Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Ook zijn zwaard gaf hem geen overwinning en hij moest zich in de oorlogen gewonnen geven.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Sinä olet kääntänyt takaisin hänen miekkansa terän etkä ole sodassa pitänyt häntä pystyssä.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Storil si, da je minila bleščoba njegova, in prestol njegov si zvrnil na tla.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Ztupils i ostří meče jeho, aniž jsi dal jemu, aby ostáti mohl v boji.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Επαυσας την δοξαν αυτου και τον θρονον αυτου ερριψας κατα γης.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.Направил си да престане блясъкът му, И тръшнал си престола му на земята.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.השבת מטהרו וכסאו לארץ מגרתה׃
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.ابطلت بهاءه والقيت كرسيه الى الارض.
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.你 使 他 的 光 輝 止 息 、 將 他 的 寶 座 推 倒 於 地
Görkemine son verdin, Tahtını yere çaldın.你 使 他 的 光 輝 止息 、 將 他 的 寶座 推倒 於地
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.7살 때는 매 음표마다 강박을 줍니다.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Az első alkalommal, ha megfigyelitek, minden hangjegyre jutott egy impulzus.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Bạn có thể thấy ở lần chơi đầu từng nốt nhạc được ấn mạnh.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Beim ersten Mal hob er jede einzelne Note hervor.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.För ni förstår att första gången spelade han och betonade varje not.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Kijk, de eerste keer speelde hij met nadruk op elke noot.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Pertama kali dia bermain dia memberi impuls pada setiap not.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Prvýkrát hral s dôrazom na každú notu.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Ser I, første gang spillede han med en impuls på hver tone.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Vedete, la prima volta suonava con un accento su ogni nota.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Vedeţi, prima dată cânta cu un impuls pe fiecare notă.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Vejam, na primeira vez, a criança toca com um impulso em cada nota.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Verán, la primera vez tocaba con un acento en cada nota.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Voyez, la première fois il jouait avec une impulsion sur chaque note.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Všimněte si, nejdřív hrál s důrazem na každém tónu.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Za pierwszym razem akcentowana była każda nuta. Za pierwszym razem akcentowana była każda nuta.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Βλέπετε, την πρώτη φορά έπαιζε με ορμή σε κάθε νότα.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Бачите, першого разу хлопчик грав, акцентуючи кожну ноту.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Нали виждате, първия път свиреше с импулс всяка нота.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.Смотрите, вначале он играл и акцентировал каждую ноту.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.בפעם הראשונה שהוא ניגן, הוא הדגיש כל תו.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.كما رأيتم في المرة الأولى عندما كان يعزف كان يتحرك مع كل " نوتة "
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.それぞれの音符にアクセントがありました (ピアノ)
Gregor! "Diğer tarafında kapı, ancak, kız kardeşi hafifçe çaldı.Gregor "Di pintu sisi lain!, Bagaimanapun, adiknya mengetuk ringan.
Gregor! "Diğer tarafında kapı, ancak, kız kardeşi hafifçe çaldı.Gregor "La uşa cealaltă parte!, Cu toate acestea, sora lui bătut uşor.
Gregor! "Diğer tarafında kapı, ancak, kız kardeşi hafifçe çaldı.Gregor "Tại cửa phía bên kia, tuy nhiên, em gái gõ nhẹ.
Gregor! "Diğer tarafında kapı, ancak, kız kardeşi hafifçe çaldı.그레고르! "다른 쪽 문에 그러나, 그의 여동생
Gregor! "Diğer tarafında kapı, ancak, kız kardeşi hafifçe çaldı.גרגור! "ליד הדלת בצד השני, לעומת זאת, אחותו
Gregor! "Diğer tarafında kapı, ancak, kız kardeşi hafifçe çaldı.غريغور! "وفي الجانب الآخر من الباب ، ومع ذلك ، شقيقته
Gregor! "Diğer tarafında kapı, ancak, kız kardeşi hafifçe çaldı.軽くノックした。
Her şeyi benden çaldı. Bütün tarzını.Hij heeft mijn stijl gestolen.
Her şeyi benden çaldı.Mindent tőlem lopott!
Her şeyi benden çaldı.Pergunte. Ele roubou-me tudo.
Her şeyi benden çaldı.Robó todo de mí.
Her şeyi benden çaldı.Tout ce qu'il fait, il me I'a volé!
Hint Okyanusundan bir gemi alıp, bir sualtı hoparlörü yerleştirip ve bir ses çaldıkları bir deney.남쪽 인도해로 배를타고 가서 수중 확성기를 사용하여 소리를 재생한 적이 있습니다.
Hint Okyanusundan bir gemi alıp, bir sualtı hoparlörü yerleştirip ve bir ses çaldıkları bir deney.Oceanografowie popłynęli na południowy Ocean Indyjski, wrzucili do wody podwodny głośnik i odtworzyli dźwięk.
Hint Okyanusundan bir gemi alıp, bir sualtı hoparlörü yerleştirip ve bir ses çaldıkları bir deney.השיטו ספינה לדרום האוקיינוס ההודי, פרסו רמקול תת-ימי והשמיעו צליל.
Hint Okyanusundan bir gemi alıp, bir sualtı hoparlörü yerleştirip ve bir ses çaldıkları bir deney.باخذ سفينة الى جنوب المحيط الهندي وانزلوا الى قاعه مولد اصوات وقاموا بتشغيله
Hint Okyanusundan bir gemi alıp, bir sualtı hoparlörü yerleştirip ve bir ses çaldıkları bir deney.音を再生するという 音響実験を行いました スピーカーから発せられた音は
Holmes ıslık çaldı.Bell. Holmes visslade.
Holmes ıslık çaldı.Holmes bersiul.
Holmes ıslık çaldı.Holmes deu um assobio.
Holmes ıslık çaldı.Holmes fischio.
Holmes ıslık çaldı.Holmes fischiò.
Holmes ıslık çaldı.Holmes fløjtede.
Holmes ıslık çaldı.Holmes floot.
Holmes ıslık çaldı.Holmes fluierat.
Holmes ıslık çaldı.Holmes füttyentett.
Holmes ıslık çaldı.Holmes gwizdnął.