çalmayı ile cümle
çalmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ayrıca, çello ve piyano çalmayı, biniciliği, eskrimi ve dans etmeyi öğrenmiştir.Dessuten lærte han å spille cello, ri, fekte og danse.
Bas gitar çalmayı kendi kendine öğrenmiştir.Han lærte seg selv å spille gitar.
Çocukken amcasından gitar çalmayı öğrendi ve daha sonra şarkıları kendisi yazmaya başladı.Allerede som barn lærte han seg å spille gitar og begynte etter hvert å skrive sine egne sanger.
Radcliffe, basgitar çalmayı sever.Grey begynner igjen å like sin lugarfelle.
Ayrıca kız kardeşlerinin ikisi de org çalmayı biliyordu.Også hans to brødre drev med stavsprang.
Babası ona keman çalmayı öğretmiştir.Ayahnya mengajarinya untuk bermain biola.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan lahir di Udaipur dan belajar untuk memainkan sarangi pada umur yang masih muda.
Perry, Nashville'de demolar kaydetmeye başladı ve şarkı yazıp gitar çalmayı öğrendi.Di Nashville, dia mulai merekam demo dan belajar bagaimana menulis lagu dan memainkan gitar.
Bu dönemde gitar çalmayı öğrendi.Ia juga bermain gitar pada saat itu.
Ayrıca keman çalmayı da öğrendi.Ia juga belajar bermain violin.
13 yaşındayken gitar çalmayı öğrendi.Ia belajar gitar pada usia 13.
Trompet çalmayı öğrendi.Ia mengatasinya dengan mempelajari cara bermain terompet.
Piyano çalmayı öğrendi.Keterampilannya adalah bermain piano.
Gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi öğrendi.Ia belajar bermain gitar dan piano dan menyanyi.
Bu dönemde gitar çalmayı öğrendi.Trong thời gian này ông đồng thời học cả guitar.
Piyano çalmayı öğrendi.Ông đã học chơi đàn pianô.
Annesi Kim Young-ah bir piyano öğretmenidir ve Seohyun'a 5 yaşındayken piyano çalmayı öğretti.Mẹ cô là bà Kim Young-ah, một giảng viên piano nên cô đã theo học chơi nhạc cụ này từ năm 5 tuổi.
Gitar çalmayı kendi başına öğrenmiş ve bu sayede oldukça özgün olan stilini geliştirmiştir.Ông hợp tác với các ca sĩ Flamenco có tiếng tăm, giúp ông ta phát triển một phong cách chơi riêng khá độc đáo.
Perry, Nashville'de demolar kaydetmeye başladı ve şarkı yazıp gitar çalmayı öğrendi.Tại Nashville, cô bắt đầu ghi âm những bản thu thử đầu tiên và được dạy cách chơi guitar và phác thảo bài hát.
Piyano çalmayı sever.ピアノを弾く事が好き。
Günde ortalama olarak 4-6 saat pratik yaparak davul çalmayı öğrendi.毎日少なくとも4〜6時間心身を鍛練し学んだとしている。
Bu dönemde gitar çalmayı öğrendi.この頃からギターも覚える。
2001-2005 yılları arasında müzik eğitimi alarak piyano çalmayı öğrendi.2001年から2005年まで、プロの音楽指導を受け、ピアノを学んだ。
Gitar çalmayı seviyor fakat çocukları doğduktan sonra gitar çalmayı bırakmıştır.昔はギャンブル好きだったが、子供が生まれるたびに止めていった。
Bir rahibe ona gitar çalmayı öğretti.父親がクラシック・ギターを教えていた。
Hatta ud çalmayı kendi başına öğrendi.一人でぶらぶら探索すること。
Daha önce sadece gitar çalan Gein, grupta çalarken basgitar çalmayı öğrendi.母親が昔ガールズバンドでギターを弾いていて、家にあるギターで弾き方を教えてもらいギターが弾ける。
Gitar çalmayı kendi kendime öğrendim.私はギターの弾き方を独習した。
Bir rahibe ona gitar çalmayı öğretti.沈小岑向他学习吉他弹奏。
Perry, Nashville'de demolar kaydetmeye başladı ve şarkı yazıp gitar çalmayı öğrendi.在纳什维尔,她开始录制样本唱片,学习写歌和弹吉他。
Piyano çalmayı sever.喜歡彈鋼琴。
Ayrıca karizmatik tavrıyla izleyenlerinin kalbini çalmayı başarmıştır.而他也認識了擁有心靈探測能力的機器人吉斯卡。
Ergenlik döneminde gitar çalmayı öğrenen Cohen, Buckskin Boys isimli bir folk grubu da kurdu.像其他青春期的孩子一样,科恩开始学习弹奏吉他,并组建了一个叫做Buckskin Boys的乡村民谣乐队。
Küçükken piyano çalmayı öğrendi.小時候練過鋼琴。
Üstâd olarak kabul ettiği Ârifî'nin yanında saz çalmayı öğrendi.朱全忠派诏翰林学士杜晓撰德政碑以赐之。
2010 yılında 3 kez inme geçirdi ve piyano çalmayı bıraktı.他在2010年赛季出场3次,没有进球。
Bir sene geçmeden David keman çalmayı öğrendi.因此他唯有把中五畢業後一年的時間都用來向歌手張崇德學習唱歌。
8 yaşındayken ailesi ve arkadaşlarından gitar çalmayı öğrendi.8살, 가족과 친구로부터 기타를 배웠다.
Küçükken piyano çalmayı öğrendi.그는 어렸을 때 피아노를 배웠다.
Perry, Nashville'de demolar kaydetmeye başladı ve şarkı yazıp gitar çalmayı öğrendi.내슈빌에서 작곡을 하며 데모 녹음을 진행했고 기타 치는법도 배워나갔다.
Tim, ilkokuldan üniversiteye kadar okul grubunda trompet ile piyano çalmayı sürdürdü.그는 초등학교 때부터 고등학교 때까지 스쿨 밴드에서 트럼펫을 연주했다.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.그는 우다이푸르에서 태어났고, 어릴때 사랑기 연주법을 배웠다.
Van Halen bir çocuk olarak piyano çalmayı öğrendi.알렉산더는 어릴 적부터 피아노를 배우기 시작했다.
Stone, rol için bas çalmayı öğrendi.סטון למדה לנגן בבס בשביל התפקיד.
Piyano çalmayı sever.אוהב לנגן בפסנתר.
Enstrüman çalmayı kendisi öğrendi, ancak çalışma uyumu ve müzik teorisi üzerine eğitim gördü.על הכלי למד לנגן בעצמו אבל למד בצורה מסודרת הרמוניה ותאוריה.
Saksofon çalmayı ise Lisedeyken öğrenmiştir.בתיכון היא למדה לנגן בסקסופון.
İkisi de orgcu olan babası ve büyükbabasından piyano çalmayı öğrendi.הוא למד נגינה בפסנתר אצל אביו וסבו, שניהם נגני עוגב.
Küçükken piyano çalmayı öğrendi.בצעירותה למדה לנגן בפסנתר.
4 Ağustos 1988 Bolton), 16 yaşında gitar çalmayı öğrenmiştir.תומאס "תום" אנתוני פארקר (נולד ב-4 באוגוסט 1988 בבולטון) - למד לנגן בגיטרה בגיל שש עשרה.
4 yaşında, yetenekli bir piyanist olan annesinden piyano çalmayı öğrendi.בגיל 4, למד נגינה בפסנתר אצל אמו, שהייתה פסנתרנית מוכשרת.
Bir rahibe ona gitar çalmayı öğretti.כנערה למדה נגינה על גיטרה.
Çocuk yaşta kendi başına davul çalmayı öğrendi.בילדותו למד לנגן על תופים.
Spektor piyano çalmayı, dedesinin annesine bıraktığı Petrof piyanoda öğrenmiştir.ספקטור גדלה ולמדה לנגן על פסנתר ה"פטרוב" שסבה נתן לאמה.
Bu dönemde gitar çalmayı öğrendi.בתקופה זו התחילה לנגן גיטרה.
Bas gitar çalmayı kendi kendine öğrenmiştir.Научава се сам да свири на китара.
Gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi öğrendi.Умее да свири на китара и да пее.
Trompet çalmayı öğrendi.Свири на тромпет.
13 yaşındayken gitar çalmayı öğrendi.Научава се да свири на китара на 13 години.
Çello çalmayı öğrendi.Научава се и да свири на ксилофон.