Ana içeriğe geç
Sözlük

çalan ile cümle

çalan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
47
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yeşil parçalar, maviye çalan yeşil alanlar, aralarda birazcık mor renk.Клаптики зелені, клаптики блакиті, пурпурові плями.
Yıllar geçti... ...prenses daha da güzel ıslık çalan... ...güzel bir kadın oldu.Anii au tecut şi prinţesa a devenit o tânǎrǎ femeie frumoasǎ, care fluiera şi mai frumos.
Yıllar geçti... ...prenses daha da güzel ıslık çalan... ...güzel bir kadın oldu.Die Jahre vergingen und die Prinzessin wuchs zu einer wunderschönen jungen Frau heran, die noch schöner pfiff.
Yıllar geçti... ...prenses daha da güzel ıslık çalan... ...güzel bir kadın oldu.세월이 흘러 공주가 자라 아름다운 여성이 되자, 더 아름답게 휘파람을 불었습니다.
Yıllar geçti... ...prenses daha da güzel ıslık çalan... ...güzel bir kadın oldu.Les années passèrent et la princesse devint une belle jeune femme, qui sifflait encore plus merveilleusement.
Yıllar geçti... ...prenses daha da güzel ıslık çalan... ...güzel bir kadın oldu.Minęły lata i księżniczka wyrosła na przepiękną, młodą kobietę, która gwizdała jeszcze piękniej.
Yıllar geçti... ...prenses daha da güzel ıslık çalan... ...güzel bir kadın oldu.Nhiều năm trôi qua và công chúa lớn lên. thành một cô gái xinh đẹp, tiếng huýt sáo cũng hay hơn.
Yıllar geçti... ...prenses daha da güzel ıslık çalan... ...güzel bir kadın oldu.Teltek-múltak az évek és a királylány gyönyörű hölggyé serkent, aki csak még gyönyörűbben tudott fütyülni.
Yıllar geçti... ...prenses daha da güzel ıslık çalan... ...güzel bir kadın oldu.Τα χρόνια πέρασαν και η πριγκίπισσα μεγάλωσε και έγινε μια όμορφη γυναίκα, που σφύριζε ακόμα ωραιότερα.
Yıllar geçti... ...prenses daha da güzel ıslık çalan... ...güzel bir kadın oldu.Годините минавали и принцесата израснала като красива млада жена, която подсвирквала дори още по-прекрасно.
Yıllar geçti... ...prenses daha da güzel ıslık çalan... ...güzel bir kadın oldu.Годы шли и принцесса выросла и стала уже красивой молодой девушкой, которая насвистывала еще красивей.
Yıllar geçti... ...prenses daha da güzel ıslık çalan... ...güzel bir kadın oldu.Минали роки, принцеса виросла і стала вродливою молодою жінкою, яка свистіла ще краще.
Yıllar geçti... ...prenses daha da güzel ıslık çalan... ...güzel bir kadın oldu.השנים חלפו והנסיכה גדלה והפכה לאישה צעירה יפיפייה, ושריקתה הלכה ויפתה עוד יותר.
Yıllar geçti... ...prenses daha da güzel ıslık çalan... ...güzel bir kadın oldu.ومرت السنون .. والاميرة كبرت وغدت اميرة شديدة الجمال وتصفر بصورة رائعة جدا
Yıllar geçti... ...prenses daha da güzel ıslık çalan... ...güzel bir kadın oldu.若くて美しい女性になりました 口笛ももっと見事に吹くようになりました (口笛)
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.Az értelmezés az előadó igazi története.
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.Interpretace, to je skutečný příběh umělce.
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.Interpretacja to prawdziwa historia wykonawcy.
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.Interpretarea este adevărata poveste a artistului.
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.Interpretasi adalah cerita yang sebenarnya dari seorang pemain.
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.Interpretatie is het echte verhaal van de artiest.
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.Interpretation ist die wahre Geschichte des darstellenden Künstlers.
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.연주자의 진정한 이야기는 해석입니다.
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.La interpretación es la historia real del artista.
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.L'interprétation est la véritable histoire d'un musicien.
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.L'interpretazione è la vera storia dell'artista.
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.Tolkning är artistens historia.
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.Ερμηνεία είναι η αληθινή ιστορία του εκτελεστή.
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.Интерпретацията е истинската история на изпълнителя.
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.Интерпретация - это истинная история исполнителя.
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.פרשנות היא הסיפור האמיתי של המבצע.
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.والترجمة هى قصة العازف الحقيقية
Yorum, çalanın gerçek hikâyesidir.だから彼は自分でやろうとはしない これは別種のコントロールです
"Yumurtayı çalan, tavuğu da çalar" atasözünü duymadın mı?Apa kau pernah dengar kosakata "dia yang mencuri lencana akan mencuri lembu jantan?"
"Yumurtayı çalan, tavuğu da çalar" atasözünü duymadın mı?"Bé thì trộm kim, lớn thì trộm vàng", chưa nghe câu đó bao giờ à?
"Yumurtayı çalan, tavuğu da çalar" atasözünü duymadın mı?Egy tolvajból talán nem válhat gyilkos?
"Yumurtayı çalan, tavuğu da çalar" atasözünü duymadın mı?Non si dice forse che "un ladro diventerā un assassino"?
"Yumurtayı çalan, tavuğu da çalar" atasözünü duymadın mı?Un voleur ne devient-il pas un meurtrier ?
"Yumurtayı çalan, tavuğu da çalar" atasözünü duymadın mı?ألم تسمعي بالمثل الذي يقول.. الرجل الذي يسرق الدبوس فسيسرق الثور
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.Este acolo 100 la sută, dar nu comandă, nu spune ce trebuie făcut. Mai degrabă se bucură de sunet.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.Jest tam w stu procentach, ale nie rozkazuje, nie mówi, co robić. Raczej, cieszy się tym, co robi solista.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.Je tam na 100 procent, ale neřídí, neříká co má kdo dělat. Spíš si užívá, co právě tvoří sólista.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.명령하지도 않고 할 일을 알려주지도 않아요. 그저 음악을 즐길 뿐입니다.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.Он вовлечен на все сто процентов, но он не указывает, что делать. Он просто наслаждается игрой солиста.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.אבל הוא לא פוקד, הוא לא אומר להם מה לעשות. אלא הוא נהנה מהנגינה של הסולן.
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.ولكن لا يقوم بالتحكم. لا يقول ما يجب فعله ولكنه يستمتع بما يقوم به العازف
Yüzde yüz orada fakat yönetmiyor, ne yapılması gerektiğini söylemiyor. aksine çalan solonun tadını çıkarıyor.どうしろと指示をしていません むしろソリストの演奏を楽しんでいます (演奏)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod