Ana içeriğe geç
Sözlük

çaldı ile cümle

çaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Parkta paramı çaldırdım.I had my money stolen in the park.
Ben oturur oturmaz telefon çaldı.I had no sooner sat down than the telephone rang.
Dün bisikletimi çaldırdım.Yesterday I had my bicycle stolen.
Dün gece saatimi çaldırdım.I had my watch stolen last night.
Birisi cüzdanımı çaldı.Someone stole my wallet.
Telefon çaldığında işe gitmek üzereydim.I was about to leave for work when the telephone rang.
Yüzüğü onun çaldığına dair Tom'un onayı hizmetçiyi şüpheli olmaktan kurtardı.Tom's acknowledgement that he stole the ring cleared the maid of suspicion.
Duş alırken telefon çaldı.The phone rang while I was taking a shower.
Telefon çaldığında yatmaya gitmek üzereydim.I was about to go to bed when the phone rang.
Güç bela okula varmıştım ki zil çaldı.I had hardly reached the school when the bell rang.
Telefon çaldığında, dışarı çıkmak üzereydim.I was about to go out, when the telephone rang.
Telefon çaldığında henüz uykuya dalmıştım.I had hardly fallen asleep when the telephone rang.
Öğle yemeği yerken, telefon çaldı.As I was having lunch, the phone rang.
Trende erkek kardeşim cebinden bir şey çaldırdı.My brother had his pocket picked in the train.
Kalemimi çaldırdım.I had my pen stolen.
Akardeon çaldı.I played the accordion.
Paramı çaldırdım.I had my money stolen.
Kameramı çaldırdım.I had my camera stolen.
Cüzdanımı çaldırdım.I had my wallet stolen.
Jill'in piyano çaldığını duydum.I heard Jill play the piano.
Ben Jill'in piyano çaldığını duydum.I heard Jill play the piano.
Parayı çaldığımı itiraf ettim.I confessed to stealing the money.
Otobüste cüzdanımı çaldırdım.I had my wallet stolen on the bus.
Ben zilin çaldığını duydum.I heard the bell ring.
Zili altı kez çaldım.I rang the bell six times.
Zili çaldım ve bekledim.I rang the bell and waited.
Telefon çaldığında, ben dışarı gidiyordum.I was going out, when the telephone rang.
Eve giderken bir yerde cüzdanımı çaldırdım.I had my purse stolen somewhere on my way home.
Ön kapı zilinin çaldığını duydum.I heard the front doorbell ring.
Soyunma odasında çantamı çaldırdım.I had my purse stolen in the changing room.
Dün trende cüzdanımı çaldırdım.I got my wallet stolen in the train yesterday.
Ben dün bir miktar para çaldırdım.I had some money stolen yesterday.
Dün saatimi çaldırdım.I had my watch stolen yesterday.
Dün gece bisikletimi çaldırdım.I had my bicycle stolen last night.
Dün gece arabamı çaldırdım.I had my car stolen last night.
Saatimi çaldırdım.I had my watch stolen.
Ben bisikletimi çaldırdım.I had my bicycle stolen.
Arabamı çaldırdım.I had my car stolen.
Kasadan parayı çaldığı için çocuğu bağışladım.I forgave the boy for stealing the money from the safe.
Birinin eşya çaldığını gördüm.I saw somebody steal the merchandise.
Birisinin kapıyı çaldığını duydum.I heard someone knock on the door.
Cep hesap makinemi çaldırdım.I've had my pocket calculator stolen.
Ben sık sık onun trompette melodi çaldığını duydum.I often heard him playing the melody on the trumpet.
Bir kez onun piyano çaldığını duydum.I heard him play the piano once.
Rızası olmadan ona piyano çaldırdım.I made her play the piano against her will.
Çocuğun Keman çaldığını duyduk.We heard the boy playing the violin.
Telefon çaldığında evi terk etmek üzereydim.I was about to leave home when the telephone rang.
Çocuk biraz parayı çaldı.A boy made off with some money.
Çocuk bisikleti çaldığını inkar etti.The boy denied having stolen the bicycle.
Çocuk annesinin çantasından para çaldı.The boy stole money from his mother's handbag.
Telefon çaldığında daha yeni yatmaya gitmiştim.I had hardly gone to bed when the telephone rang.
Zil çaldıktan beş dakika sonra geldi.He came five minutes after the bell had rung.
Zil henüz çaldı mı?Has the bell rung yet?
Yemek sırasında kapı zili çaldı.The doorbell rang during the meal.
Hakem maçı bitirmek için düdüğünü çaldı.The referee blew his whistle to end the match.
Zil çaldığında, öğretmen sınıfını paydos etti.The teacher dismissed his class when the bell rang.
Öğretmen zil çaldıktan sonra sınav kağıtlarını dağıttı.The teacher gave out the test papers after the bell rang.
O yüksek sesle çaldı.It rang loudly.
Biri kapıyı çaldı.Someone knocked on the door.
Birinin kapıyı çaldığını duydum.I heard someone knocking.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod