Ana içeriğe geç
Sözlük

çalar saat ile cümle

çalar saat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu çalar saat, günde bir dakika ileri gidiyor.This alarm clock gains one minute a day.
Bu sabah çalar saatim çalmadı.My alarm clock didn't go off this morning.
Uyuyakalmamak için üç çalar saatim var.I have three alarm clocks so as not to oversleep.
Yatmaya gitmeden önce çalar saati ayarlamak zorundasın.You've got to set the alarm clock before you go to bed.
İlk aldığı şey bir çalar saatti.The first item he bought was an alarm clock.
O yanında bir çalar saati almadan asla yolculuk yapmaz.He never travels without taking an alarm clock with him.
Çalar saat beni 7:00 de uyandırır.The alarm clock wakes me at seven.
Çalar saat on dakika ileri.The alarm clock is ten minutes fast.
Çalar saatim çalışmadı. Geç kalmamın nedeni budur.My alarm clock didn't work. That's why I was late.
Çalar saatin ayarını ayarla.Adjust the setting of the alarm clock.
Çalar saatin ayarını yap.Adjust the setting of the alarm clock.
Çalar saat ötüyor.The alarm clock is ringing.
Çalar saat çalıyor.The alarm clock is ringing.
Dün çalar saat çalmadı ve Kurt uyanmadı.Yesterday the alarm clock didn't go off and Kurt didn't wake up.
Tom çalar saatini ayarlamayı unuttu.Tom forgot to set his alarm clock.
Sabahleyin işe geç varmam ihtimaline karşın çalar saatimi kuracağım.I will set up my alarm o’clock in case I arrive at work late in the morning.
Tom saat altıda gitmek için çalar saati kurdu.Tom set the alarm clock to go off 6:00 a.m.
Tom çalar saati sabah 6:00'da çalması için kurdu.Tom set the alarm clock to go off 6:00 a.m.
Ben çalar saatimi duymadım.I didn't hear my alarm clock.
Çalar saat satıyor musunuz?Do you sell alarm clocks?
Çalar saatlerden nefret ediyorum.I hate alarm clocks.
Tom çalar saatini saat 2.30'a kurdu.Tom set his alarm clock for 2:30.
Tom'un her gece yatmaya gitmeden önce yaptığı son şey çalar saatini ayarlamaktır.The last thing Tom does every night before going to sleep is set his alarm clock.
Tom genellikle her sabah çalar saati çalmadan önce uyanır.Tom usually wakes up every morning before his alarm clock goes off.
Her sabah zamanında uyanmak için çalar saate güvenirim.I depend on the alarm clock to wake up on time every morning.
Çalar saatini ayarlamayı unutma.Don't forget to set your alarm clock.
Bu benim çalar saatim.This is my alarm clock.
Benim çalar saatim çok gürültülü ses çıkarıyor.My alarm clock's ticking is too loud.
Dan'ın odasında bir çalar saat vardı.There was an alarm clock in Dan's room.
Odanda bir çalar saatin var mı?Do you have an alarm clock in your room?
Onun çalar saati çaldığında, Mary zaten esniyordu ve geriniyordu.When her alarm clock sounded, Mary was already yawning and stretching.
Bir çalar saatin var mı?Do you have an alarm clock?
O çekmeceli göğüs elinden geçiyor, çalar saat baktı.He looked over at the alarm clock ticking away by the chest of drawers.
(Bipleme) Bipliyor bile, ne de olsa çalar saat.(Beeps) It even beeps, because it's an alarm clock, after all.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.This is the headband that goes with this alarm clock.
(Gürültülü çalar saat)(Loud alarm clocks)
Yalnızlık, bir telefonunuz olmasına rağmen ancak yalnızca çalar saatin çaldığı zamandır.Solitude is when you have a telephone but the only ringing comes from the alarm clock.
Bu benim çalar saatim.Das ist mein Wecker.
Çalar saatim çalışmadı. Geç kalmamın nedeni budur.Mi reloj despertador no funcionó. Es por eso que llegué tarde.
İlk bakışta Totoro çok benzemeyen bir genetik kombinasyonu çalar saat, termos, kedi, tavşan ve penguen gibi.На первый взгляд Тоторо немного похож на генетическое сочетание будильника, термоса, кошки, зайца и пингвина.
Çalar Saat - Bu, sadece bir çalar saat gibi kullanılabilir.Lain-lainnya, konsol permainan ini bisa dipakai untuk arloji saja.
(Bipleme) Bipliyor bile, ne de olsa çalar saat.(Bip) Fa anche bip, perché è una sveglia dopo tutto.
(Bipleme) Bipliyor bile, ne de olsa çalar saat.(Bip) Il sonne même, parce qu'après tout, c'est un réveil.
(Bipleme) Bipliyor bile, ne de olsa çalar saat.Face bip, e un ceas deșteptător la uma urmei.
(Bipleme) Bipliyor bile, ne de olsa çalar saat.(삐삐) 삐 소리가 나요. 자명종 시계라서 그래요.
(Bipleme) Bipliyor bile, ne de olsa çalar saat.(Pieptöne) Es piept sogar. Kein Wunder - war ja mal ein Wecker.
(Bipleme) Bipliyor bile, ne de olsa çalar saat.(Pieptonen) Het piept zelfs, omdat het een wekker is.
(Bipleme) Bipliyor bile, ne de olsa çalar saat.(Pitidos) Emite un pitido y todo, porque es un despertador, al fin y al cabo.
(Bipleme) Bipliyor bile, ne de olsa çalar saat.(Μπιπ) Kάνει και μπιπ, επειδή είναι ουσιαστικά ένα ξυπνητήρι.
(Bipleme) Bipliyor bile, ne de olsa çalar saat.(Звенит) Он даже звенит, потому что это будильник, в конце концов.
(Bipleme) Bipliyor bile, ne de olsa çalar saat.(Свирене) То дори звъни, защото е часовник с аларма.
(Bipleme) Bipliyor bile, ne de olsa çalar saat.וו: אז אני הולך להתחיל את זה. נקווה שזה עובד.
(Bipleme) Bipliyor bile, ne de olsa çalar saat.(الصفافير) حتى الصفافير، نظراً لأنها منبه، بعد كل شيء.
(Bipleme) Bipliyor bile, ne de olsa çalar saat.当然です (笑い)
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Acesta este banda care se leagă la ceasul cu alarmă.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Das ist das Stirnband, das zu diesem Wecker gehört.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Dit is de band die bij de wekker hoort.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Ésta es la banda que va con este despertador.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Isto é a tira da cabeça, ligada ao despertador.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Jár hozzá egy fejpánt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod