Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.지금 보시는건 이 알람시계와 함께 제공되는 머리띠 입니다.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Oto opaska, która działa razem z tym budzikiem.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Questa fascia da indossare sulla fronte è collegata a quest'orologio.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Voici le serre-tête qui va avec le réveil.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Вот повязка из того же комплекта.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Това е лентата за глава, която върви с будилника.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.זו רצועת הראש שמגיעה עם השעון המעורר הזה.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.هذه عصابة الرأس التي تعمل مع الجهاز المنبه.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.睡眠中に連続的に脳波を計測します
Çalar Saatשעון מעורר
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?A propósito, quem sonharia em ter um eletrocardiograma em casa, ligado a um despertador?
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?스스로 자신의 뇌파(EEG)를 측정할 수 있다고 생각한 사람이 있었을까요? 집에서, 아주 좋은 알람시계를 누르는 것 만으로요.
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?Ki gondolta volna, hogy lehet egy házi EEG készüléked, mely egy igazán jó ébresztőórához kapcsolódik.
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?Kto by kiedyś pomyślał, że można mieć własne EEG w domu, do teho połączone z bardzo fajnym budzikiem.
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?Qui aurait pensé avoir son propre EEG à la maison, relié à un très joli réveil d'ailleurs.
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?Wie had gedacht dat je je eigen EEG kan krijgen, gewoon thuis, verbonden met een erg mooie wekker trouwens.
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?מי אי פעם חשב שיוכל להחזיק EEG משלו בבית, מחובר לשעון מעורר נחמד מאד, דרך אגב.
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?من كان يظن يوما أنه سيحصل على تخطيط لنشاط دماغه في منزله، و مزود بمُنبِّهٍ جميل بالمناسبة.
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?ちなみに素敵な目覚まし時計に組み込まれていますね こちらは先ほどの目覚まし時計と一体になったヘッドバンドで
(Gürültülü çalar saat)(Chuông đồng hồ báo thức)
(Gürültülü çalar saat)(glasen zvok budilke)
(Gürültülü çalar saat)(hlasný zvuk budíka)
(Gürültülü çalar saat)(Høj alarm klokke)
(Gürültülü çalar saat)(♪ 시끄러운 알람 시계 소리)
(Gürültülü çalar saat)(Lautes Weckerklingeln)
(Gürültülü çalar saat)(luide alarmbel)
(Gürültülü çalar saat)(Piła tarczowa)
(Gürültülü çalar saat)(Sierra eléctrica, alarma)
(Gürültülü çalar saat)(Suara jam weker keras)
(Gürültülü çalar saat)(Sunet puternic de deşteptător)
(Gürültülü çalar saat)(Sveglie ad alto volume)
(Gürültülü çalar saat)(Toque de despertador)
(Gürültülü çalar saat)(zvuk sirény)
(Gürültülü çalar saat)(Δυνατός ήχος συναγερμού)
(Gürültülü çalar saat)(Верижен трион)
(Gürültülü çalar saat)(Громкий звук будильника)
(Gürültülü çalar saat)[гучні звуки будильників]
İlki fizyolojik yönü. (Gürültülü çalar saat)Az első egy élettani (Hangos ébresztő óra)
İlki fizyolojik yönü. (Gürültülü çalar saat)La première est physiologique (Scie circulaire)
İlki fizyolojik yönü. (Gürültülü çalar saat)הראשונה היא פיזיולוגית [שעוניים מעוררים קולניים]
İlki fizyolojik yönü. (Gürültülü çalar saat)الأولى هي الفيسولوجية ( صوت رنين ساعة مرتفع )
İlki fizyolojik yönü. (Gürültülü çalar saat)すみません、ちょっとみなさんにコルチゾール(闘争/逃走ホルモン)を投与しました
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.Dia menatap jam alarm berdetak oleh laci.
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.Ele olhou para o despertador tiquetaqueando pela cômoda.
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.Er sah hinüber zu der Wecker tickt der Kommode.
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.Guardò la sveglia ticchettio via dal comò.
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.Hän Katsoin herätyskello tikittää jonka lipasto.
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.Han kiggede over på vækkeuret tikker væk af kommoden.
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.Han tittade på väckarklockan tickar bort av byrå.
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.Hij keek naar de wekker wegtikken van de commode.
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.Il regarda le réveil tic tac de la commode.
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.그는 서랍의 가슴으로 똑딱 거리는 알람 시계를 통해 보았다.
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.Miró a la alarma del reloj marcando distancia de la cómoda.
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.Ông nhìn đồng hồ báo thức đánh dấu bằng ngực của ngăn kéo.
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.Podíval se na budík tikaly v prádelníku.
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.Pogledal je po oceni budilka tiktaka proč z komoda.
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.Pozrel sa na budík tikali v bielizníku.
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.Se uită peste la ceasul cu alarmă bifarea departe de dulap cu sertare.
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.Spojrzał na budzik tyka przez komoda.
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.Úgy nézett az ébresztőóra ketyegett a komód.