Ana içeriğe geç
Sözlük

çaldı ile cümle

çaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ahmadzaï gitarları çaldı ve ayrıca gerekli programlamayı yaptı.Blake também tocou synths, guitarra adicional e ajudou também com a programação.
Bu grubu canlandıran gerçek müzik grubunun adı Four Star Mary'dir ve dizide çaldıkları parçalar onlara aittir.As músicas interpretadas por essa banda são na verdade do Four Star Mary.
Lisedeyken deneysel nitelikte bazı indie rock gruplarında davul çaldı.No ensino médio, ele tocou em um grupo de rock.
Havlicek topu çaldı."Você jogou tinta aí!"
"Ne ?" diye haykırmış bunu duyan yaşlı adam, "Yoksa çan mı çaldı?"O que é isso", gritou o Rei Olavo, "que quebrou com tamanho barulho?"
Çok üşüdüm, birazcık ısınmak için kapınızı çaldım, demiş ayı bu kez.Ele abriu o case e começou a aquecer tocando um pouco.
Müziğe çok küçük yaşlarda babasının çaldığı saz ezgilerine eşlik ederek başladı.Começou a cantar em uma idade muito precoce utilizando instrumentos de seu pai.
Aynı zamanda birçok söz yazdı ve klavye çaldı.Ela também fez vários truques de mágica e tocou o teclado.
Şarkıyı grubun beş üyesinin birlikte çaldıkları tek bir gitarla yorumladılar.Sua versão, utilizava apenas uma guitarra, que era tocada simultaneamente por todos os cinco membros do grupo.
Fleet geminin çan'ını üç kez çaldı ve köprüye telefon etti.Fleet tocou o sino de alerta três vezes e telefonou para a ponte, informando Moody sobre o gelo.
Trio, rock ve blues müziklerinin bir kombinasyonunu çaldı.O Trio toca uma combinação entre blues e rock.
Anısına çok sayıda anıt dikildi ve Teksas'taki radyo istasyonlarında şarkıları durmaksızın çaldı.Rádios do Texas tocaram suas canções sem parar.
Aynı zamanda tambur çaldığı da bilinmektedir.Também se conhece que ele urina sentando-se.
O çaldığı için kovuldu.Ele foi demitido por roubo.
Birisi çantamı çaldı.Alguém roubou minha bolsa.
Ben telefonun çaldığını duydum.Eu ouvi o telefone tocar.
O ondan bir öpücük çaldı.Ele roubou um beijo dela.
Parayı çaldı; böylece erkek arkadaşı Sam Loomis borçlarını ödeyip evlenebilirdi.Ze nam het geld zodat haar vriend Sam Loomis zijn schulden kan afbetalen en ze daarna kunnen trouwen.
80'lerde Chastain ve Prizoner gibi heavy metal gruplarında çaldı.In de jaren 80 speelde hij in heavymetalgroepen als Chastain en Prizoner.
Bu arada çantasını çaldırır.Ze steelt het koffertje.
1981 ve 1982 yıllarında Meat Loaf'ın grubu olan Neverland Express’te çaldı.Ook toerde hij in 1981 en 1982 in de band van Meat Loaf, onder de naam The Neverland Express.
Ağabeyi Alex de piyano çaldı.Ook zijn oudere broer Alex studeerde piano.
Shagrath ayrıca başka bir Norveçli black metal grubu Ragnarok'ta klavye çaldı.Verder speelde hij keyboard in een andere Noorse blackmetalband, Ragnarok.
Sonra kilise çanları çaldı.De kerkklok scheurde.
24 Şubat 1970'te Barrett, John Peel'in BBC radyosunda yaptığı Top Gear programına çıkarak beş şarkı çaldı.Op 24 februari 1970 speelde hij vijf songs tijdens John Peels BBC radioprogramma Top Gear.
Bir trio grubuyla Rus kafelerinde çaldı.Hij speelde in een trio in een Russisch café om in levensonderhoud te voorzien.
Kısa bir süre davul çaldıktan sonra 9 yaşında trompete başladı.Nagle begon op negenjarige leeftijd de trompet te bespelen.
Slash, "Rockstar 101" parçasında gitar çaldı.Rockstar 101 bevat een samenwerking met Slash.
Bu arada bazı kafe ve barlarda piyano çaldı.Hij speelde een bepaalde periode piano in cafés en in bioscopen.
Bu albümlerde gitar çaldı.Op alle albums speelt hij gitaar.
John Connelly de onlarla beraber çaldı fakat hiçbir zaman grubun bir üyesi olmadı.John Peel zelf was echter niet bij die sessie aanwezig en de groep heeft hem nooit ontmoet.
Sol alttaki Ruskin Arms, Iron Maiden'ın ilk çaldığı yerlerden olan "The Ruskin Arms"'a atıftır."The Ruskin Arms" verwijst naar één van de eerste concertzaaltjes waar Iron Maiden vaak optrad.
Taner Öngür 1974'e kadar Moğollar'da aralıksız çaldı.Tiradentes speeld er onafgebroken tot 1997.
Paganini hayatı boyunca bu kemanı çaldı.Professor Gobelijn had al heel die tijd de verkeerde steen in zijn bezit.
Ancak asıl şöhreti, 2000-2004 yılları arasında çaldığı Guns N' Roses'la yakaladı diyebiliriz.De bekendste uitvoering is wellicht die van Guns N' Roses uit 1991.
İlk olarak Chevrolet marka bir araba çaldı.Toenmalig nummer één Chevrolet volgde.
Bu iki büyük grubun yayında White, Josh Homme'un "The Desert Sessions" projesinde çaldı.De band speelde mee op The Desert Sessions van Josh Homme.
Florida'da küçük gruplarda çaldı.Ze werken in kleine clubs in New York.
Rock'n Coke 2011'de ana sahnede çaldılar.Ze stonden in 2011 op Rock Werchter en het Main Square Festival.
Birisi pasaportumu çaldı.Iemand heeft mijn paspoort gestolen.
Telefonun çaldığını duydum.Ik hoorde de telefoon rinkelen.
Tavşan bahçeden bir havuç çaldı.De haas stal een wortel uit de tuin.
Tam yatmak üzereyken, zil çaldı.Net op het moment dat ik naar bed zou gaan, ging de bel.
Tam oturmuştum ki zil çaldı.Ik zat juist toen de bel ging.
Telefon tekrar çaldı.De telefoon ging weer.
Telefon tekrar çaldı.De telefoon ging opnieuw.
Onun için çaldığımda apaçık biliyordu: "Evet, işte budur," dedi.A On, obróciwszy się, zgromił ich i rzekł: Nie wiecie, jakiego ducha jesteście.
1967'de "The Dustbins" orkestrasında gitar çaldı.W 1967 grał na gitarze w zespole The Dustbins.
Frank, 11 yaşından beri değişik gruplarda çaldı.Frank od 11 roku życia gra w różnych zespołach.
8 Kasım Raw programında Goldust'ın eşi Aksana, Million Dollar Championship kemerini ondan çaldı.8 listopada na Raw, żona Goldusta, Aksana, ukradła Million Dollar Championship od niego.
Light a Big Fire'ın ikinci albümünde bateri çaldı.Mark grał na perkusji w drugim albumie Light a Big Fire.
(Türkçe: Kitaplarımı kim çaldı?)Marek Szołtysek: Kto nam ukradł kopalnioki? (pol.).
Clapton da Harrison bestesi "While My Guitar Gently Weeps"te gitar çaldı.Została użyta przez Claptona do nagrania głównej partii gitarowej w "While My Guitar Gently Weeps" Harrisona.
1981 ve 1982 yıllarında Meat Loaf'ın grubu olan Neverland Express’te çaldı.W latach 1984-1985 występowała u boku Meat Loafa w zespole The Neverland Express.
Sonra kıyafetini çaldı ve dışarı çıktı.Następnie przebrał się w jego ubranie i wymknął się z budynku.
Blue Weaver da Bee Gees için 1970'lerin ortalarından 1990'lara kadar klavye çaldı.Taki zespół produkcyjny związał się z Bee Gees przez resztę lat 70.
John Lennon'ın 1971 tarihli Imagine albümünde 5 şarkıda gitar çaldı.W roku 1971 zagrał na gitarze na albumie Johna Lennona – Imagine.
"Ne ?" diye haykırmış bunu duyan yaşlı adam, "Yoksa çan mı çaldı?Następnego ranka, gdy usłyszał, że kogut zapiał krzyknął „Czy słyszysz jak ten kogut rży?”
Törende Ledger'ın en sevdiği parça olan Bob Dylan'dan "The Times They Are A Changing" çaldı.Bob Dylan wydał swój trzeci album The Times They Are a-Changin’.
Tekrar yukarı çıktıklarında yine telefon çaldı.Po wsunięciu go ponownie do bramy dzwonił dzwonek.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod