Birinin kapı zilini çaldığını duydun mu?Kuulitko, että joku soitti ovikelloa?
1967'de "The Dustbins" orkestrasında gitar çaldı.Το 1967 έπαιζε κιθάρα στη μπάντα The Dustbins.
1986-1988 yılları arasında Saraybosnalı rock grubu Zabranjeno Pušenje'de bass gitar çaldı.Από το 1986 ως το 1988 ο Κουστουρίτσα έπαιζε μπάσο στο ροκ συγκρότημα από το Σεράγεβο «Zabranjeno Pušenje».
Greatest Hits turundaki şarkı listesinin aynısını çaldılar.Το τραγούδι συμπεριλήφθηκε στο Greatest Hits.
17 Ağustos 2008'de Güney Kore'de ilk kez çaldılar.Το 2006, κλήθηκε για πρώτη φορά στην Εθνική Νότιας Κορέας U17.
Scorpions'da çalmadan önce Lady, Fargo and Deadlock gruplarında çaldı.Πριν γίνει μέλος των Scorpions έπαιζε στις μπάντες Lady, Fargo και Deadlook.
Bununla birlikte kemençeyi kendine özgü bir üslupla çaldı.Ωστόσο, η πολίτικη λύρα χτύπησε με ένα διακριτικό στυλ.
1960'larda Little Richard ve Ray Charles ile çaldı.I 1960'erne optrådte han med Little Richard og Ray Charles.
(Türkçe: Kitaplarımı kim çaldı?)(«Quels livres sont restés dans votre mémoire?»).
Ancak üzerinde çaldığı para yoktur.Men han tjente ingen penge på det.
Çalgı aleti çaldığında gerçekten Papagena’yı çağırır, Papagena ortaya çıkar.De anbefaler ham at spille på de magiske klokker for at tilkalde Papagena.
Ayrıca “5 Colours in Her Hair”in giriş kısmını da çaldı.Desuden inderholder albummet også de første fem kapitler af en "Trapped In The Closet".
Şarkı, filmin bitişindeki jenerikte çaldı.Sangen kom på en sidsteplads i finalen.
Dünyanın pek çok ülkesinde solo konserler verdi ve çeşitli orkestralarla çaldı.Siden har han givet koncerter overalt, solo og med nogle af verdens førende orkestre.
Tekrar yukarı çıktıklarında yine telefon çaldı.Han når akkurat at skrive færdig, da telefonen ringer igen.
Müzikleri Yeni Zelanda Senfoni Orkestrası çaldı.Musikken blev indspillet af Danmarks Radios Symfoniorkester.
Bir süre İstanbul Radyosu'nda tanbur çaldı.Rostvold spillede i mange år i Danmarks Radios Big Band.
Şarkıyı grubun beş üyesinin birlikte çaldıkları tek bir gitarla yorumladılar.Det speciale med denne cover var, at de fem musikere spillede sammen på kun én guitar.
14 Kasım 2011'de NPR albümü ilk defa tüm olarak çaldı.Den 14. november blev albummet spillet første gang i sin helhed på den amerikanske radiostation NPR.
Biri kapıyı çaldı.En eller anden bankede på døren.
Laurence müzik kariyerine Tilburg Rock Akademisi'nde başladı ve birçok okul grubunda çaldı.Laurence begynte sin musikalske karriere ved Rock Academy i Tilburg, og spilte i flere band ved skolen.
1970 yılına gelene kadar birçok ünlü orkestrada çaldı.Mange småbruk i drift til 1970.
Orkestranın son çaldığı şarkının ne olduğu hususunda çok fazla spekülasyon ortaya çıkmıştır.Det har også vært omdiskutert hvilke låter orkesteret spilte.
Bu sesler orkestranın bütün olarak çaldığı gür kısımlarda kullanılır.Alle sangene i lydsporet ble spilt inn med fullt orkester.
Orada kuş yemliklerindeki yemleri çaldıklarından hiç hoş karşılanmazlar.Slik unngår de i noen grad å bli spist av fugler.
25 Temmuz 2006'da NPR: Morning Edition radyo programındaki bir röportaj sırasında "Hail To The Chief"'i çaldı.21. februar 2006 deltok hun i Al Jazeera ukentlige 45-minutters diskusjonsprogram «The Opposite Direction».
Fakat Nero'nun Roma yanarken lir çaldığı bilgisi yanlıştır.Han er skrekkslagen over Neros nedbrenning av Roma.
Yirmi küsur atı çaldılar.De krevde 20 nye kyr.
(Türkçe: Kitaplarımı kim çaldı?)(Siapa yang Menulis Injil?)
24 Şubat 1970'te Barrett, John Peel'in BBC radyosunda yaptığı Top Gear programına çıkarak beş şarkı çaldı.Pada 24 Februari 1970, Barrett tampil dalam dalam acara Top Gear di radio BBC yang dipandu John Peel.
1975'te George Harrison'ın Extra Texture albümünde çaldı.Pada tahun 1975, dia bermain dalam album milik George Harrison, Extra Texture.
Her konserde çalınması, hayranları tarafından istendi (kimlerin çaldığı önemli değildi).Maka semua undangan Adonia itu terkejut, lalu bangkit dan masing-masing pergi menurut jalannya.
Sahneye çıkan grubu yönetmeye başlayan Fletcher, gruba Andrew'da notasının bulunmadığı bir şarkı çaldırır.Terence memimpin band dengan sepotong lembaran lagu yang Andrew tidak tahu.
İlk çaldığı enstrüman davul oldu.Alat musik pertama yang Ia mainkan adalah drum.
Frank, 11 yaşından beri değişik gruplarda çaldı.Dan berada di Camp Nou sejak usia 11 tahun.
Ayrıca, Gaga şarkıda piyano çaldı.Gaga memainkan piano.
Erik Konofal bu müziği çaldı ve işledi.Gruber akhirnya menerima usul Mohr dan mengerjakan musiknya.
Birçok okur Hoffman'ın önerisini takip edip kitabı çaldı.Dan serentak mereka mencerca dan menggugat Hoffman, hingga sebelum mereka membaca buku tersebut.
Ayrıca grup 2005'te Royal Variety Performance'ta çaldı.Họ cũng được biểu diễn tại Royal Variety Performance 2005.
Bu arada çantasını çaldırır.Di chuyển các túi tiết.
2)" adlı eserini çaldı.“Hoàng Thị Yến giành danh hiệu Á hậu 2”.
1970 yılına gelene kadar birçok ünlü orkestrada çaldı.Ông đã giới thiệu nhiều bộ phim truyền hình nổi tiếng từ cuối những năm 1970 cho đến nay.
Üniformalı personel, marşı çaldığında askeri selam vermelidir.Văn công quân đội chuyên nghiệp mặc quân phục khi biểu diễn.
Çok üşüdüm, birazcık ısınmak için kapınızı çaldım, demiş ayı bu kez."Tôi sắp rét cóng và chỉ muốn sưởi ấm một chút trong nhà cô thôi" chú gấu nói.
Yirmi küsur atı çaldılar.Triệu Vân cướp ngựa.
Aynı zamanda birçok söz yazdı ve klavye çaldı.Ngoài ra ông còn viết nhiều tiểu luận, và viết báo về âm nhạc.
Havlicek topu çaldı."“Ông bầu bóng đá bù lỗ”.
Birlikte ilk rock grupları Breakfast Club'ı kurdular, Madonna burada şarkı söyledi ve davul ile gitar çaldı.Cả hai cùng nhau thành lập ban nhạc rock đầu tiên, Breakfast Club, nơi bà hát, chơi trống và ghi-ta.
Tam 29 yıl birlikte çaldılar.Ông ở ngôi được 29 năm.
Fleet geminin çan'ını üç kez çaldı ve köprüye telefon etti.フリートはただちに鐘を3回鳴らし、ブリッジへの電話をつかんだ。
1989 yılında konser turnesine başladı ve Avrupa'nın büyük orkestraları ile çaldı.1989年に初めて大々的な演奏旅行に乗り出し、ヨーロッパの主要なオーケストラと共演を行なった。
2)" adlı eserini çaldı.「みはまのさと」の鯱を盗む。
Bana şarkıyı çaldı.歌を歌った。
Sonra kilise çanları çaldı.その時、教会の鐘の音が鳴った。
Bu arada çantasını çaldırır.鞄をかかえている。
Birçok plak kayıtlarında gitar çaldı.レコーディングではギターを弾くことも多い。
Bekleyelim de Görelim Hoşgörü ^ "Hangi Parçayı Kim Çaldı?".5.見つけたら「欠片みーつけた!」と叫ぶこと。
("La cloche a sonné" - "Paydos zili çaldı")."move" が原形不定詞) We heard the bell toll.(そのベルが鳴るのが聞こえた。
1970 yılına gelene kadar birçok ünlü orkestrada çaldı.1970年代までを舞台とした作品が多い。
(Türkçe: Kitaplarımı kim çaldı?)』(邦題『誰が電気自動車を殺したか?