.세탁기 입니다. 진한길 덕분에 여러분의 집에서 옷을 세탁하고 건조시킬 수 있습니다.
Bu iki tekerlekli çamaşır makinesi. çamaşırınızı kapınızın önünde yıkıyor ve kurutuyor.lavatrice su due ruote... Ecco che lava e asciuga i vestiti sulla soglia di casa vostra.
Bu iki tekerlekli çamaşır makinesi. çamaşırınızı kapınızın önünde yıkıyor ve kurutuyor.Sebuah sepeda motor mesin cuci .. Dia mencuci pakaian Anda dan mengeringkannya di depan pintu Anda.
Bu iki tekerlekli çamaşır makinesi. çamaşırınızı kapınızın önünde yıkıyor ve kurutuyor.Un modelo de moto-lavadora... Te lava la ropa y te la seca en la puerta de tu casa.
Bu iki tekerlekli çamaşır makinesi. çamaşırınızı kapınızın önünde yıkıyor ve kurutuyor.Widzimy tutaj, jak pralka na kółkach pozwala prać i suszyć ubrania przed twoimi drzwiami.
Bu iki tekerlekli çamaşır makinesi. çamaşırınızı kapınızın önünde yıkıyor ve kurutuyor.Έτσι εδώ βλέπουμε ένα μοντέλο ενός δίτροχου πλυντηρίου. Πλένει τα ρούχα σας και τα στεγνώνει στην πόρτα σας.
Bu iki tekerlekli çamaşır makinesi. çamaşırınızı kapınızın önünde yıkıyor ve kurutuyor.Ето един модел, при който пералня-двуколка... Той ти пере дрехите и ги суши на прага ти.
Bu iki tekerlekli çamaşır makinesi. çamaşırınızı kapınızın önünde yıkıyor ve kurutuyor.Это изобретение позволяет и выстирать, и высушить ваше бельё прямо у вашего порога.
Bu iki tekerlekli çamaşır makinesi. çamaşırınızı kapınızın önünde yıkıyor ve kurutuyor.מכונת כביסה על דו-גלגלי... הוא מכבס את בגדיכם ומייבש אותם על מפתן הבית שלכם.
Bu iki tekerlekli çamaşır makinesi. çamaşırınızı kapınızın önünde yıkıyor ve kurutuyor.لغسالة ملابس ذات عجلات انه يغسل ملابسك ويجففها عند باب منزلك.
Bu iki tekerlekli çamaşır makinesi. çamaşırınızı kapınızın önünde yıkıyor ve kurutuyor.玄関先で洗濯して脱水してくれる (拍手)
Bu kız henüz 10.sınıftayken bir icat yaptı: hem çamaşır hem egzersiz makinesi.10. osztályos volt, amikor feltalálta: a mosógép-kondigépet.
Bu kız henüz 10.sınıftayken bir icat yaptı: hem çamaşır hem egzersiz makinesi.그녀는 고1때 이 혁신적인 발명품을 만들었는데요 식기세척기 겸 운동기계입니다.
Bu kız henüz 10.sınıftayken bir icat yaptı: hem çamaşır hem egzersiz makinesi.Erfindungen von ihr, als sie in der 10-en Klasse war: eine Waschmaschine mit Fitnesstrainer.
Bu kız henüz 10.sınıftayken bir icat yaptı: hem çamaşır hem egzersiz makinesi.Inovația ei de când era în clasa a 10-a: o mașină de spălat devenită mașină de exerciții.
Bu kız henüz 10.sınıftayken bir icat yaptı: hem çamaşır hem egzersiz makinesi.- jej innowacja, której dokonała w 10. klasie: pralka połączona z przyrządem do ćwiczeń.
Bu kız henüz 10.sınıftayken bir icat yaptı: hem çamaşır hem egzersiz makinesi.La sua innovazione è arrivata quando era alle medie: una lavatrice e macchina ginnica.
Bu kız henüz 10.sınıftayken bir icat yaptı: hem çamaşır hem egzersiz makinesi.Penemuannya saat ia baru kelas 10: sebuah mesin cuci sekaligus mesin latihan fisik.
Bu kız henüz 10.sınıftayken bir icat yaptı: hem çamaşır hem egzersiz makinesi.Son innovation date de la classe de seconde : une machine à laver et à faire du sport.
Bu kız henüz 10.sınıftayken bir icat yaptı: hem çamaşır hem egzersiz makinesi.Una innovación suya cuando estaba en 10º: una lavadora-para-hacer-ejercicio.
Bu kız henüz 10.sınıftayken bir icat yaptı: hem çamaşır hem egzersiz makinesi.Zij heeft dit uitgevonden toen ze op de 10de klas zat: dit is een wasmachine-met-trainer machine.
Bu kız henüz 10.sınıftayken bir icat yaptı: hem çamaşır hem egzersiz makinesi.Ανακάλυψε την καινοτομία όταν ήταν στην 1η Λυκείου. μια συσκευή πλυσίματος - όργανο γυμναστικής.
Bu kız henüz 10.sınıftayken bir icat yaptı: hem çamaşır hem egzersiz makinesi.Нейна иновация, когато била в десети клас: пералня плюс фитнес уред.
Bu kız henüz 10.sınıftayken bir icat yaptı: hem çamaşır hem egzersiz makinesi.Она сделала это изобретение, когда училась в 10-м классе: стиральная машина-тренажёр.
Bu kız henüz 10.sınıftayken bir icat yaptı: hem çamaşır hem egzersiz makinesi.המצאה שלה כשהייתה בכיתה העשירית: מכונת כביסה משולבת במכשיר כושר.
Bu kız henüz 10.sınıftayken bir icat yaptı: hem çamaşır hem egzersiz makinesi.لقد طوت اختراعا عندما كانت في الصف العاشر فقد حولت آلة غسل الى آلة رياضية .
Bu kız henüz 10.sınıftayken bir icat yaptı: hem çamaşır hem egzersiz makinesi.洗濯機兼エクササイズマシンです カライさんは
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.Entretanto, eu tenho seis amigos à espera nas próximas seis paragens, também só com roupa interior.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.Între timp, am 6 prieteni, care aşteaptă la următoarele 6 staţii consecutive, tot în chiloţi.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.그런데 그때 제 친구 여섯명이 속옷만 입고 다음 여섯 정거장에 줄줄이 기다리고 있었습니다
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.Mezitím na dalších 6 zastávkách čekají kamarádi bez kalhot a chystají se nastoupit do vlaku.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.Nel frattempo, ho sei amici che aspettano in mutande alle sei fermate successive.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.Nos, eközben, nekem hat barátom várakozik a következő hat megállóban, szintén az alsógatyájukban.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.Ondertussen staan zes vrienden ook in hun ondergoed klaar bij de volgende zes opeenvolgende haltes.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.Pendant ce temps là, j'ai six amis qui attendent aux six arrêts suivants, eux aussi en sous-vêtements.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.Trong lúc đó, tôi có 6 người bạn đang đợi ở 6 trạm kế tiếp cũng chỉ với chiếc quần lót như tôi.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.Undre tiden har jag sex vänner som väntar på de följande sex stationerna, även de i bara kalsongerna.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.W międzyczasie, 6 moich przyjaciół czeka w samej bieliźnie na sześciu kolejnych stacjach.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.Εντωμεταξύ, έξι φίλοι μου περιμένουν στους έξι επόμενους σταθμούς, επίσης με τα εσώρουχά τους.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.В то же время, шесть моих друзей поджидают нас на следующих шести остановках в таком же неглиже.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.Тим часом, шість моїх друзів у спідній білизні чекають на наступних шести зупинках метро.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.בינתיים, יש לי שישה חברים שמחכים בשש התחנות הבאות בתחתונים שלהם גם כן.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.الآن في نفس الوقت لدي ستة أصدقاء ينتظرون عند محطات التوقف الست المتتالية مرتدين ملابسهم الداخلية أيضا.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.次の6つの停車駅で下着姿で待っています 1人ずつこの車両に乗ってきます
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.與此同時,我有6個朋友 喺接落嚟唧6個站,都凈喺著住底褲,等緊車
Bu, örneğin, benim çamaşır kurutma makinem.Ad esempio, questa è la mia asciugatrice.
Bu, örneğin, benim çamaşır kurutma makinem.Celui-ci, par exemple, c'est mon sèche-linge.
Bu, örneğin, benim çamaşır kurutma makinem.Das ist zum Beispiel mein Wäschetrockner.
Bu, örneğin, benim çamaşır kurutma makinem.Đây là một ví dụ, cái máy sấy tóc của tôi
Bu, örneğin, benim çamaşır kurutma makinem.Det här är, till exempel, min torktumlare.
Bu, örneğin, benim çamaşır kurutma makinem.Dit bijvoorbeeld, is mijn wasdroger.
Bu, örneğin, benim çamaşır kurutma makinem.Ez például, a szárítógépem.
Bu, örneğin, benim çamaşır kurutma makinem.For eksempel er dette min tørretumbler.
Bu, örneğin, benim çamaşır kurutma makinem.Iată mașina mea de spălat uscând rufele.
Bu, örneğin, benim çamaşır kurutma makinem.Isto, por exemplo, é o meu secador da roupa.
Bu, örneğin, benim çamaşır kurutma makinem.이건, 예를 들면, 제 건조기에요.
Bu, örneğin, benim çamaşır kurutma makinem.Por ejemplo, esta es mi secadora.
Bu, örneğin, benim çamaşır kurutma makinem.Sebagai contohnya, inilah suara dari pengering saya.
Bu, örneğin, benim çamaşır kurutma makinem.Tohle je např. moje sušička.
Bu, örneğin, benim çamaşır kurutma makinem.To jest dźwięk mojej pralki.