Ana içeriğe geç
Sözlük

çaldı ile cümle

çaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Miles Away" için bir kez daha gitar çaldı.またギターを近江吾朗が務めた。
Tekrar yukarı çıktıklarında yine telefon çaldı.あと一歩というところで、電話が鳴った。
Tim, The Revolution Smile'da 2000'den, 2004'e kadar gitar çaldı ve bu sayede tanındı.加入前はThe Revolution Smileのギタリスト(2000年-2004年)として知られた。
Çaldığı arabayla kaçarken polislere yakalandı.捕まえたセミを運んでいる途中、車に轢かれてしまった。
İyi seviyede gitar ve bateri çaldığı bilinmektedir.ギターとベース演奏が得意。
Ayrıca “5 Colours in Her Hair”in giriş kısmını da çaldı.芯ホルダー式で全5色の「マーキングホルダー」もある。
17 Ağustos 2008'de Güney Kore'de ilk kez çaldılar.2008年8月17日 奥州平泉の神輿が初参加。
Clapton da Harrison bestesi "While My Guitar Gently Weeps"te gitar çaldı.GUITARは泣いている (6:32) タイトルはザ・ビートルズの「While My Guitar Gently Weeps」から。
Charles ve orkestra her gösteride aynı tepkiyle bir sandal gezisinde çeşitli geceler gene müzik çaldı.チャールズと彼のオーケストラはこの曲を幾日か連続で演奏し、観客から同じ反応を受けた。
Çok üşüdüm, birazcık ısınmak için kapınızı çaldım, demiş ayı bu kez.寒いので、ちょっと暖かくしていただきたいと思い、あなたたちの元を訪れました。
Sonra kıyafetini çaldı ve dışarı çıktı.彼女はそれを着て、アパートを出ていった。
Birlikte ilk rock grupları Breakfast Club'ı kurdular, Madonna burada şarkı söyledi ve davul ile gitar çaldı.他們一起組成了她的第一個搖滾樂團,早餐俱樂部,瑪丹娜擔任主唱和演奏鼓和吉他。
Bu şarkıyı her çaldığımda çok hüzünlenirim.每一次現場演唱這首歌時。
Louis Armstrong ile beraber çaldı.于是就给了Louis Armstrong。
Çaldıklarını kendi ailesine verir.或是,讓人偷竊他自己的東西。
Ne yaşıyorsanız çaldığınızdan o duyulur.我只是聽到什麼就彈什麼。
Jean Valjean (Hugh Jackman), bir somun ekmek çaldığı için hapse girmiş bir fransızdır.尚萬強(休·杰克曼飾演)是一名法国囚犯,因偷面包而入狱。
Dönmek (Return) Pargalı İbrahim’in kemanla ilk çaldığı parça.以「易卜拉欣」開頭的條目 以「伊布拉欣」開頭的條目
(Türkçe: Kitaplarımı kim çaldı?)第十一章:誰偷了餡餅(Who Stole the Tarts?
Fakat ben şarkıyı çaldığım zaman pek çok insan 'Ah, bunda kendimden izler buluyorum.' diyor."雖以王自居,未即帝位改元,而我越之正統,庶幾乎復續矣」。
1982'de The Power Plant adlı kendi kulübünü açana dek düzenli olarak orada çaldı.他在那里一直做DJ,直到1982年他成立他自己的俱乐部“The Power Plant”。
Rahel babasının putlarını çaldı ancak bundan Yakup'un haberi yoktu.曾祖父李普;祖父李壽;父親李奇俊,曾任知縣。
Bekleyelim de Görelim Hoşgörü ^ "Hangi Parçayı Kim Çaldı?".堅曰:「吾相待何如,而起此意?」暐飾辭以對。
Anısına çok sayıda anıt dikildi ve Teksas'taki radyo istasyonlarında şarkıları durmaksızın çaldı.多地为她举行了守夜和纪念活动,德克萨斯州的多家电台不间断地播放她的音乐。
2008' in Mart ayı boyunca Avustralya' da Soundwave Festival ' de çaldılar.2008年2月到3月,他們參加了澳洲的「Soundwave Festival」。
1925 ile 1928 arasında bir dans grubunda saksofon çaldığı Compton Lisesi'nde eğitimine devam etti.1925至1928年,他在康普顿高中(Compton High School)就读,并在学校的舞蹈乐队演奏萨克斯管。
Öngür, bu çalışmada gitar çaldı.我将会在那里演奏吉他。
1970 yılına gelene kadar birçok ünlü orkestrada çaldı.1970年代起曾出演过许多舞台剧。
Şarkıyı grubun beş üyesinin birlikte çaldıkları tek bir gitarla yorumladılar.作品中還會使用由五位女主角演唱的角色歌《さよなら。
(Türkçe: Kitaplarımı kim çaldı?)아이고~ 누가 내 책 찢어먹었냐~?
Onun için çaldığımda apaçık biliyordu: "Evet, işte budur," dedi.관우가 조조를 떠나면서, 탄식하며 말하기를 "조조 공께서 저를 후하게 대해 주셨음을 잘 알고 있습니다.
Bir çaldı şarkıyı, o gün evde bayram havası esti."낮에는 노래하느라 해가 저물었고 밤에는 노래하느라 날이 밝았다.
Tam 29 yıl birlikte çaldılar.재위 29년 만에 사망하였다.
Bu isim altında İngilizce şarkılar çaldılar.그 밴드에서는 주로 영어로 된 노래를 연주하였다.
Yirmi küsur atı çaldılar.20개 지방 자치체를 관할한다.
Van iline 125, Çaldıran ilçesine 7.5 km. uzaklıktadır.레인저 5호는 달을 725 km 떨어진 곳에서 놓쳤다.
17 Ağustos 2008'de Güney Kore'de ilk kez çaldılar.일본에서 2012년 11월 17일 처음 개봉되었다.
Çaldığı ilk önemli grup The 101'ers'dır.가장 먼저 에인트호번에 미국 101 공수사단이 공수된다.
2)" adlı eserini çaldı.이어 정절(貞節)이란 시호(諡號)를 내렸다.
Aynı zamanda Helsinki'de yapılan 2005 Dünya Atletizm Şampiyonası'nın açılışında çaldılar.2005년에는 이집트 카이로에서 열린 2005 유도 선수권 대회에 출전하여 세계 챔피언이 되었다.
Sonra kıyafetini çaldı ve dışarı çıktı.그날 밤에, 그녀는 헌옷을 입고 입던 옷을 챙겨서 밖으로 나왔다.
İlk çaldığı enstrüman 5 yaşındayken sahip olduğu mandolindi.그가 가장 처음으로 발명한 것은 다섯 살 때 만든 작은 수차였다.
BBC News'ten Dave Lee, oyunun E3 2014'te "şovu çaldığını" düşünmüştür.דייב לי מחדשות BBC הרגיש שהמשחק "גנב את ההצגה" בכנס E3 2014.
Frank, 11 yaşından beri değişik gruplarda çaldı.הוא ניגן בלהקות שונות מאז גיל 11.
Çaldı i marroni! – "Portakallar, hurma!Caldi i marroni" - "תפוזים, תמרים!
Franklin, sık sık çaldığı lüks spor otomobillerle Los Santos'ta gezmektedir.כתוצאה מכך, רואים אותו לעיתים קרובות נוסע במכוניות ספורט גנובות בלוס סנטוס.
Sonra kilise çanları çaldı.באותו רגע מצלצלים פעמוני כנסייה.
2003 yılından itibaren Türkiye'deki birçok festival ve etkinlikte piyano çaldı.מ-2008 שיחקה במספר סרטים וסדרות טורקיים.
Bu albümlerde gitar çaldı.באלבומים אלה התרכך סאונד הגיטרה שלו.
Fournier, bütün zamanların en büyük müzisyenleriyle çaldı.היינס ניגן עם רוב המוזיקאים הגדולים של הג'אז בתקופתו.
Çaldığı sığırları bir mağarada saklar.הוא שובר ביצים ששדד על ידי הטלתן על סלע.
2007 yazında gerçekleşen turne süresince Avrupa ve Kuzey Amerika'da çaldılar.באביב 2007 היא ערכה סיבוב הופעות באירופה ובצפון אמריקה.
Bana şarkıyı çaldı.שלחתי לו את השיר.
Ben Harper şarkıda gitar çaldı.האריסון אף ניגן בגיטרה בהקלטת השיר.
İlk çaldığı enstrüman davul oldu.הראשון שבלעה אותו אסלה.
"Miles Away" için bir kez daha gitar çaldı.Изпълнява с китара „Miles Away“.
Bu arada çantasını çaldırır.Тя избягва с чантата.
Tim, The Revolution Smile'da 2000'den, 2004'e kadar gitar çaldı ve bu sayede tanındı.Преди това Тим е свирил на китара в групата The Revolution Smile от 2000 до 2004.
H2000 demo sahnede çaldılar.2000 – Metamorphoses Showcase.
Davulların çoğunu ise stüdyo müzisyeni Kevin Valentine çaldı.Повечето барабани са обработени от сесийния музикант Кевин Валънтайн.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod