Ana içeriğe geç
Sözlük

çaldı ile cümle

çaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu çocuk iki tane çizgi roman çaldığı için tutuklanmış, İki çizgi roman: Örümcek Adam ve X-Men.Ele tinha levado, à socapa, dois livros de banda desenhada, o Homem Aranha e os X-Men.
Bu çocuk iki tane çizgi roman çaldığı için tutuklanmış, İki çizgi roman: Örümcek Adam ve X-Men.John James pedig becsempészett két képregényt -- a Pókembert és az X-men-t.
Bu çocuk iki tane çizgi roman çaldığı için tutuklanmış,Il avait réussi à faire passer deux bandes dessinées, deux bandes dessinées...
Bu çocuk iki tane çizgi roman çaldığı için tutuklanmış,존은 만화책 두권을 몰래 들여왔습니다.
Bu çocuk iki tane çizgi roman çaldığı için tutuklanmış,Şi a adus în secret două benzi desenate, două cărţi de benzi desenate -
Bu çocuk iki tane çizgi roman çaldığı için tutuklanmış,Und er hatte zwei Comics reingeschmuggelt, zwei Comic-Bücher -
Bu çocuk iki tane çizgi roman çaldığı için tutuklanmış,Y él había contrabandeado dos comics, dos libros de historietas --
Bu çocuk iki tane çizgi roman çaldığı için tutuklanmış,А той беше вмъкнал тайно вътре два комикса, две книги с комикси...
Bu çocuk iki tane çizgi roman çaldığı için tutuklanmış,Він таємно проніс дві книжки з коміксами -
Bu çocuk iki tane çizgi roman çaldığı için tutuklanmış,И он тайно пронес в тюрьму два журнала комиксов —
Bu çocuk iki tane çizgi roman çaldığı için tutuklanmış,והוא הבריח פנימה שתי חוברות קומיקס, שני ספרי קומיקס -
Bu çocuk iki tane çizgi roman çaldığı için tutuklanmış,وقد قام هذا الشاب بتهريب قصتين مصورتين،
Bu çocuk iki tane çizgi roman çaldığı için tutuklanmış,スパイダーマンと X-メンです
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekildeEt ce morceau de musique que nous avons joué au début de la session recèle en son cœur
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekildeLalu cuplikan musik yang kita mainkan pada awal sesi ini telah terabadikan dalam hati
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde자, 제가 이 강연을 시작하면서 연주한 그 음악에는 TED라는 테마가
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde TED teması vardı.Az a zenedarab amit az előadásom kezdetén játszottunk kegyelettel őrzi a szívében a témát, ami a TED.
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde TED teması vardı.Bây giờ bản nhạc mà chúng tôi đã chơi ở phần đầu của buổi nói chuyện này nằm rất sâu ở giữa chủ đề, đó là TED.
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde TED teması vardı.La música que tocamos al inicio de esta sesión consagra en su corazón el tema, que es TED.
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde TED teması vardı.Piesa muzicală pe care am interpretat-o la începutul discuţiei conţine în centrul ei tema, care este TED.
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde TED teması vardı.Ta skladba, kterou jsme hráli na začátku této přednášky, měla ve svém základu uloženu hlavní znělku - TED.
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde TED teması vardı.Teraz utwór, który zagraliśmy na początku zawiera w swoim sercu temat, TED.
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde TED teması vardı.Тепер той музичний твір, що ми грали на початку цієї сесії, в його серце було покладено тему, якою є TED.
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekildeכעת אותו קטע מוזיקלי שניגנו בתחילת ההרצאה שומר בחובו
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekildeولذلك فان تلك القطعة الموسيقية التي عزفناها في هذه الجلسة كرست في قلبها
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde曲の主題の中には TEDが埋め込まれていました
Bu küçük gramafonda Tchaikovsky'nin 1812 Uvertürü çaldığı zamanÎn timp ce punea uvertura 1812 de Ceaikovski să cânte pe mica Victrola, și îmi povestea despre Rusia
Bu küçük gramafonda Tchaikovsky'nin 1812 Uvertürü çaldığı zaman약간의 역사 이야기도 해 주시곤 하셨죠. 러시아에 대해서, 그리고 당시에 러시아에서
Bu küçük gramafonda Tchaikovsky'nin 1812 Uvertürü çaldığı zamanOpowiadał mi również trochę o historii.
Bu küçük gramafonda Tchaikovsky'nin 1812 Uvertürü çaldığı zamanכאשר השמיע את האוברטורה 1812 של צ'ייקובסקי על הפטיפון הקטן, והוא סיפר לי על רוסיה
Bu küçük gramafonda Tchaikovsky'nin 1812 Uvertürü çaldığı zamanعندما كان يعزف المقدمة 1812 لتشايكوفسكي على هذا الفيكترولا الصغيرة ، كان يخبرني عن روسيا
Bu küçük gramafonda Tchaikovsky'nin 1812 Uvertürü çaldığı zaman小さなビクトローラで聴きながら 父はロシアという国のことや 当時ロシアで 何が起きたかについて
Buna rağmen neden erkeklerin ailelerinden para çaldıklarını sorguluyoruz.Et on se demande pourquoi les garçons sont plus susceptibles de voler l'argent de leur parents.
Buna rağmen neden erkeklerin ailelerinden para çaldıklarını sorguluyoruz.그러고는 왜 남학생들이 부모의 돈에 더 많이 손댈까 궁금해하죠.
Buna rağmen neden erkeklerin ailelerinden para çaldıklarını sorguluyoruz.Och ändå undrar vi varför pojkar oftare stjäl pengar från sina föräldrar.
Buna rağmen neden erkeklerin ailelerinden para çaldıklarını sorguluyoruz.Și ne mirăm de ce băieții sunt mai predispuși să fure bani de la părinți.
Buna rağmen neden erkeklerin ailelerinden para çaldıklarını sorguluyoruz.Trotzdem fragen wir uns, warum Jungs öfter Geld von ihren Eltern stehlen.
Buna rağmen neden erkeklerin ailelerinden para çaldıklarını sorguluyoruz.Y aún así nos preguntamos por qué los niños son más propensos a robar dinero de sus padres.
Buna rağmen neden erkeklerin ailelerinden para çaldıklarını sorguluyoruz.А потом удивляемся, почему мальчики крадут деньги у родителей.
Buna rağmen neden erkeklerin ailelerinden para çaldıklarını sorguluyoruz.ومع ذلك لازلنا نتسائل لماذا الصبيان هم أكثر من يسرق المال من والديهم.
Buna rağmen neden erkeklerin ailelerinden para çaldıklarını sorguluyoruz.なのに今だになぜ男の子が 両親からお金を盗むのか不思議がります なのに今だになぜ男の子が 両親からお金を盗むのか不思議がります 男の子と女の子がどちらも
Bu noktada, kapı zili çaldı.A ce moment la sonnette retentit.
Bu noktada, kapı zili çaldı.An dieser Stelle der Tür klingelte.
Bu noktada, kapı zili çaldı.A questo punto il campanello suonò.
Bu noktada, kapı zili çaldı.Ezen a ponton az ajtó csengő megszólalt.
Bu noktada, kapı zili çaldı.În acest moment clopotul uşa sunat.
Bu noktada, kapı zili çaldı. Jeeves yanıtlamak için dışarı süzülüyor.في هذا المنعطف رن جرس الباب. طرحت جيفيس إلى الإجابة عليه.
Bu noktada, kapı zili çaldı. Jeeves yanıtlamak için dışarı süzülüyor."はい、先生。ミスターウースターだけ戻ってきた、"私は彼を聞いた
Bu noktada, kapı zili çaldı.이 시점에서 문을 벨 울렸다.
Bu noktada, kapı zili çaldı.Na tomto mieste dverí zazvonil zvonček.
Bu noktada, kapı zili çaldı.Na tomto místě dveří zazvonil zvonek.
Bu noktada, kapı zili çaldı.Op dit moment de deur bel ging.
Bu noktada, kapı zili çaldı.Pada saat ini bel pintu berdering.
Bu noktada, kapı zili çaldı.På dette tidspunkt døren klokken ringede.
Bu noktada, kapı zili çaldı.Tại thời điểm này, chuông cửa reo.
Bu noktada, kapı zili çaldı.Tässä vaiheessa ovi kello soi.
Bu noktada, kapı zili çaldı.Vid denna tidpunkt på dörrklockan ringde.
Bu noktada, kapı zili çaldı.V tem trenutku vratih pozvonilo.
Bu noktada, kapı zili çaldı.W tym momencie zadzwonił dzwonek do drzwi.
Bu noktada, kapı zili çaldı.Στο σημείο αυτό το κουδούνι χτύπησε.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
çaldı ile cümle - Sayfa 40 - çaldı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App