Ana içeriğe geç
Sözlük

çaldı ile cümle

çaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Hoe meer ze spelen, des te meer ze uit zichzelf gaan oefenen.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Je mehr sie spielen, desto mehr werden sie selbst üben.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.연주를 더 많이 할 수록 스스로 연습을 더 많이 할 것입니다.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Minél többet játszanak, annál többet fognak önállóan gyakorolni.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Plus ils jouent plus, plus ils pratiqueront tout seul.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Quanto mais tocarem, mais vão praticar por eles próprios.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Όσο περισσότερο παίζουν, τόσο περισσότερο θα εξασκούνται από μόνοι τους.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Колкото повече свирят, толкова повече ще се упражняват самостоятелно.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.Чем больше они будут играть, тем больше будут упражняться сами.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.ככל שהם ינגנו יותר, הם יתאמנו יותר בעצמם.
Çaldıkça kendi kendilerine daha fazla pratik yapacaklardır.演奏を重ねるにつれて 自分から練習するようになる 音楽とは楽器からではなく
Çaldın gönlümü kızkardeşim, yavuklum, Bir bakışınla, Gerdanlığının tek zinciriyle çaldın gönlümü!Du har fanget mig, min Søster, min Brud, du har fanget mig med et af dine Blikke, med en af din Halses Kæder.
Çaldın gönlümü kızkardeşim, yavuklum, Bir bakışınla, Gerdanlığının tek zinciriyle çaldın gönlümü!Jala jsi srdce mé, sestro má choti, jala jsi srdce mé jedním okem svým, a jedinou točenicí hrdla svého.
Çaldın gönlümü kızkardeşim, yavuklum, Bir bakışınla, Gerdanlığının tek zinciriyle çaldın gönlümü!나의 누이 나의 신부야 네가 내 마음을 빼앗았구나 네 눈으로 한번 보는 것과 네 목의 구슬 한 꿰미로 내 마음을 빼앗았구나
Çaldın gönlümü kızkardeşim, yavuklum, Bir bakışınla, Gerdanlığının tek zinciriyle çaldın gönlümü!לבבתני אחתי כלה לבבתיני באחד מעיניך באחד ענק מצורניך׃
Çaldın gönlümü kızkardeşim, yavuklum, Bir bakışınla, Gerdanlığının tek zinciriyle çaldın gönlümü!قد سبيت قلبي يا اختي العروس قد سبيت قلبي باحدى عينيك بقلادة واحدة من عنقك.
Çaldın gönlümü kızkardeşim, yavuklum, Bir bakışınla, Gerdanlığının tek zinciriyle çaldın gönlümü!我 妹 子 、 我 新 婦 、 你 奪 了 我 的 心 . 你 用 眼 一 看 、 用 你 項 上 的 一 條 金 鍊 、 奪 了 我 的 心
Çaldın gönlümü kızkardeşim, yavuklum, Bir bakışınla, Gerdanlığının tek zinciriyle çaldın gönlümü!我 妹子 、 我 新婦 、 你 奪 了 我 的 心 . 你 用 眼 一 看 、 用 你 項上 的 一 條 金鍊 、 奪 了 我 的 心
Çaldı ve beni doğurmanın cezası olarak öldü.Bà ấy ăn cắp nó và chết vì tội sinh ra tôi.
Çaldı ve beni doğurmanın cezası olarak öldü.Elle l'a volée et a été tuée pour m'avoir mis au monde.
Çaldı ve beni doğurmanın cezası olarak öldü.La robó. Su pecado fue darme la vida.
Çaldı ve beni doğurmanın cezası olarak öldü.Её преступлением было украсть его и родить меня.
Çaldı ve beni doğurmanın cezası olarak öldü.Откраднала го е и е умряла, за дето ме е родила.
Çalışınız içgüdüsel ve doğal olarak çaldığınızda doğru halde olana dek tekrar tekrar çalışmalısınızAssim, precisas de treinar muito até que tudo se torne instintivo e o toques naturalmente de forma correcta.
Candan değil, ama o dedi, ben çaldıEi sydämellisesti, mutta hän sanoi sen, niin Soitin varten Jeeves, ja selitti tilanteen.
Candan değil, ama o dedi, ben çaldı Jeeves ve durumu anlattı.Ikke hjerteligt, men han sagde det, så jeg ringede for Jeeves, forklarede og situationen.
Candan değil, ama o dedi, ben çaldı Jeeves ve durumu anlattı.Inte hjärtligt, men han sa det, så jag ringde för Jeeves, och förklarade situationen.
Candan değil, ama o dedi, ben çaldı Jeeves ve durumu anlattı.Nicht herzlich, aber er sagte es, und so rief ich für Jeeves, und erklärte die Situation.
Candan değil, ama o dedi, ben çaldı Jeeves ve durumu anlattı.Non cordialmente, ma l'ha detto, così ho telefonato per Jeeves, e ha spiegato la situazione.
Candan değil, ama o dedi, ben çaldıKhông chân thành, nhưng ông cho biết, vì vậy tôi reo
Candan değil, ama o dedi, ben çaldıNem szívesen, de azt mondta, így hát felhívtam
Candan değil, ama o dedi, ben çaldıNie serdecznie, ale powiedział to, więc zadzwoniłam dla Jeeves, i wyjaśnił sytuację.
Candan değil, ama o dedi, ben çaldıNon cordialement, mais il l'a dit, donc j'ai sonné pour Jeeves, et expliqué la situation.
Candan değil, ama o dedi, ben çaldıNot harte, maar hij zei dat het, dus ik belde for Jeeves, en legde de situatie.
Candan değil, ama o dedi, ben çaldıNot 진심으로, 그러나 그는 그것을했다, 그래서 울렸다
Candan değil, ama o dedi, ben çaldıNot srdečne, ale on hovoril, že to, tak som zazvonil na Jeeves a vysvetlil situáciu.
Candan değil, ama o dedi, ben çaldıNot srdečně, ale on říkal, že to, tak jsem zazvonil for Jeeves, a vysvětlil situaci.
Candan değil, ama o dedi, ben çaldıNot vljudno, vendar je to rekel, zato sem poklical za Jeeves, in razložil situacijo.
Candan değil, ama o dedi, ben çaldıNot εγκάρδια, αλλά το είπε?
Candan değil, ama o dedi, ben çaldıNu cordial, dar el a zis;, asa ca am sunat for Jeeves, şi a explicat situaţia.
Candan değil, ama o dedi, ben çaldıTidak hormat, tapi dia mengatakannya, maka saya berdering for Jeeves, dan menjelaskan situasinya.
Candan değil, ama o dedi, ben çaldıНе е любезно, но той го каза, така че се обадих за Джийвс, и обясни ситуацията.
Candan değil, ama o dedi, ben çaldıНе радушно, но он сказал, что это, поэтому я позвонил для Дживс, и объяснил ситуацию.
Çantamı çaldı¡Me robó el bolso!
Çantamı çaldıMi-a furat geanta!
Cape Verde'deki balıkları çaldıklarını düşünüyorum.De stjæler vores fisk her fra Cape Verde, det føler jeg de gør
Cape Verde'deki balıkları çaldıklarını düşünüyorum.För mig känns det som om de är här i Kap Verde för att stjäla fisk.
Cape Verde'deki balıkları çaldıklarını düşünüyorum.Het voelt aan alsof ze vis stelen op Kaapverdië.
Cape Verde'deki balıkları çaldıklarını düşünüyorum.Io mi sento di dire che stanno rubando il pesce, qui a Capo Verde.
Cape Verde'deki balıkları çaldıklarını düşünüyorum.Pour moi c'est comme si ils volaient le poisson ici au Cap Vert.
Cape Verde'deki balıkları çaldıklarını düşünüyorum.Siento que ellos están robando peces aquí en Cabo Verde
Cape Verde'deki balıkları çaldıklarını düşünüyorum.Sinto que eles estão a roubar peixe aqui em Cabo Verde
Carnegie Hall'da ve benzeri yerlerde çaldım.Carnegie Hall a podobných.
Carnegie Hall'da ve benzeri yerlerde çaldım.카네기 홀 같은 곳에서도 연주를 했습니다.
Carnegie Hall'da ve benzeri yerlerde çaldım.Карнегі-холі та інших подібних закладах.
Carnegie Hall'da ve benzeri yerlerde çaldım.ב- "קרנגי הול" ובמקומות כאלה.
Carnegie Hall'da ve benzeri yerlerde çaldım.و قاعة كارنيجي و أماكن مماثلة.
Carnegie Hall'da ve benzeri yerlerde çaldım.すごくエキサイティングでしたが
‹‹Çarşı meydanında oturup birbirlerine, ‹Size kaval çaldık, oynamadınız; Ağıt yaktık, ağlamadınız›비유컨대 아이들이 장터에 앉아 서로 불러 가로되 우리가 너희를 향하여 피리를 불어도 너희가 춤추지 않고 우리가 애곡을 하여도 너희가 울지 아니하였다 함과 같도다
‹‹Çarşı meydanında oturup birbirlerine, ‹Size kaval çaldık, oynamadınız; Ağıt yaktık, ağlamadınız›דמים הם לילדים הישבים בשוק וקראים זה אל זה ואמרים חללנו לכם בחלילים ולא רקדתם קוננו לכם קינה ולא בכיתם׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
çaldı ile cümle - Sayfa 43 - çaldı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App