Telefon çaldığında dışarı çıkmak üzereydim.I was about to go out when the phone rang.
Bando çeşitli marşlar çaldı.The band played several marches.
Okul zilinin çaldığını duydum.I heard the school bell ring.
Ofise giderken cüzdanımı çaldırdım.I had my wallet stolen on my way to the office.
Biz beş dakika kapıyı çaldık, ama nafile.We knocked at the door for five minutes, but in vain.
Yangın alarmı çaldı.The fire alarm sounded.
Bir grup çete parayı çaldı.A group of gangsters stole money.
Ben oturup dinlenir dinlenmez telefon çaldı.No sooner had I sat down and relaxed than the phone rang.
Telefon çaldığında banyo yapıyordum.I was taking a bath when the telephone rang.
Telsizi dinlerken telefonun çaldığını duydum.Listening to the radio, I heard the telephone ring.
Bayan Lark piyano çaldı ve çocuklar şarkı söyledi.Mrs. Lark played the piano and the children sang.
Mary parayı çaldığını inkar etti.Mary denied having stolen the money.
Mary'nin piyano çaldığını görüyorum.I see Mary playing the piano.
Zil çaldı mı?Has the bell rung?
Zil çaldı ve tren hareket etti.The bell rang and the train moved off.
Zil çaldı ve tren hareket etmeye başladı.The bell rang, and the train began to move.
Zil çaldığında TV izliyorduk.We were watching TV when the bell rang.
Zil çaldığında seyirciler koltuklarına oturdular.When the bell rang, the audience took their seats.
Bayan Baker çantasını çaldırdı.Mrs. Baker had her purse stolen.
Bando üç marş çaldı.The brass band played three marches.
Zil çaldı.The buzzer sounded.
Birisi pasaportumu çaldı.Someone stole my passport.
Birisi seyahat çeklerimi çaldı.Someone stole my travelers checks.
Tom parayı çaldığını inkar etti.Tom denied having stolen the money.
Bir yerde paramı çaldılar.I had my money stolen somewhere.
Bir yerde paramı çaldırdım.I had my money stolen somewhere.
Kapıyı çaldım fakat kimse cevap vermedi.I knocked on the door, but nobody answered.
Telefon çaldığında, ben televizyon izliyordum.I was watching TV when the telephone rang.
Dick piyano çaldı ve Lucy şarkı söyledi.Dick played the piano and Lucy sang.
Birisi kapıyı çaldığında o yatmaya gitmek üzereydi.She was about to go to bed when someone knocked on the door.
Tam bulaşıkları kaldırdıktan sonra, Joan kapı zilinin çaldığını duydu.Just after putting away the dishes, Joan heard the doorbell ring.
Kapı zili çaldığında ayrılmak üzereydim.I was about to leave when the doorbell rang.
Zil çaldığında ben tam gitmek üzereydim.I was just about to go out, when the bell rang.
Tam o anda, telefonun çaldığını duydum.Just then, I heard the telephone ring.
Tam o sırada, telefon çaldı.Just then, the telephone rang.
Kapı çaldı.The door bell has rung.
Kapı zili çaldı.The door bell has rung.
Ad bana bir çan çaldı.The name rang a bell in me.
Adam arabayı çaldığını inkar etti.The man denied having stolen the car.
Kaza onun en iyi arkadaşını çaldı.The accident robbed him of his best friend.
Onun parayı çaldığını itirafı ailesini şaşkına çevirdi.His admission that he had stolen the money astonished his family.
Müzisyen davulunu yüksek sesle çaldı.The musician beat his drums loudly.
Piyanist iki istek parçası çaldı.The pianist played two encores.
John gitar çaldı ve arkadaşları şarkı söyledi.John played guitar and his friends sang.
Jim kamerasını çaldırdı.Jim had his camera stolen.
Siren çaldı.The siren blew.
Onların arabayı çaldı dedikleri adam budur.This is the man who they say stole the car.
Arabayı çaldığı söylenen adam bu.This is the man who they say stole the car.
Zavallı yaşlı kadın çantasını tekrar çaldırdı.The poor old woman had her bag stolen again.
Banyo yapıyorken, telefon çaldı.When I was taking a bath, the telephone rang.
Saatini çaldığını baban biliyor mu?Does Father know you've broken his watch?
Oğlumun keman çaldığını duydun mu?Did you hear my son play the violin?
Senin piyano çaldığını duyuyorum.I hear that you play the piano.
O, benden çantamı çaldı.He stole my purse from me.
Üç büyük adam ona saldırdı ve onun parasını çaldı.Three big men attacked him and stole his money.
Çirkin bir adam benim kapımı çaldı.An ugly man knocked on my door.
Polis arabayı durdurmak için ıslık çaldı.The policeman blew his whistle for the car to stop.
Polis arabanın durması için düdük çaldı.The policeman whistled for the car to stop.
Kapının çaldığını duydum. Git ve kim olduğuna bak.I heard the doorbell ring. Go and see who it is.
Birisi benim paramı çaldı.Someone stole my cash.